Kanıtlayabilirmisiniz

  • Konbuyu başlatan mentalrap-cmr
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Araştırma Sonuçları kategorisinde mentalrap-cmr tarafından oluşturulan Kanıtlayabilirmisiniz başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 6,234 kez görüntülenmiş, 20 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Araştırma Sonuçları
Konu Başlığı Kanıtlayabilirmisiniz
Konbuyu başlatan mentalrap-cmr
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan aykut03
M

mentalrap-cmr

Kullanıcı
6 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Peki size bir soru şu an oturduğunuz koltuğun veya sandalyenin, bilgisayarın, dokunduğunuz klavyenin, gördüğünüz monitör ve yazıların, duyduğunuz seslerin beş duyu organımızın beynimize gönderdiği sinyallerden ibaret olduğunu bilirsiniz peki hiç maddenin sesin varlığın kendisiyle muhattap olabilen bi insan varmı zannetmiyorum.. hiç bişeyin gerçek olduğundan tam olarak emin olmamız mümkün değil benim düşüncem :-X
 
M

mentalrap-cmr

Kullanıcı
6 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
bu konuya bu kadar ilgisiz kalınmamalı bence ???
 
Y

yaratici_idea

Kullanıcı
17 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Matrix'e hoşgeldin dostum :)
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Oldum olası 5 duyumuzun dışında da algılarımız olduğunun bilincindeyim ama bazı durumlar somut kavramlar yada nesnelerle açıklanamamakta.

Düşüncenizi biraz daha açsanız. :)
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Felsefemi tartışıcaz  :)

Bana uyar  Ama önce gerçek nedir doğru nedir bi anlayalım felsefi açıdan.

Tartışmaların verimliliği açısından kavramların doğru kullanılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle de felsefe gibi bir bilgi alanında bu gereklilik daha fazla önem kazanıyor.


Sürekli birbiri yerine kullanılan  gerçek ile doğru kavramlarını açıklamak aradaki karşıklığı gidermek yerinde olur gibi sanki

Gerçek: varlığı kesin olan görüntüyle ilgili olana karşıt şeylerle ilgili olan olasıya karşıt olarak etkin bir biçimde varolan(felsefe sözlüğü)

Doğru: gerçekliğe uygun olan bilgi. nesnesine uygun düşünce. gerçekliğin bilinçteki yansısı

Yani doğru bizim yargımızı kapsarken gerçek kavramı bizim yargımızdan bağımsız ortada olandır diyor



Doğrunun nesnesi zihinde mi yoksa deneyde midir?

Doğru bizi gerçek olana bağlar ve felsefenin işlevi de bu doğruları bulmaktır.

Peki doğru bilgiye kişi ulaşabilir mi? Gerçeklik kendini akılda apaçık gösterebilir mi?

Bana sorarsanız doğru bilgiye kişi ulaşır ve gerçeklik ap açık kendini gösterir göstermektedir.

Kısaca hiç birşeyin elbette ama birçok şeyin gerçek olduguna inanabilirsiniz hatta bundan eminde olabilirsiniz.
Buda kısaca benim düşüncem.
 
A

aykut03

Kullanıcı
19 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
www.ayyildiz.org
bence mantığın neyi alıyorsa senin için gercekde doğru olanda odur.yani kısaca,

Basit bir örnek: Eğer bütün insanlar memeli ise, ve Aristoteles insan ise, Aristoteles de memelidir.

Bu örnek mantık sembolleriyle şöyle gösterilebilir:


ya da; . Bu örnek daha genel olarak şöyle ifade edilebilir:


az bulunanlar değerlidir,zümrüt az bulunur.Demek ki zümrüt de değerlidir

Mantık, doğru düşünmenin kurallarını inceleyen felsefi bir disiplindir. Bu açıdan mantık, bilginin doğruluğunu değil, bilginin doğruluğunu ifade eden düşünce ve kavramların kendi içsel bütünlüğünün doğruluğunu inceler. Böylece mantıksal olarak doğru olan bilgi ve bilim anlamında yanlış olabilir.
Akıl yürütme biçimleri usavurma yöntemleridir.

