Kaktüs yaşamlar

  • Konbuyu başlatan ummuhan1977
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde ummuhan1977 tarafından oluşturulan Kaktüs yaşamlar başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 7,010 kez görüntülenmiş, 29 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Kaktüs yaşamlar
Konbuyu başlatan ummuhan1977
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan korsan
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
Kaktüs bitkisini her biriniz bilirsiniz şu kalça düşmanı bitki... Yani western filmlerinde, komik Meksika filmlerinde ve çizgi filmlerde çöl sahnelerinde beliren ve sanatçıların komik şekilde üstüne düştükleri düşer düşmez de soluğu dünyanın öbür ucunda aldıkları bitki. Kaktüs bitkisi son derece esrarengiz yaratılışta bir bitki… Dışarıdan her ne kadar da sert ve haşin gözükse de içerisinde susuzluktan ölmek üzere olanlara  hayat kaynağı barındıran, çöl hayvanlarına barınak ve gölgelik yapan hülasa sarının tek yeşili olan merhametli uysal bitki.

Kaktüs yaşamlar demekle neyi kastettim, kaktüs bitkisinin neyinden esinlendim? Çölde bir hayat yaşamadım tabiî ki gördüklerimiz sizin gibi belgeseller ve film sahnelerindeki karelerden oluşuyor fakat kendi dünyamızda da bir şeylerin değiştiğini görmemek için de kör olmak gerekir.

Kaktüs yaşam. Çölleşen ortam ve bu ortamda var olma mücadelesi burada kastedilen yaşam tarzı bu. Çevremize kurduğumuz dikenli teller, İnsan ilişkilerinde azalma ve birbirimizden uzaklaşma ,Kendi kendine yetme çabası, birikim toplama ve zenginleşme,yardımlaşmadaki umarsızlık yani kısaca tek başına bir yaşam tarzını seçme…herkes birbirine dikenlerini çıkarmış ve bana dokunmayın havasında.dokunursanız çok kötü olur mesajı vermekle meşgul birbirlerine…kalın kabuklar içerisinde uysal ve içten yaşam. Her ailede az çok mutlu aile sıcaklığı var tabiî ki… Eğer kabuğu kırabilirseniz siz de uysal ve merhametli aileyle tanışabilirsiniz. Fakat izinsiz yaklaşırsanız başınıza gelebileceklerden siz sorumlusunuz.

Bugün herkesin birbiriyle kucaklaşabildiği birbirinden haberdar olabildiği dertlerine sevinçlerine ortak olabildiği sarmaşık bitkisi hayatından adım adım uzaklaşıyoruz onun yerine birbirinden gittikçe uzaklaşan içi sevgi ve merhamet dolu dışı kalın dikenli kabuklar içine hapsolunmuş gizli kamera alarm vs ile korunan kaktüs yaşamlara geçmeye başlamışız. Korkuyoruz birbirimize selam vermeye! Korkuyoruz sıcak ve merhametli yüzümüzü göstermeye! Bizi ilk gören dikenlerimi görüyor bize ilk el veren acı çekiyor sıkılıyor utanıyor. Ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyoruz!

Arada bir çölden gelen susuzlara yardım etmekten, gölgelik etmekten başka ne işe yarıyoruz? Zorla kabuklarımızı kesen insanlar olmasa yardımlaşmayı hepten unutacağız. Biri bizim kapımızı acıyla çalmasa “komşu yardımcı olur musun?” demese suyumuzu hep kendimize saklayacağız… Çok acı bir tecrübe yaşamasak tamamen iletişimi keseceğiz birbirimizden…

Üstümüze tüneyen susuz kuşların tırtıklamasıyla suyumuzu sızdırması ne işe yarayacak? Yardımlaşmak için illa birisinin bizi uyarması ya da yüzsüz olması mı gerekir?

O yüzden…

Kendi kaktüsümüzü kurarken lütfen biraz daha düşünelim.tek başına ölüp üç gün sonrasında cesedinden çıkan ölüm kokusuyla bulunan kaktüsüne ayrıca duvar ören insanlar gibi olmamak için….


