Kasamdaki aşk mektupları

  • Konbuyu başlatan Codex
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde Codex tarafından oluşturulan Kasamdaki aşk mektupları başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,121 kez görüntülenmiş, 10 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Kasamdaki aşk mektupları
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan karagün
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
BU fotoğrafa iyi bakın. Hayatının belki de son günlerini yaşayan bu kadının yüzündeki ifadeyi, bakmakla yetinmeyin, inceleyin.

Kemoterapiden dökülmüş saçlarını göstermemek için başına örttüğü eşarba, boynuna taktığı o kırmızı fulara, "time out" (mola) işareti yapan eline bakın.


Çünkü bu fotoğraf, ülkemizde bir dönemin sembolü olacaktır.


Portekiz'de silahın ucuna takılan karanfil neyse onun gibi bir şey.

Tiananmen Meydanı'nda tankın önünde duran genç neyse onun bu versiyonu.

Çünkü bu olayda, içinde vicdan denen şeyin zerresi kalmış her insana dokunan bir şey var.

Kimine, bütün hayatını toplumsal yardımlaşmaya vermiş bir kadına yapılan muamele dokundu.

Kimine, hayatı için mücadele eden bir kadına, kan verilirken yapılan muamele dokundu.

Kimine, hayatını Cumhuriyet nesilleri yetiştirmek için harcamış bir zamane "Çalıkuşu Feride"sine yapılan hoyratlık dokundu.

Bana ise o sözler:

"İnşallah aşk mektuplarımı da almamışlardır" şakası.

* * *

Kanserle mücadele ederken "time out" alıp, bu harikulade şakayı yapabilen insan.

Evi, terörist muamelesi yapılarak aranırken bu şakayı yapma gücünü koruyabilen bir insan.

Bu yaşında hálá aşk mektuplarını saklama cesareti olan bir kadın.

Aşk mektubu yazıp, aşk mektubu almış bir kadın.

Yani o saklanacak mektupların taşıdığı aşkları yaşamış bir kadın.

Bana işte bu dokundu.

Ne Ergenekon, ne bilmem ne.

Bana işte bu dokundu.

İşte o yüzden kimse bu fotoğrafın altından kalkamaz.

Er veya geç bu fotoğraf bir bumeranga dönüşür.

Bir bakarsınız, fırlattığınız o balta geri dönmüş, alnınızın ortasına yapışmış.

Leke olarak yapışmış.

* * *

Aklıma kendi aşk mektuplarım geldi.

Üniversite yıllarımda karıma Paris'ten yazdıklarım.

Onun bana yazdıkları.

İlerde beni aramaya gelen olursa, yerini şimdiden söyleyeyim, boşuna aramasınlar.

Evimde bir kasada duruyor.

Anahtarı karımda. İçinde birkaç tapudan başka bir şey de yok.

Anlayacağınız en kıymetli malımız o mektuplar.

İlhan Selçuk olup bitenin adını dün koydu:

"Ergenekon rejimi."

Bu yeni bir rejim.

Memleket, bütün aşk mektuplarından ve onların müelliflerinden kurtarılacak.

* * *

Ama, korku imparatorluklarının istiap haddi vardır.

Tanıdığım birçok insan o noktayı geçti.

Korkuyorlardı, artık korkmuyorlar. Telefonlarını "Hayırlı kayıtlar" diye açıp, dalga geçmeye başladılar.

Dinleyenlerin sinirini altüst edecek kadar kararlılar.

Korkunun aşıldığı nokta, direnişin start aldığı çizgidir.

Bundan böyle gözaltına alınacak herkes, o asri Ziverbey'lere göğsünü gere gere gidecektir.

Kimse yüzünü saklamayacaktır.

Çünkü artık herkes biliyor ki, yüzünü saklaması gerekenler Türkan Saylan'lar değildir.

Böyle anlarda ilk işaret fişeği sanatçılardan gelir.

Mehmet Ali Erbil.

Arkasından Tarık Akan.


Ve önceki akşam Genco Erkal.

Mütevazı hayatına epey katkısı olabilecek 60 bin liralık çeki, bir dakika düşünmeden, Türkan Saylan'ın başında bulunduğu derneğe bağışlaması var ya...

İşte o üçüncü işaret fişeğidir ve emin olun çok ciddidir.

Yolun sonu bellidir. Yarın onları da içeri almaya başlarsınız ve bir Amok koşusu başlar.

Bu koşudan herkes orasında burasında yara bereyle çıkar.