1. Bir genel öncülden özele veya tikele varma tümden gelimdir: Dedüksiyon Bütün memeliler çokhücrelidir.

İnsan bir çokhücrelidir

O zaman insan memelidir.

2. Bir özel öncülden genele gitme tümevarımdır. Endüksiyon.

Nokia cep telefonu kanser yapar.

Samsung cep telefonu kanser yapar.

Motorola telefonu kanser yapar.

O zaman tüm cep telefonları kanser yapar.

3. Analoji ise benzeştirmedir. Bunda da aynı niteliklere sahip nesnelerin tanımlanmasında benzeşme yoluyla bir tür “sıçratma” uygulanır.

Yunanistan ve Türkiye aynı enlemdedir

Yunanistan’da yazlar sıcak geçer.

O halde Türkiye’de de yazlar sıcak geçer. Mantık İlkeleri Özdeşlik

Bir şey ne ise odur. İfadesinde anlam bulur bu ilke. Bir akıl yürütmede her kavram ve önerme kendisiyle aynı anlamda olmalı.


benim mantığım hayat bir gercek,canın yanınca acı hissedersin bu bir gercek mantığımda canım yanınca acı cekeceğimi söğlüyor buda doğru

(hiç bişeyin gerçek olduğundan tam olarak emin olmamız mümkün değil benim düşüncem )
bu sözününe karşı sen gercekmisin varmısın hayattan zevk alabiliyormusun yoksa sıkıntıların mı var acımı cekiyorsun hayat sana ne ifade ediyor bu duyguları yaşıyorsan dünyada insanların hizmetine konmuş tüm arac ve gerecden yararlanıyor sıcak bir havada buz gibi su içdiğinde ohh be dünya varmış diyorsan o suyunda gercek olduğuna inanmalısın mantığın da zaten bunu söğler gibime geliyor, aslında tam olarak ne demek istediğini anlamadım ama şunu iyi biliyorum ki benim mantığım dünyada her gördüğüm  şeyin gercek olduğuna inan diyor ve gercektirde


 
B

bloodelf

Kullanıcı
23 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Bursa
mentalrap-cmr' Alıntı:
Peki size bir soru şu an oturduğunuz koltuğun veya sandalyenin, bilgisayarın, dokunduğunuz klavyenin, gördüğünüz monitör ve yazıların, duyduğunuz seslerin beş duyu organımızın beynimize gönderdiği sinyallerden ibaret olduğunu bilirsiniz peki hiç maddenin sesin varlığın kendisiyle muhattap olabilen bi insan varmı zannetmiyorum.. hiç bişeyin gerçek olduğundan tam olarak emin olmamız mümkün değil benim düşüncem :-X
işte benim felsefem sende benim matrix in içindesin sanırım
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
3 aydır bu soruyu soruyorum kendime ve verdiğim yanıt hep aynı benimde; matrix!
Ama bu kolaycılık.
Özellikle yorum yapan arkadaşların bilimsel sunumlarına teşekkürler, ve bu sayfada olması gerekende bu, araştırmak ve araştırma sonuçlarında elde edilen bilgilerin sunulup tartışılması.
 
S

sessiz_lik25

Kullanıcı
28 Ağu 2008
En iyi cevaplar
0
0
Zynep' Alıntı:
Özellikle yorum yapan arkadaşların bilimsel sunumlarına teşekkürler, ve bu sayfada olması gerekende bu, araştırmak ve araştırma sonuçlarında elde edilen bilgilerin sunulup tartışılması.
ben araştırma yapmadan cevap veriyorum. zannedersem kendi fikkirlerimiz de söyleyebiliriz.