Ümmühan YAŞAR
Rehber öğretmen-Psikolojik danışman
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Hoşgeldiniz Ümmühan ve teşekkürler.
Anlayamadığım bir noktayı açabilir misiniz rica etsem?

Her ailede az çok mutlu aile sıcaklığı var tabiî ki… Eğer kabuğu kırabilirseniz siz de uysal ve merhametli aileyle tanışabilirsiniz. Fakat izinsiz yaklaşırsanız başınıza gelebileceklerden siz sorumlusunuz.
Kendi ailemiz mi söz ettiğiniz? Burayı biraz açabilirsek?
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
Zynep' Alıntı:
Hoşgeldiniz Ümmühan ve teşekkürler.
Anlayamadığım bir noktayı açabilir misiniz rica etsem?

Her ailede az çok mutlu aile sıcaklığı var tabiî ki… Eğer kabuğu kırabilirseniz siz de uysal ve merhametli aileyle tanışabilirsiniz. Fakat izinsiz yaklaşırsanız başınıza gelebileceklerden siz sorumlusunuz.
Kendi ailemiz mi söz ettiğiniz? Burayı biraz açabilirsek?
burda bahsedilen her ailenin kendi içerisinde sıcak ve samimi ilişkiler kurduğu fakat dışarıdaki insanlar yani yabancılara karşı soğuk katı sert olmaya çalışması.düşünün aynı apartmanda biribrimizden haberimiz yok. ne dostluk ne paylaşım...malesef günden güne bu noktaya gidiyoruz.
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
bu arada şundan da bahsetmekten geçemeyeceğim aynı durum kendi ailemizde bile yaşanmaya başladı malesef. aile içerisindeki iletişim dengeleri maddi çıkarlar doğrultusunda yaşanan aileler var biliyorsunuz. bunun altında da yazımda da belirttiğim gibi bir takım korkularımız yatmaktadır. yani farkında olmadan kaktüsün içine doğru hapsediyoruz kendimizi malesef.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bunun nedenini kaktüs yaşam olarak adlandırdığınız yaşam tarzına pek bağlayamadım ama ben.
Kaktüs tanıtımında bir hata yok; ancak "kaktüs yaşam" diyerek, aslında birey olarak hepimizin aslında uysal ve merhametli yanımız olduğu, ancak farklılaşan koşullar nedeniyle, dikenli kabuklar içine girdiğimizi mi anlatmak istediniz?
Şimdi bu noktada hem bir yakınma, hem bir hoşgörü var anladığım kadarıyla?
Ama yakınmanın asıl kaynağı nedir?
Yani kaktüs sadece bildiğimiz dikenleriyle zarar veren bir canlı olsada, aslında içinde barındırdığı olumlu özellikleri var, ve biz bu özellikleri unuturak, hatta yoksayarak, giderek katılaştık mı?
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
konuyla ilgilendiğiniz ve yorum kattığınız için ayrıca teşekkür ederim size :)
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
eevt bir nevi öyle...yani kaktüs özünde iyi fakat yalnız ve dışardan sert ve ciddi...artık kapitalizmin verdiği bir durum mudur bilmiyorum herkes çıkar peşinde koşarak tıpkı bu kaktüs bitkisi gibi içini doldurup yalnız yaşamayı yeğliyor. siz onlarla samimi dost olabilirisniz size karşı gayet çömetler fakat toplum içindeki genel yardımlaşma kültüründen uzaklar. kendi kendilerine çok iyiler fakat dışardan ve tanımadıkları birini görseler boşver yardımlaşmay selam bile vermezler. anlatmak istediğim bu
