Lirik fotoğraflar...

  • Konbuyu başlatan su perisi
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Anlık Kareler (Fotoğraf Dünyası) kategorisinde su perisi tarafından oluşturulan Lirik fotoğraflar... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,645 kez görüntülenmiş, 6 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Anlık Kareler (Fotoğraf Dünyası)
Konu Başlığı Lirik fotoğraflar...
Konbuyu başlatan su perisi
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan sinan_Sari
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0



Yüzlerce yılın bilgeliğiyle adımlanan koridorlar…


Duvarlar, çizikler, sesler, sözler; usulca gökyüzüne yükselen…


Gördükleri kavrıyor izleyeni ve içe baktırıyor ta içe...


Karşıdan gelen aydınlık her şeyden haberli oluşun ışıklarını yakıyor;


bütün o kasvet ve karanlığın içinde umuda yakın duygular var, unutmamalı diyor...



Asırlardır, tüm zamanlarda yapılan törenler.


Bereketin içinde, toprağa dokunarak, gökle bütünleşerek…


Rüzgar bütün gücüyle döne döne eser, güneş ve ay dairesel hareket eder.


Mevsimler değişirken bir çember çizer ve başladıkları yere dönerler.


Çocukluktan yaşlılığa ve tekrar çocukluğa giden yaşam gibi.


Bu dönüş evrendeki her sesle, ritimle, ahenkle bir olmak, bütünleşmek için…




Beklemek bazen böyle büyüyüp sarıp sarmalar insanı;


merak ve beklenenin gelmeme olasılığıyla beslenen kaygılar beden diline yansır.


Akar gibi uzayan dakikalar bekleyene sonsuzluk gibi gelir...


Bulutlardan süzülen ışık zamana dokunmakla eş..




Hafif bir esinti havada, en derin karanlıkların içini gören göklerin tek efendisi güneş, uzaklaşmış…


Şimdi gecenin zamanı, ışığın değil karanlığın hızını kullananların…


Gün ışığında durdurulan duyguların, korkunun, öfkenin, rahatlamanın, uykunun zamanı…

Kuşlar, geceyi selamlıyor, karanlığın kıyısına tüneyip




Taşlarla, kemerlerle, iplerle, adım adım emekle kurulan köprüler..


Altından sular, üstünden hepsi birbirine benzeyen hepsi birbirinden ayrı insanlar, çevresinden asırlar geçip giderken hayatın izleyicileri…




Mutluluğun dayanıksızlığını anımsatıyorlar.


Ne kadar narin, kırılabilir, değişken, her an yok olmaya yakın olduğunu.


Öte yandan göz yaşartacak yakınlık ve kararlılıkta, masum ve bembeyaz duruyorlar sessizce...




Bir geminin yavaşça uzaklaşması ayrılığı çağrıştırıyor.


Uzaklaşırken küçülen gemiler gibi uzaklaşırken küçülür sevilenler de.


Ufuk çizgisini oluşturan puslu çizgi, fotoğrafı da, taşıdığı anlamı da ikiye ayırıyor.


Giden ve kalanın farklı öykülerini düşündürüyor...




Ve kuş suya uçabilmenin anlamını öğretir…




Denize yakınlaşınca akla düşen çocukluğun o hiç bitmeyen uzun yazları…


Boşluğa bırakmak bedeni, uçmak boşlukta sonsuz gibi gelen bir an…


Ve suyun her yanını sardığını hissetmenin derin hazzı… Sonra işte her yer mavi!...







Bir yıldırım düşer yaşamın ortasına, önce ışık sonra karanlık gelir, boşlukta kalır herşey, dünya değişir…


Çok uzak olmayan gelecekten gelen ve kederli haberler taşıyan bir telgraf gibi...


Gerçeklikten tamamen kopuk ama bir yandan da kimsenin bozmak istemeyeceği bir sessizlik, huzur ve kaygısızlık var.






