KEŞFE GİDİYORUM GELEN VAR MI?

  • Konbuyu başlatan crazyrain
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde crazyrain tarafından oluşturulan KEŞFE GİDİYORUM GELEN VAR MI? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 4,990 kez görüntülenmiş, 14 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı KEŞFE GİDİYORUM GELEN VAR MI?
Konbuyu başlatan crazyrain
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan ebruliyn
C

crazyrain

Kullanıcı
11 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Ben yaşlanmak istemiyorum. Peki benim elimde mi yaşlanmamak? Bu sorunun cevabını düşünüyorum ve evet diyorum.  Şaşırmayın lütfen. Ruh yaşlanmayınca heyecan devam ediyor. Bedenimizin yaşlanmasına mani olamıyoruz ama ruhumuz bizim elimizde. Onu istediğiniz şekilde kullanma şansımız var.

Ben emekli olmuş biriyim. Çevremde emekli olmuş bir sürü kişi var. Onlarla sohbet ettiğimde her cümlenin başına şu  kelimeleri ekliyorlar: “ARTIK” ve “BUNDAN SONRA” ve “AMA”...

“Artık onu yapamam”, “Bundan sonra ne olacak ki”  “Ama ben yaşlandım artık”.

Bu kelimeler olumsuzluk  ifade ettiğinden beynimiz bir müddet sonra bu ifadelere göre düşünmeye başlıyor. Yapmak istediğimiz her iş işin  bu cümleleri düşününce vazgeçiyoruz.

Ben vazgeçmiyorum. İçimde o kadar büyük bir coşku var ki...mümkün olsa bu yaşımda yeniden ilkokuldan başlayabilirim. Kendime uzun vadeli hedefler koyuyorum. Gençlerin yaptığı her şeyi yapmak için heyecan duyuyorum. Hiçbir zaman onlar genç ben bunu yapmamalıyım diye düşünmüyorum. Her şeyi kendime yakıştırıyorum. Ben bunu yapabilirim dediğim her şey. Kendimi bazen öyle kaptırıyorum ki aynı yaşta olduğum birilerinin; “Bundan sonra hayat benim için yavaş geçecek. Artık yaşlandım. Genç olsaydım yapardım.” gibi cümlelerini duyunca çok şaşırıyorum, acaba onlar mı doğru ben mi doğruyum diye. Acaba yaşlandım mı?

Hayır yaşlanmadım. Sadece olgunlaştım. Yani gözümdeki gözlükler artık çok daha uzakları ve net olarak gösteriyor. Her şeyi daha çabuk öğreniyorum. Öğrenmekten çok keyif alıyorum. Ve bir şeyi çok iyi biliyorum,  HİÇ BİR ŞEYİ BİLMEDİĞİMİ.

Öğrenecek o kadar çok bilgi, yaşanacak o kadar çok  güzellik varken neden yaşlanmayı düşünüp geri çekileyim ki.
Çok eski çağlarda insanlar 30-40 gibi yaşlarda ölürlermiş. Şimdi 70 yaşında biri öldüğü zaman çok yaşlı da değilmiş diyoruz. İnsanlık bir gün gelecek çok uzun yaşamanın yollarını bulacak. Bizim torunlarımız bizim için zavallılar çok genç yaşta ölmüşler diye düşünecekler :)

Zaten ben hakkım olan hayatı belki bilimsel nedenlerden dolayı yaşamadan öleceğim :) Bir de şimdi yaşlandım artık diye geri çekilirsem kendime haksızlık etmiş olurum. Bize sunulmuş harika bir fırsatı sonuna kadar değerlendirmek istiyorum. Bundan asla vazgeçmem. İşte bu yüzden  başarı ve mutluluk da beni terk edemiyor. Çünkü her ikisi de güçlüleri seviyor.

Tarihte çok işler yapmış başarılı insanlara bakınca ne kadar haklı olduğumu düşünüyorum. Bir gazete Metin Ersin’in gönderdiği aşağıdaki yazıyı yayınlamıştı. Hemen kesip saklamıştım

"Kristof Kolomb, Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı.
Pasteur, kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı.
Mimar Sinan, Süleymaniye Camisi’ni bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye Camisi’ni tamamladığında ise 86 olmuştu.
Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.
Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak, hala işinin başındaydı.
Goethe, en büyük eseri Faust’u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.
Nobel Ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer, 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.
Ressam Titian, 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. “Lepando Savaşı” adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.
Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde yaşı 83’dü.
Gençlik hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir. İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır.
Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır.
Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği derecesinde yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz.
İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir.
Seneler cildi buruşturabilir, fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur.
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyardır.
Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz.
Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır ama görüş alanınız genişler.
“Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece insan genç sayılır.” William Gladstone”

Ben her sabah hayatı yeniden keşfetmek için heyecanla uyanıyorum ve uyandığımda hep şu cümleyi tekrarlıyorum;

“UNUTMA! BUGÜN GERİYE KALAN HAYATININ İLK GÜNÜ.” GEOETHE

Ben keşfe gidiyorum gelen var mı :)
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kişisel Gelişimci Tülay Bilin'in çok tatlı bir yazısı.
Teşekkürler paylaşım için ;)
 
E

eftalya_er

Kullanıcı
19 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
"HERGÜNÜ HAYATIMIZIN İLK GÜNÜ İMİŞ VE GÖRECEĞİM SON OLACAKMIŞ GİBİ YAŞAMAK." en güzeli paylaşım  için teşekkürler.(Aklımda kalan bir söz dü ama hangi kitaptan hafızamda kaldı bilmiyorum.)
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Hayat, yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır.
                                                                C.PAVESE
teşekkürler paylaşım için...
 
