Leyla ALATON GÜNYELİ

  • Konbuyu başlatan Zynep
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kim, Neyi, Nasıl Başardı? kategorisinde Zynep tarafından oluşturulan Leyla ALATON GÜNYELİ başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 10,748 kez görüntülenmiş, 4 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kim, Neyi, Nasıl Başardı?
Konu Başlığı Leyla ALATON GÜNYELİ
Konbuyu başlatan Zynep
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan korsan
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Leyla Alaton Günyeli Kimdir?
Ünlü işadamı İshak Alaton'un kızı olan Leyla Alaton Günyeli, İstanbul doğumlu. Şişli Terakki Lisesi, Sainte Pulcherie Fransız Kız Ortaokulu, Notre Dame de Sion Lisesi'ni bitirdikten sonra Amerika'da Fairleigh Dickinson Üniversitesi'nde iş idaresi ve yöneticilik okuyan Günyeli, masterini ise New York Üniversitesi'nde Sosyal Bilimler üzerine yaptı.

Amerika'da okurken, küçük çaplı ticarete başlayan Leyla Alaton, özellikle kemer işinde büyük başarı kazanarak, iki yıl sonra 2 milyon dolar ciroya ulaştı. 1986 Yılında döndüğü Türkiye'de ise Üzeyir Garih'in yanında asistan olarak profesyonel iş hayatına atıldı. Alkent Etiler Uyduşehir ve Alsit Villakent projelerinin tanıtım ve pazarlamasını üstlenirken, 1993 yılında Alarko Holding'den bağımsız kendi şirketi Megatrend Halkla İlişkiler Danışmanlık şirketini kurdu. Başta TÜSİAD ve İPRA olmak üzere çok sayıda dernek ve sivil toplum örgütü üyesi olan Leyla Alaton Günyeli, 1992 yılında Milli Prodüktivite Merkezi tarafından "Yılın İş Kadını", 1993 yılında ise Davos Dünya Ekonomik Forumu bünyesinde ilk defa seçilen "Geleceğin Liderleri" listesinde yer aldı. Halen Alarko Şirketler Topluluğu'nun Yönetim Kurulu üyesi olan Leyla Alaton Günyeli, Mehmet Günyeli ile evli. Efe Eros ve Alp Atlas isminde iki oğlu buluyor.

Babamın zenginliğini üniversite bitince farkettim!

Leyla Alaton Günyeli'nin yaşadıklarını dinlediğinizde müteşebbislik ve girişimci ruhun genlerle geçtiğine inanırsınız. Ünlü iş adamı İshak Alaton'un kızı Leyla Alaton Günyeli'nin iş hayatında başarılı olacağı daha öğrencilik yıllarında ipuçlarını vermeye başlamış. éBabamın zenginliğini, geniş imkanlı olduğunu üniversite bitene kadar hissetmedim. Hep mütevazı yaşadık." diyen Leyla Alaton, Amerika'da üniversitede okurken ticarete başlamış. Türkiye'den götürdüğü erkek kemerlerini Amerika?da pazarlayan ve iki yıl sonunda 2 milyon dolar gibi büyük bir ciroya ulaşan Leyla Alaton, "Kendi paramı kazanmaya erkek kemerleri ile başladım." diyor.

Varlıklı ailelerin ferdi olarak dünyaya gelmek beraberinde sadece güzellikleri getirmiyor. Zengin çocuğu olmak bir çok imkana kısa yoldan ulaşmaya yol açsa da, kişilik üzerinde tahribat yapabiliyor. "Benim hiçbir değerim yok mu? Ben başaramaz mıyım? Babam olmasa, soyadım olmasa işe yaramaz mıydım?" ve benzeri sorular zihinlerin bir köşesinde hep yer eder. Ve kişinin kendini isbat güdüsü harekete geçer.

Leyla Alaton da Amerika'da okurken girişimcilik ruhunu keşfetmeye başlamış. "Herkes bir şeyler satıyor. Ben de satarım diye kendi kendime bir havaya girme var. Bir yaz tatilinde Türkiye'de mermer satranç setinden tutun, deri kemerlere kadar bir çok numuneyi alıp Amerika'ya götürdüm ve elimde bavullarla kapı kapı dolaştım. Bir firma deri kemerleri çok beğendi. Ve satış başladı." sözleriyle o günleri anlatan Leyla Hanım, "New York sokaklarında yürürken arkanızda ne İshak Bey'in kızısınız ne Alarko var. Arkamda kendi paramı kazanmam nedeniyle müthiş bir kendime güven var." diyor.

Her insanın önünden yüzlerce yıldız geçtiğini kimisinin bunu yakalarken çoğu kişinin elinden kaçırdığını dile getiren Leyla Alaton, kendi parasını kazanmasına babasının büyük destek verdiğini söylüyor. Kızının kendi ayakları üzerinde durabilmesi, çalışmak için gayret göstermesi babayı çok gururlandırır fakat kızı Leyla'ya bu konuda bir şey de söylemez. Leyla, 20 cent kar ile kemer satarken, kardeşi de komisyon karşılığında vakumlu süpürge satmaktadır.