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Rica ederim.
Ama özetlemem gerekirse, bütünüyle katılamadığımı söylemek durumundayım.
Değindiniz yaşam tarzı var, ama adı bu mu olmalı? Bu bizim kendi tercihimiz mi?
Aslına bakarsanız, belki sizin kadar karamsar bakamıyorum bu duruma.
Evet, artık eski yıllarda, arasıra nostalji yaparak andığımız günlerden çok farklı günlerde yaşıyoruz . Teknoloji özellikle, birebir kurulan ilişkilerin yerini farklı, ve daha mekanik ilişkilere bıraktı, komşumuz olmadanda bazı şeyleri yapabileceğimizin bilincindeyiz artık ve bu bizi daha bağımsız kılmakta.
Evet, sıcak ilişkilerin yerini tutabilir mi bunlar diye sorabilirsiniz?
Özellikle o dönemleri yaşamış ve tadına varmış bir kişi olarak yanıtım elbette "hayır" olacaktır. Ancak, gelişen çağa ayak uydurmak, farklılaşan ekonomik koşullara uygun davranabilmek artık herkes için geçerli, ben ülkemiz bazında yazıyorum bu arada.
Türkiye, uzun yıllardır süren bir gelişme sürecinde.
Ve bir yandan eski değerler, bir diğer yandan ayak uydurmaya çalıştığımız yeni dünya. İster istemez yaşamı daha bireysel yaşama dönemi.
Bu bireysellik içinde, kaçınılmaz olan öncelikle kişinin kendisini ve en yakın çevresi ile yakın ilişkiler kurması, diğerleriyle uzaklaşması.
Bilemiyorum Ümmühan, belki hem yeni düzene ayak uydurabildiğim, hem de hala eski değerleri korumaya çalıştığım için olsa gerek, bu kadar karamsar yargılara varamıyorum ben.
Komşumun kapısını çaldığımda, hiç bir zaman dikenlerle karşılaşmadığımıda anımsatmak isterim. Bu da kişisel bir özellik, ama istisnadır derseniz;
Bu sitede ne işim var o zaman? diye sorabilirim.
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
:) :) :) samimi düşünceleriniz için teşekkür ederim. evet katılıyorum size. galiba biz her iki dönemi de yaşadığımız için bu çağın sorunlarını görebiliyoruz. çocukluğumu hatırlarım mahalle içinde o kadar sıcak ilişkiler içindeydik. ama şimdi gitgide teknoloji ortamının da etkisiyle kendi kabuklarımıza çekiliyoruz. kaktüs yaşam genel geçer bir yaşam değil tabiki şükür ki değil...alanımın da getirdiği bir özellikle toplum içinde yaptığım gözlemler ben dahil yavaş yavaş kendi kabuklarımıza çekilmeye başladığımız. umarım bu böyle olmaz.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kabuklar içine çekilme durumu, sizinde yukarıda belirttiğiniz ve benimde değindiğim gibi, ekonomik farklılaşmaların yarattığı bir düzen sorunu.
Yani insanların giderek içe dönük yaşam nedenlerinden birisi ve hatta temel unsuru ekonomik durumlar.
Burada bir sözünüze itiraz ediyorum ben yine izninizle;