P

POZİTİF

Kullanıcı
5 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
İZMİR
ÇOK GÜZEL Bİ YAZI GERÇEKTEN PAYLAŞTIĞIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
 
R

re-Member

Kullanıcı
16 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
BUGÜN GERİYE KALAN HAYATININ İLK GÜNÜ.” GEOETHE

::)  teşekkürler..çok güzell bi yazı  ;)
 
C

crazyrain

Kullanıcı
11 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
rica ederim arkadaşlar benimde çok beğendiğim bir yazı hemen sizlerlede paylaşmak istedim güzellikler paylaşılmazsa ne anlamı kalır ki diimi ama ;)
 
C

crazyrain

Kullanıcı
11 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
arkadaşlar "kimden ne öğrendiniz" yazımı da okumanızı tavsiye ederim paylaşımla ilgili güsel bir yazı önerisi benden okuması sizden:)bide okursanız kimden ne öğrendiniz yazarsanız sevinirim ;)
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Hey gidi koca dünya :d
İnsanın ruhu bi zamandan sonra şey oluyo hmm şey şey varya yav hani şey işte, yav ne elinizde abi, hayat'da insanda yaşadığı kadardır öncesi anıların sonrası ümitlerin.. demişler, yok öle ruhun yaşı elimizde.
Bir söz var ruh ve bedeble ilgilide buraya yazmayayım ben onu.

Teşekkür ederim.
 
M

Mustang

Kullanıcı
28 Ara 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
mustang-serpil.blogspot.com
Bizim ülkemizde özelliklede emekliler kendilerinden vazgeçmek zorunda kalıyorlar imkansızlıklar zamanla onları daha karamsar hale getiriyor ve ne yapacağını bilemez yaşlılar  oluyorlar .ancak avrupadan turist olarak gelen yaşlılara baktığımızda bizim ülkemizin altını üstüne getiriyorlar imkanları var ve kendileri için yaşıyorlar.Koşullarda insanların hayatlarını etkiliyor kuşkusuz ama kendinden vazgeçmek için mazeret değil elbette.Ço güzel bir paylaşımdı emeğine sağlık.En çokta gözlüğü tkınca çok daha uzakları görmesini sevdim.Bende aynı yoldayı çünkü...
 
R

* roza *

Kullanıcı
24 Mar 2011
En iyi cevaplar
0
0

YAŞLILIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR ?


İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyardır.

Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz.

Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar. Nefesiniz daralır ama görüş alanınız genişler.

.....

K.Kolomb, Amerika'yı keşfettiğinde 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı.

Pasteur, kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı.

Mimar Sinan Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.

Galileo, ayın günlük ve aylık çizelgesini yaparken 73 yaşındaydı.

Chaplin, 76 yaşında yönetmen olarak işinin başındaydı.

Geothe,en büyük eseri Faust'u 82 yaşında bitirdi.

....

Gençlik, hayatın belirli bir çağı ile ilgili değildir.

İnsan, kendine güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır.

Cesareti derecsinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır.

Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği derecesinde yaşlıdır.

Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz.

İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir.

Seneler cildi buruşturabilir, fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur.

İnsanlar, yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.

William Gladstone
 
T

turtur

Kullanıcı
8 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bende insanların kimlik yaşından çok biyolojik yaşının daha önemli olduğunu savunanlardanım..yaşlandıkça bu tez daha da belirginleşiyor.Yani neden aynı yaşta olupta fiziksel değişiklikler(kırışıklıklar,lekeler,saçların beyazlaması..vs.) olan birçok insan var ? Kimisi vücudundaki zamanı yavaşlatmış,öteki ise  tamtersi hızlandırmışta ondan  :)
 
R

* roza *

Kullanıcı
24 Mar 2011
En iyi cevaplar
0
0
turtur' Alıntı:
Bende insanların kimlik yaşından çok biyolojik yaşının daha önemli olduğunu savunanlardanım..yaşlandıkça bu tez daha da belirginleşiyor.Yani neden aynı yaşta olupta fiziksel değişiklikler(kırışıklıklar,lekeler,saçların beyazlaması..vs.) olan birçok insan var ? Kimisi vücudundaki zamanı yavaşlatmış,öteki ise  tamtersi hızlandırmışta ondan  :)
Bense insanların kimlik yaşından öte ruh yaşlarına bakarım..Nice insanlar tanırım ki 40'lı yaşlarda olmalarına rağmen içlerindeki çocuk kadar mutludurlar.Bu yazıda özellikle ;
İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir
cümlesine hayranım.İdeallerin ve umutların bittiği an sen gerçekten ölmüşsün demektir.
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Konular tarafımdan birleştirilmiştir.
 
Üst