"Sınırlı bütçe ile hep mütevazı yaşadık"

Varlıkli bir ailenin kızı olan Leyla, kendi ifadesiyle üniversite bitene kadar bu zenginliği yaşayamamaktadır. Her zaman sınırlı bir bütçe verilen Alaton, "Hiçbir zaman gösterişli bir yaşantı vermediler. Yatlar, katlar, tekneler olmadı. Hep böyle mütevazı haldeydik. Mesela İngiltere'ye yaz kampına giderdik orada mütevazı bir ailenin yanında oda tutup kalırdık." derken bunu İkinci Dünya Savaşı'nı yaşamış, ekmek bulamamış bir anne ile parasızlık nedeniyle lise tahsilini yarıda bırakmak zorunda kalan bir babaya sahip olmaya bağlıyor. Yokluk içinden gelen anne ve baba doğaldır ki çocuklarını da böyle savurgan olmayan bir hayat tarzıyla yetiştirir. Leyla'nın ayırı tutumlu olması arkadaşları tarafından yadırgansa da bunun zararını görmez. Leyla Hanım yetiştirilme felsefelerini şöyle açıklıyor; "Allah, bir basamak bile merdiven indirmesin. Çünkü çıkmak kolay ama inmek çok kötü. İnşallah Allah bana göstermez merdiven inmeyi. Ama ona hazır yetiştirildik. Çünkü alıştıklarından bir adım geri gitmesi insanın mutsuz olması için çok büyük neden.

Yetiştirilmemiz, merdiven inmeye değil ama merdiven inerken bedbaht olmayacağım bir şekilde, o savaşçı ruhla yine yaparım yine başarırım kendi ayaklarım üzerinde duruyorum merkezinde oldu. Böyle felsefeler kolay kolay pes ettirmez gibi geliyor. Az ile yetinmek. Çalışkan olmak, hiçbir şeyi küçümsememek, hiçbir şeyi hor görmemek gibi. Var nasıl olsa dememek."

Türkiye'ye döndüğünde aile şirketi Alarko'da Üzeyir Garih'in asistanı olarak işe başlayan Leyla Alaton, "Hayatta, daha güzel bir okul olabilir mi??" sözleriyle o günleri değerlendiriyor. Alarko bünyesinde halkla ilişkiler, pazarlama ve PR üzerinde yoğunlaşan Leyla, başarılı olacağı alanı da bulmuştur. Kısa süre sonra Alarko'dan ayrılıp kendi halkla ilişkiler şirketi olan Megatrend'i kurar. Yakın çevresinden ve Alarko'dan iş alamasa da özellikle yabancı firmaları portföyüne katar.

İşinde yeterince büyüdükten sonra kendisini geliştirmek için mesleğine ara verir ve dünyayı dolaşmaya karar verir. "Yaşlanınca zaten dünyayı görmeye halim kalmayacak." diye düşünür. Hindistan'dan Peru'ya, Brezilya'ya kadar bir yıl dünyayı dolaşır. Dünyayı dolaştıkça kendisinin ne kadar küçük olduğunu fark eden Leyla Alaton, "Daha hoşgörülü oluyorsunuz. İnsan sevgisini yaşıyorsunuz. Kendi zavallı kovuğunuzda kalmıyorsunuz." diyor.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Leyla Alaton da Amerika'da okurken girişimcilik ruhunu keşfetmeye başlamış. "Herkes bir şeyler satıyor. Ben de satarım diye kendi kendime bir havaya girme var. Bir yaz tatilinde Türkiye'de mermer satranç setinden tutun, deri kemerlere kadar bir çok numuneyi alıp Amerika'ya götürdüm ve elimde bavullarla kapı kapı dolaştım. Bir firma deri kemerleri çok beğendi. Ve satış başladı." sözleriyle o günleri anlatan Leyla Hanım, "New York sokaklarında yürürken arkanızda ne İshak Bey'in kızısınız ne Alarko var. Arkamda kendi paramı kazanmam nedeniyle müthiş bir kendime güven var." diyor.
Kendine güvenin sonucu!
Ben hayranıyım kendisinin.

"Yetiştirilmemiz, merdiven inmeye değil ama merdiven inerken bedbaht olmayacağım bir şekilde, o savaşçı ruhla yine yaparım yine başarırım kendi ayaklarım üzerinde duruyorum merkezinde oldu. Böyle felsefeler kolay kolay pes ettirmez gibi geliyor. Az ile yetinmek. Çalışkan olmak, hiçbir şeyi küçümsememek, hiçbir şeyi hor görmemek gibi. Var nasıl olsa dememek."
Örnek alınacak bir felsefe sanırım.
 
C

crnkcclr

Kullanıcı
25 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
... bazı insanlar şanslı doğar, bazıları şanslarını değerlendiremez bazıları da bu şansı reddederek kendi tırnakları ile kazırlar...
takdire-şayan...
ne denirki başka...
teşekkürler paylaşım için...
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
crnkcclr' Alıntı:
... bazı insanlar şanslı doğar, bazıları şanslarını değerlendiremez bazıları da bu şansı reddederek kendi tırnakları ile kazırlar...
takdire-şayan...
ne denirki başka...
teşekkürler paylaşım için...
Hem şanslı doğmuş ama bu şansı hiç hissettirilmemiş. Ve her duruma hazırlıklı.
 
Üst