siz onlarla samimi dost olabilirisniz size karşı gayet çömetler fakat toplum içindeki genel yardımlaşma kültüründen uzaklar.
Günümüzde, işini çok ciddiyetle yapan gönüllü sosyal dernekler olduğununda bilincindeyim ve içlerinden pek çoğunun üyesiyim. Ancak sadece isimleri önüne bir "bilmemne üyesi" sıfatı eklenmesi için bu tür kuruluşlarda yer alan kişilerinde farkındayım. Burada amaca uygun davranmak için bu kişilere taviz verilmemesi durumunda bu kuruluşların işlerliği daha olumlu olacaktır kuşkusuz.
Bunun dışında, özellikle yardım konularında ben ülkem insanının duyarsızlığını düşünemiyorum bile. Söz ettiğiniz kişilerin varlığından eminim, ancak yardımsever bir yaratılışımız olduğunuda eklemeliyim, yarı yarıya bile olsa kimsenin hakkını yemeden ve bütünüyle kimseyi suçlamadan.

Ve bunun yanında elbette teknolojik gelişmeler.
Doğru kullanımda, bir bilgisayarın yararını inkar edebilir miyiz?
Zaman tasarrufunu düşünün en azından.

Geçmişe özlem farklı bir durum Ümmühan.
Elbette ben de farkındayım, insanların artık birbirinden uzaklaştıklarının ama katılmadığım nokta "kaktüs yaşam" olarak ele aldığınız konuda, insanların cevherini farkettiğiniz halde, yakınmanız. Hele de genç bir meslektaşım olarak, sizden çözüm önerileri beklerdim öncelikle.
Eleştiri doğruya ulaşmak içindir, savından hareketle, bir konuyu eleştirirken, salt yakınma değil, çözüm önerileri sunulan yakınmaları tercih ettiğim içindir itirazım.

 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
haklısınız tabiki. önerimi zaten yazının sonunda da belirttim. biraz daha düşünelim dedim. sizin belirttiğiniz konuya da katılıyorum. ülkemizde gerçekten yardımsever kuruluşlar var ve elelrinden geleni yapıyorlar. fakat istisnalar da var. gecen haberlerde bir kaza haberi seyretmiştim. siz de seyrettiniz mi bilmiyorum geçitte bir kaza olmuştu ve ordan geçen arabalar yaralılara yardım etmek yerine arabalarına binip geri dönüyorlardı. benimde kastettiğim bu tip yaşamlar. son zamanlarda hiç dikkatinizi çekiyor mu acaba "insanlık öldü mü?" haberleri...
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Sadece dikkatimi çekmiyor, kullanıyorum da Ümmühan.
Ama bir çok neden saydım yukarda.
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Yazılanları okudum ama iş yoğunluğundan dolayı yazamadım.

Şunu belirtmek isterim ki; artık günümüzde yaşam biraz daha zor eskiye göre.
Çünkü artık bir çok şeye yetişmek durumundayız.
Örneğin yoğun bir iş temposu ile çalışmaktayım ve genelde ruhumu dinlendirmek için zevk/keyif aldığım şeyleri yapmaktan hoşlanıyorum.
Ama tabi ki kahve yanında keyifli bir sohbete asla hayır demem,yada ihtiyacı olan birine /komşuma yardım etmekte de bir istek ve arzu duyarım.
Bazı akşamlar kapı komşumuza yada diğer komşulardan birinde toplanıyor annemler ve bende katılıyorum arada bu toplantılara;konuşulan konulara baktığımda açıkcası beni açmıyor çünkü hep bir yakınma var.
Evet ben demiyorum ki hayat toz pembe ama çözüm nerde,sunuyorum o zaman da bana "bekara boşanmak kolay" diye söyleniyorlar. :)

Oysa ki artık devir bence o kadar güzel ki.Önceden bir bilgiye ulaşmak,uzaktaki sevdiğimiz bir arkadaşımız veya yakınımızla görüşmek zordu.Şİmdi her şey daha kolay,internetten bir çok bilgiye ulaşabiliyor,yakınlarımızla konuşuyor ve hatta başka illerimizden kişilerle tanışıp,dostluklar kurabiliyoruz.

Evet bazı insani duyarlıklarımızı yitirdik ama bu duyguları yitiren insanlara elimizi uzatabilir örnek olabiliriz.
Acaba kaçımız çevremizde olan bitenlerle alakalıyız,hangi komşumuz aç,hasta yada en azından konuşmaya ihtiyacı var diyebiliyoruz.
Biraz maskeli bir hayat yaşıyoruz gibi geliyor ama bunlar çoğunlukta değil bence,çünkü bizler de azınlık değiliz bu konuda.
En azından bunu üye sayımızdan anlayabiliriz. :)

Yazmak istediğim çok şey var ama iş çok yoğun şu aralar.
Müsait olduğum en kısa zamanda yazacağım.
Teşekkürler paylaşım için. :)


