Kendisinden Kaçan İnsanlar

  • Konbuyu başlatan özlem1980
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde özlem1980 tarafından oluşturulan Kendisinden Kaçan İnsanlar başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,188 kez görüntülenmiş, 11 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Kendisinden Kaçan İnsanlar
Konbuyu başlatan özlem1980
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan zuzu835
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Hoşlanmadığımız durumlar karşısında en sık başvurduğumuz çözüm yöntemlerinden birisi kaçıştır.

Bu kaçış bazen bilerek ve planlayarak yapılır. Örneğin; hiç hoşlanmadığı bir iş arkadaşının yemek davetine, bahane uydurup gitmemek gibi. Bazen ise biz bilinçli olarak, farkında olmasak da, ruhumuz istemediği durumla karşılaşmamak için kendi kaçışını gizlice planlar. Örneğin, aradığı zaman kavga edeceğini bildiği sevgilisini telefonla aramayı unutmak gibi. Ruh her iki durumda da karşılaşmak istemediği duruma karşı kendi savunmasını oluşturmuş, kendince dış tehdide çözüm üretmiştir.


Peki, ama ya aslında karşılaşmak ve yüzleşmek istemediğimiz kendimiz isek?
Her insanın bir “gerçek öz”ü olduğunu biliyor ve kabul ediyoruz, ama bunun yanında her insanın bir de kendisi için yarattığı “ideal imaj”ı vardır. Eğer o kişinin kendisine biçtiği imaj, aslında varolan gerçekten uzakta ise, içinde çatışmalara sebep olur.

Kendisini dış dünyaya sunma şekline kendini o denli kaptırmıştır ki, gerçekte yaşadığının bunun tam tersi olduğu gerçeği, görmemesi gereken bir bölümdür. Böyle durumlarda kişi, adeta kendi yaşadığı olayları veya yaptıklarını, kendi dışında oluyor gibi algılamaya başlar. Savunması budur.

Kendi gerçeği ile yüzleşmekte güçlük çektikçe, kendisinden kaçmaya başlar. Olabilecek en zor kaçışlardan birisidir, kendimizden kaçmaya çalışmak. Kendisiyle yüzleşmenin ağır yükünden kurtulmanın yolu güçlüklerinin sorumluluğunu dış etkenlere yıkmaktır. Yani her şey dışsallaştırılır.

Kendisinden kaçan insanlar, kendi eğilimlerinin başkasında olduğundan kuşkulanan insanlardır. O kadar ilginçtir ki, kendilerindeki zayıflık, onların başkalarında en fazla eleştirdikleri ve lanetledikleri konular olurlar. Bizler, başkalarının küçümsemelerine karşı türlü çeşit savunmalar oluşturabiliriz. Savunulması en zor yer kendi kendimizi küçümsememizdir. Çünkü kendimizi küçümsememize kaçacak yer yoktur. Dış dünyaya karşı bir cengaver ve hakların savunucusu rolünde iken, kendi zaafları ile yüzleşme konusunda korkak olan insanların zaman içinde kendilerine yönelik öfkesi birikmeye başlar.



Kendisine yönelik öfkeden kurtulmak isteyen insanlar için en sık başvurulan savunma mekanizması gene aynıdır: Dışsallaştırma. Yani kendi içindeki kendisine yönelik öfkeyi, kendisinden kaçarak, kendi dışındaki insanlara yönlendirir. Kendisinin haksızlığını bildiği için zihnin en derinine ittiği ve kendisine öfkelendiği konuyu, birileri kendisiyle yüzleştirdiği an, öfke nöbetleri yaşayabilir. Bazen ise kendine öfkelendiği konu, başkaları bunu yapıyor (kendi değil) ve o da bunlara öfkeleniyor, gibi ortaya koyduğu bir durum haline gelebilir.
Kendisinden kaçma çabası içinde olan insanın, öfkesini dışsallaştırmasının bir diğer yöntemi ise bedenselleştirmesidir. Bilinç dışında kendisine yönelttiği öfkeden kurtulma yolu olarak, bedeninde bazı şikayetler yaşamaya başlar. Geçmek bilmeyen baş ağrıları, sıkıntılı mide ve bağırsak problemleri, cilt rahatsızlıkları en çabuk kendini gösteren savunmalardır. Buradaki en enteresan nokta, psikolojik terapi süreci içinde eğer o kişi öfkesini görür, bilinç düzeyine getirirse, yani yüzleşirse, tüm bedensel rahatsızlıkları bir anda yok olur.


Kendinden kaçma davranışının bir diğer önemli örneği de; kendisinin altında ezildiği değer yargılarının aynısını, başkalarına uygulama isteğidir. Bunu, başkalarının -kendisinin yaşayamadığı- mutluluğunu baltalama adına yapar. Bu basit psikolojik kural, önümüzdeki yıllarda, siyasetin ilgi alanında oldukça fazla kafa yorulacak bir konu olacak diye düşünüyorum.
Hepinize iyi haftalar.