Kim yararlanır derseniz?

Bu hoyrat toz dumanın içine saklanıp kurtulacak olan darbeciler ve çete mensupları.


Kaynak : Ertuğrul ÖZKÖK / Hurriyet Gazetesi - 15 Nisan 2009
 
K

karagün

Kullanıcı
24 Mar 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul


Türkiye’de daha yaşarken heykelinin dikilmesini hak etmiş çok az sayıda insandan biridir bence Türkan Saylan.

Bırakın hayatının son 20 yılını adadığı kız çocuklarının okula gönderilmesi işini, sırf cüzam hastalığının bu topraklardan silinmesine yaptığı katkı nedeniyle
Prof. Dr. Türkan Saylan’ın heykeli dikilmelidir; bir insanın, bir insan iradesinin neleri değiştirmeye kadir olduğunu herkese göstermek için.
O yüzden, dün Türkan Saylan’la ilgili yapılan açıklamalar içinde en çok Prof. Dr. Gencay Gürsoy’un bütün Türk hekimleri adına söylediği sözleri beğendim: “Bugün hepimiz Türkan Saylan’ız...”
Evet öyleyiz.
Kimsenin ama kimsenin gücü yetmez Türkan Saylan’a el uzatmaya, onu kirletmeye.
İsmet Berkan'dan



Siyaset içerikli kısımlar tarafımdan silinmiştir.
 
K

karagün

Kullanıcı
24 Mar 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
  Gandhi Ödüllü, Adanmış Bir Hayat ve işte Prof. Dr. Türkan Saylan...
  Kendi adıma koşur isem konu ile ilgili fazla fikir beyanında bulunmak haddime bile düşmez. Ancak
Belki de son günlerini yaşayan bu kadının yüzündeki  ifadeyi incelerken içimizde kopan fırtınaları ve duyduğumuz acıyı ifade etmekte oldukça zorlanıyor ve değerli Prof. Dr. Türkan Saylan'a saygılarımızı sunuyoruz.
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Ya bazen öyle konular açılıyorki, insan bağırması gerektiğini düşünüyor ama bu yanlış yerde içimden geliyor herhalde susuyorum. Herkes susuyor, onların duyguları benimkiyle aynı mı orasını bilmem..

Teşekkürler Özgür.. Çok değerli bu paylaşımın için..
 
L

LiLyen

Kullanıcı
24 Mar 2009
En iyi cevaplar
0
0
dideM' Alıntı:
Ya bazen öyle konular açılıyorki, insan bağırması gerektiğini düşünüyor ama bu yanlış yerde içimden geliyor herhalde susuyorum. Herkes susuyor, onların duyguları benimkiyle aynı mı orasını bilmem..

Teşekkürler Özgür.. Çok değerli bu paylaşımın için..
okadar güzel yazmissin ki inanki konuyu okuyunca ayni duygulari yasadim avaz avaz bagirmak hemde..
 
S

spiritualsigns

Kullanıcı
20 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
Yazılan çizilene yorum yapmıycam.... Haykırmalarımı gereken yerlerde duyurdum duyurmaya devam ediyorum....

Türkan Hocamızın durumu ciddi... Tanrı onu sevenlerine bağışlasın... Ona ihtiyacımız var daha..
 
K

karagün

Kullanıcı
24 Mar 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Evet Prof. Dr. Türkan Saylan 'ın durumu ne yazık ki oldukça ağır sanırım iyiye gitmiyor...
Ancak önemli olan yaşarken güzel işlere imza atmaktır ki
Değerli Hocamızın bunu başardığına inayıyor ve acil şifalar diliyoruz ...
 
S

spiritualsigns

Kullanıcı
20 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
Tanrıdan rahmet diliyorum... Kendisi aklımda beynimde hayatımın ta içinde hep vardı... şimdi daha yoğun... Herşey için teşekkür ediyorum...
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Türkan Saylan..
Bir aydınımızı daha kaybettik. Hepimizin başı sağolsun.
 
K

karagün

Kullanıcı
24 Mar 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
  Değerli hocamız Türkan SAYLAN'ı Kaybettik! 
Karanlığa karşı son anına  kadar mücadele etmiş eğitim misyonerliğini üslenen  çağdaş ,aydın Türk kadınını saygı ile anıyor...
O'na yapılan haksız saldırılardan ise sadece utanç duyuyoruz!
Huzur içinde uyuyun sayın hocamız.
Sizi unutmayacağız...
 
Üst