 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
katılımınız için teşekkür ederim. bazen teknoloji bize bilgileri ayağımıza kadar getirmekle çok büyük kolaylıklar sağlarken ayağımızı hareket ettirip bilgiye ulaşmayı denemediğimiz için kötülük yapmaktadır. doğamız gereği hazırcılığı seviyoruz. sahız bilgi hazır yemek hazır sohbet...ama bir yandan da kendimizi hazıra alıştırarak sağlığımızı,doğallığımızı kaybediyoruz. demekki biraz işlenmemiz lazım. şimdi hayal edelim. aynı sitenin karşısında kaç kişi inceleme yapıyor kaç kişi bilgisayarın başında şu anda...bilgisayarın başında iken kaçımız antenlerini dış dünyaya kapatmış. milyonlarcası galiba...gün geçtikçe sohbetlerimiz de tat vermez oluyor. hep şikayet hep şikayet sizin de belirttiğiniz gibi... yani yalnızlaşıyoruz kendimizi kendi kendimize hapsediyoruz. uzaklaşıyoruz birbirimizden...birwyselleşmek elbette güzel. kendi ayaklarımızn üzerinde durabilmek...ama bizim dostluğa sıcaklığa ihtiyacımız var.biz sıcakkanlı insanlarız...sohbetlerimizin seviyesini yükseltirsek, eskiden olduğu gibi kitap okuma saatleri gibi bir saat ya da belli konular üzerinde tartışarak geçirirsek belki bu kurarız yeniden iletişimimizi...ama bakıyorum ki sohbetlerimiz de bozulmuş. birlikteyken de sanal ortamı konuşursak e ne anladık bundan. biryerlerden başlamak gerekir bence...
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
ummuhan1977' Alıntı:
gecen haberlerde bir kaza haberi seyretmiştim. siz de seyrettiniz mi bilmiyorum geçitte bir kaza olmuştu ve ordan geçen arabalar yaralılara yardım etmek yerine arabalarına binip geri dönüyorlardı. benimde kastettiğim bu tip yaşamlar. son zamanlarda hiç dikkatinizi çekiyor mu acaba "insanlık öldü mü?" haberleri...
Vaktim kısıtlıydı, bu konuda yazmak istediklerimi tam olarak yazamamıştım.
Diyorsunuz ki, kaza olmuş ama ilgilenen yok.
Bakın; öncelikle kazalarda yardım etmek isteyenlere saygım sonsuz, ancak kazalarda yapılan bilinçsiz yardımlar çok kişinin sakat kalmasına neden olmakta. Bunun dışında, diyelim yaralıyı aldınız, hastaneye yetiştirdiniz, benim babamı "kazayı yapan kişi" olarak nerdeyse "suçlu" durumuna koyduklarını söylesem inanır mısınız?
Bir keresinde epilspsi nöbeti tutmuş yerde yatan bir delikanlıyı halkın linç ettiğini filan sandım ben önce, çünkü herkeste bir panik, delikanlıyı tokatlıyorlardı ve o ara hasta dilini ısırıyordu. Aralarına girip, parmağımı dişlerinin arasına yerleştirebildiğimde dilin ucu kopmak üzereydi ne yazık ki.
Bizler yardımın nasıl yapaılacağını tam olarak bilemiyoruz, üstüne üstlük suçlu durumuna gelmemiz olasılığıda varken, ve bu örneklerde yaşanmışken, kimseye kızamıyorum ben açıkcası.
Yapılacak en iyi yardım, ambulans için haber vermek ve gereksiz kalabalık yapmamaktır diye düşünüyorum.
Bunun dışında ufak tefek yardımları yapmasaydık, ülkemizde neredeyse bir sektör halina gelen dilencilik bu kadar revaçta olmazdı sanırım?
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Gülşah'a katılıyorum.
Günümüzde iletişim kolaylıkları, aradığımız bilgilere kolaylıkla ulaşma şansı azımsanacak gelişmeler değil.
ummuhan1977' Alıntı:
katılımınız için teşekkür ederim. bazen teknoloji bize bilgileri ayağımıza kadar getirmekle çok büyük kolaylıklar sağlarken ayağımızı hareket ettirip bilgiye ulaşmayı denemediğimiz için kötülük yapmaktadır.
Ben bu yöntemle daha kapsamlı araştırmalar yapılabildiği inancındayım.
Ansiklopedi karıştırmak için kütüphaneye gitmekse, ayağımızı kıpırdatmaktan kastettiğiniz, bunun çok gerekli olduğuna inanmıyorum açıkcası. Başında "teknolojinin doğru kullanımı" demiştim, söz ettiğim bilgisayardaki hazır bilgileri okumadan, yorumlamadan olduğu gibi almak, kullanmak değil.