Acı, kaçış, içe dönüş, çaresizlik, çözümsüzlük gibi duygulardan uzaklaşmak için ıssızlığın suskun koynuna sığınmak gibi…


Mavinin mistik ve buğulu tonu da destekliyor taşıdığı anlamı.


Suyun yüzeyinde belirsiz olan ve açıkça görünen yan yana duruyor…


Huzur var mı yok mu emin olunamıyor





Geçiş, değişim, dönüşüm anları... Sonra ardından gelen alışmayı öğrenmek…


İnsan gizeme dair engelleri kaldırınca, orada en zor olanla karşılaşıyor, kendisiyle…








Güneş, su ve rüzgarın yüzlerce yılda oluşturduğu uğultulu kayalar.


Rüzgarlar, yıldızların arasındaki karanlık geçitlerdir.


Bizi, dönüp duran kayıp boşluğa götüren.


Düşüncenin tohumlarıyla çevrelenmiş ve hayatın yaradılışının gücüyle…



Dünyada ki en kötü yalnızlık türü,


sizi tam anlamıyla tanıyıp anlayan bir dostun varlığından yoksun olmaktır…


Böyle kısa ve eşsiz anlardır bizi çocukluğumuza, dostluğun ve yaşamın güzelliğine su damlacıklarının aracılığıyla dokunduran, dokunurken hatırlatan…



İstanbul’un sevgili Kızkulesi.


Eski bir dost, önünden geçip gittiğimiz ama orada olduğunu hep bildiğimiz.


Efsanelerin, şarkıların, şiirlerin, aşıkların kulesi..


Bilgelikle, deneyimle, kutsayan, okşayan, severek bakan;


şehrin tarihin zamanın tam orta yerinde duran, asırların tanığı…


Işıklandırılmış sessiz, derin bir hüznün sembolü…




Su…


Yalın, kadim, güçlü, sakin, öfkeli, uysal, serin, ılık…


Yaşamı başlatan, yaşamı sürdüren, döne döne gelip geçen başladığı yere dönen…


Su...





Bir yıldırım düşer yaşamın ortasına, önce ışık sonra karanlık gelir, boşlukta kalır herşey, dünya değişir…


Çok uzak olmayan gelecekten gelen ve kederli haberler taşıyan bir telgraf gibi...


Gerçeklikten tamamen kopuk ama bir yandan da kimsenin bozmak istemeyeceği bir sessizlik, huzur ve kaygısızlık var.




Acı, kaçış, içe dönüş, çaresizlik, çözümsüzlük gibi duygulardan uzaklaşmak için ıssızlığın suskun koynuna sığınmak gibi…


Mavinin mistik ve buğulu tonu da destekliyor taşıdığı anlamı.


Suyun yüzeyinde belirsiz olan ve açıkça görünen yan yana duruyor…


Huzur var mı yok mu emin olunamıyor



Geçiş, değişim, dönüşüm anları... Sonra ardından gelen alışmayı öğrenmek…


İnsan gizeme dair engelleri kaldırınca, orada en zor olanla karşılaşıyor, kendisiyle…



Güneş, su ve rüzgarın yüzlerce yılda oluşturduğu uğultulu kayalar.


Rüzgarlar, yıldızların arasındaki karanlık geçitlerdir.


Bizi, dönüp duran kayıp boşluğa götüren.


Düşüncenin tohumlarıyla çevrelenmiş ve hayatın yaradılışının gücüyle…


Yazan : Neşe ŞAHİN
Fotoğrafçı : Mustafa DEDEOĞLU 
   

__________________


         



 
R

R@ZİYE

Kullanıcı
14 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
Denizli
ne diyebilirim,bunlar tek kelimeyle muhteşem.
Paylaşım için de teşekkür ederim.
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Derinlik var fotoğraflarda,etkileyici,teşekkürler Superisi
 
T

telepati

Kullanıcı
8 Ara 2008
En iyi cevaplar
0
0
dehşet etkilendim, gerçektende çok güzelll... ben özellikle siyah-beyaz fotoğrafları daha çok beğeniyorum.. paylaşımın için teşekkürlerrrrr
 
Üst