Yazan : Dr. Ümit Yazman

 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Harika bir konu bu Özlem, eklediğin için özel teşekkürlerimle.
Önce teşekkür, yorum biraz sonra.:)
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Her bir cümleyi ayrı ayrı yorumlamak isterdim.
Ama burada çok can alıcı bir paragraf var;

Kendisinden kaçan insanlar, kendi eğilimlerinin başkasında olduğundan kuşkulanan insanlardır. O kadar ilginçtir ki, kendilerindeki zayıflık, onların başkalarında en fazla eleştirdikleri ve lanetledikleri konular olurlar. Bizler, başkalarının küçümsemelerine karşı türlü çeşit savunmalar oluşturabiliriz. Savunulması en zor yer kendi kendimizi küçümsememizdir. Çünkü kendimizi küçümsememize kaçacak yer yoktur. Dış dünyaya karşı bir cengaver ve hakların savunucusu rolünde iken, kendi zaafları ile yüzleşme konusunda korkak olan insanların zaman içinde kendilerine yönelik öfkesi birikmeye başlar.
Ve bir de bu tarz durumlarda, kişinin saldırganlaşması...
Çok üzücü gerçekten.
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Güzel bir konu, teşekkürler Özlem.

Bu şekilde sorunu olan bir insan, daha doğrusu bu ve bunun gibi sorunlar yaşayan bir insan kendisini nasıl farkedecek? Farketmesi ayrı bir sorun, kabullenmesi ayrı, çözüm için sabretmesi / çalışması ayrı..
 
B

bişileryapmaklazım

Kullanıcı
14 Kas 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
her kelimesi anlam yüklü, güzel ve yararlı bir yazı. kendimizden kaçmamak dileğiyle, paylaşım için teşekkürler  :)
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Zynep' Alıntı:
Ve bir de bu tarz durumlarda, kişinin saldırganlaşması...
Çok üzücü gerçekten.
Kişi kendinden kaçdıkça hırçınlığı artıyor malesef Zeynep belkide kendiyle yüzleşse bütün öfkede bitecek ama..

dideM' Alıntı:
Güzel bir konu, teşekkürler Özlem.

Bu şekilde sorunu olan bir insan, daha doğrusu bu ve bunun gibi sorunlar yaşayan bir insan kendisini nasıl farkedecek? Farketmesi ayrı bir sorun, kabullenmesi ayrı, çözüm için sabretmesi / çalışması ayrı..
Tenkid belki güzel bişey değildir ama ağrı gibi bişeylerin ters gittiğinin sinyalini verir diye bir söz okumuşdum. Bazen etrafımızda bizi eleştiren yada tenkid eden insanların dediğini yok sayarız kabul etmek istemeyiz arada bir kulak vermeyi seçsek fena olmaz sanırım.
Bazende bu kaçışları biz kendimiz istiyoruz hayatımızda bişeyler ters gittiğinde yada bizi derinden sarsacak bişeyler yaşadığımızda onun acısı vede sorumluluğuyla yüzleşmekdense içimizde onu olmamış gibi yok sayıyormuş gibi bir duygu haline girebiliyoruz.

Okuyup yorum yaptığınız için ayrıca ben teşekkürederim :)
 
M

manas

Kullanıcı
6 Haz 2008
En iyi cevaplar
0
0
Özlem tenkid edilmekten bahsetmiş yukarıda aklıma geldi, eleştiriyi kabullenmek zordur evet ama gerçekten samimi ve içten bulduğun biri tarafından gelirse maksad da onarmak ise yaralamak değil güzeldir benim için. Böylesi bir eleştiriyi dobralığı severim ama deşmek yaralamak isteyen bir eleştiri sadece ters teper.
Gelelim kaçışa, ben de kaçma temayülü var, hissediyorum, çözemediğim sorunlarda kaçıp gitmek istiyorum ama kaçmak da çözümdür bazen diye düşünüyorum.
 
Y

yaratici_idea

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Kendine en çok yalan söyleyen insan tipi :)
İşin kötüsü de söylediklerine inanması..
 
M

manas

Kullanıcı
6 Haz 2008
En iyi cevaplar
0
0
Kaçmanınm hep olumsuzluğu üzerinde durulmuş, kendiyle yüzleşemeyen insan tipi olarak değerlendirilmiş. Kendinden kaçmaya izin yok bu baştan başa bir yanılgıdır.
Ama kaçmak çözümdür bazen, değiştiremeyeceğiniz ve sizi kötü etkileyen herşeyden herkesten kaçmalı insan, mümkünse daha huzurlu bir ortam bulmalıdır.
Beş yaşında bir çocuk var hayalimde, çözemeyeceği sorunlar var etrafında, yaşamak ayakta kalmak için yapacağı tek şey içindeki dünyasına kaçmaktır, birgün gelecek o dünyasında büyüttüğü çocuk gelişecek ve sorunlarını çözebilecek olgunluğa gelecektir, iyi ki kaçmış o çocuk sığınağına.
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Hiç bir zaman,sıkıntıları örtmek,maskelemek,yada ertelemekden yana olmadım-olamamda...
Sorunları içe atmakdan çok konusarak halletmeye çalışırım,baktım olmuyor,ortam değiştiririm..Böylesi benim daha az yıpranmama neden olur...Karşıdaki ne yaparsa yapsın,ben elimden geleni yaptıgıma inanırım..
Güzel bir konuydu,teşekkürler Özlem..
 
Z

zuzu835

Kullanıcı
26 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Neden aynaya bakmaktan korkar insan? Neden üzüntülerinden, kızgınlıklarından, sevgilerinden kaçmaya kalkar? Neden tek gününü doyasıya yaşamaya bakan kelebek gibi yaşamaz da kendini hüzünlerin ortasına bırakıverir? Neden sevdiği limanları terk etmek için acele ederken sevdiklerine kavuşmak için aheste adımlar atar??????????????????????????????????????????????????
paylaşım için tşkrlr çok güseldi
 
Üst