Algılamakta olduğumuz âlemin tam olarak algıladığımız şekilde olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi sunmak elbette ki mümkün değil. Bu konuda herkes, söylediklerini temellendirmek koşuluyla, bir şeyler söyleme hakkına sahip. Fakat uç noktadaki yani “kesin inkar” ya da “mutlakıyet” ifade erden radikal yaklaşımların bilim ve mantıkla çatışacağı da bir gerçektir. O yüzden “algıladığımız her şey tam algıladığımız gibidir” demek nasıl mümkün değilse
“hiçbir şey algıladığımız gibi değildir.”
Yada
“algıladığımız hiç bir şey aslında yoktur”
demek de bilimsellikten uzak bir yaklaşımdır. Bu konuda şu maddelerin bize bir derece ışık tutacağı kanaatindeyim.

Madde: 1  “Düşünüyorum. O Halde Varım” “Algılıyorum. O Halde Var.”
Eğer düşünüyorsak mutlaka varızdır, demişti Descartes. Ben de diyorum ki

“Algılıyorum. O halde var.”

Evet. Eğer ortada bir “algı” varsa mutlaka bir de “algılanan” olmalı. Bu “algılananın” tam “algıladığımız şey” olup olmadığını bilemeyiz. Ama olmaması mümkün değildir. Çünkü ortada bir “algılama” fiili varsa bunun bir de nesnesi yani algılananı olmak zorunda. *

Madde: 2  Ortak Algı
Ben masanın önünde oturuyor ve “burada bir masa var” diyorum. Hiç kimse de gelip “hayır burada masa yok” ya da ”hayır bu masa değil bir buzdolabı” demiyor. Herkes aynı noktada aynı algıyı alıyor. Bu o noktada (mekanda) “ortak algının” kaynağı olacak bir “şeyin” varlığı mecburidir.*

Madde: 3   Algı Unsurları (beyin, sinyal, algı organı, algılanan cisim )
Eğer bir “algı” varsa bir de “algılayan” olmalı. (bkz. Madde 1) “Algılayan” varsa o algıyı ona getiren bir “mekanizma” vardır. Yani eğer beyinin var olduğunu kabul ediyorsak, beyne gelen sinyalleri de kabul etmeliyiz. Sinyalleri kabul edersek bu sinyalleri getiren ve üreten organları da kabul etmeliyiz. Organları da kabul edersek, bu organların algıladığı “şeyin” varlığını da kabul etmek zorunda kalırız.*





*Bu noktadan sonra “algılanan şeyin mahiyeti” hakkında mütalaaya girmek gerekiyor. Ama uzatmamak için girmiyorum. Çünkü biz burada onun “nasıl olduğunu” değil “var olup olmadığını” tartışıyoruz.

 
A

adonisHorus

Kullanıcı
5 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
bloodelf' Alıntı:
mentalrap-cmr' Alıntı:
Peki size bir soru şu an oturduğunuz koltuğun veya sandalyenin, bilgisayarın, dokunduğunuz klavyenin, gördüğünüz monitör ve yazıların, duyduğunuz seslerin beş duyu organımızın beynimize gönderdiği sinyallerden ibaret olduğunu bilirsiniz peki hiç maddenin sesin varlığın kendisiyle muhattap olabilen bi insan varmı zannetmiyorum.. hiç bişeyin gerçek olduğundan tam olarak emin olmamız mümkün değil benim düşüncem :-X
işte benim felsefem sende benim matrix in içindesin sanırım
Malesef öyle bir matrix'in hem içindeyiz hem dışındayız farklı bir türbülans bence o kanalları kullanabilen insan hem vardır hem yoktur olsaydı emin ol tapınakçılar olurdu sanırım ...Ama inanıyorum ki kalpte kullanılan bir duyu ve beyinle bütünleşen bir etkileşim olsa gerek bu 5 duyudan farklı kullanılan bir etnik yapı aslında beden aynı yerde ama ruhen beynen o sistemin hatlarına girebilmek gibi bişey anlatılması zor bir kavram... Umarım beni anlamışsınızdır ..
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Ne matrix miş.
İnsanların varolana bakış açıları değişmiş hayret.
 
Üst