ummuhan1977' Alıntı:
doğamız gereği hazırcılığı seviyoruz. sahız bilgi hazır yemek hazır sohbet...ama bir yandan da kendimizi hazıra alıştırarak sağlığımızı,doğallığımızı kaybediyoruz. demekki biraz işlenmemiz lazım.
Hayır, doğamız aslında mücadelecidir bence, hazır ise sunulmuş kolaylıktır sadece.
Gülşah'ın da dediği gibi, günümüzde yaşam artık hızlı, eskiden hanımlar toplanırlar koca bir günü hamur açmakla geçirirlerdi, şimdiyse hazırı var. Diyeceksiniz ki, lezzeti aynı mı? Kesinlikle değil, buna katılırım ama hamur açmakla kaybedilen o kadar vaktin üretime yönelik daha yararlı işlerle geçmesini yeğlerim.

ummuhan1977' Alıntı:
şimdi hayal edelim. aynı sitenin karşısında kaç kişi inceleme yapıyor kaç kişi bilgisayarın başında şu anda...bilgisayarın başında iken kaçımız antenlerini dış dünyaya kapatmış. milyonlarcası galiba...gün geçtikçe sohbetlerimiz de tat vermez oluyor. hep şikayet hep şikayet sizin de belirttiğiniz gibi... yani yalnızlaşıyoruz kendimizi kendi kendimize hapsediyoruz. uzaklaşıyoruz birbirimizden...birwyselleşmek elbette güzel. kendi ayaklarımızn üzerinde durabilmek...ama bizim dostluğa sıcaklığa ihtiyacımız var.biz sıcakkanlı insanlarız...sohbetlerimizin seviyesini yükseltirsek, eskiden olduğu gibi kitap okuma saatleri gibi bir saat ya da belli konular üzerinde tartışarak geçirirsek belki bu kurarız yeniden iletişimimizi...ama bakıyorum ki sohbetlerimiz de bozulmuş. birlikteyken de sanal ortamı konuşursak e ne anladık bundan. biryerlerden başlamak gerekir bence...
Söz konusu site KG ise itirazım yok... :)
Bu sitede geçirilen vakte hiç bir zaman antenleri dünyaya kapatmak anlamına gelmiyor benim için, keza çok farklı alanlar var internette kişilerin zevklerine, ilgilerine hizmet veren.
Ben sizinle tartışıyorum, arkadaşlarımla tartışıyorum. Belkide en zoru başarıyoruz, jest ve mimikler olmaksızın yazı aracılığı ile anlaşmaya çalışıyoruz.
Açtığınız konu sizin düşünceleriniz, biz bir arada olsak bu sohbetimizi konuşarak gerçekleştirecektik, belki daha kısa bir zaman dilimi içinde. Ancak, konuya katılanlar arttıkça, kişileri araştırmaya yapmaya zorlayan konulara katılım, görüş alanını epey genişletir kişinin.

Sohbetlerin seviyesini yükseltmek?
Ben internette geçirdiğim uzun yıllar içinde, seviyesizleşen sohbetleri yaratan kişilerin, reel yaşamlarında farksız davrandıklarını hiç düşünmedim. Bu nedenle sohbetin keyfini bozan kişileri sanal dünya insanları/ reel dünya insanları olarak sınıflamadım hiç bir zaman.
Sanalda maske takan kişilerin, reeldede maskeyle dolaştıklarına inancım tamdır. Belki maskeler farklı olabilir ama sonuca etki etmez benim için.

Sanırım sizin asıl şikayetiniz, internet!
Bizleri bu kadar esir alması sonucu kopma noktasına gelen ilişkiler.
:) Çok Güzel Hareketler Bunlar adlı skçeleri izlediyseniz anımsarsınız, çocukları bilşgisayar başında vaklit geçiren iki aile, bu şikayetlerle, çocuklarını yanlarına çağırmış, ve kendi günlerinin eğlencelerini yaşamak istemişlerdi çocuklarıyla.
Sonuç mu? Hüsran!
Çünkü o kadar hızlı bir ilerleme var ki, sanırım çağa uydurmak gerek yaşamı, elbette dozu iyi ayarlayarak.
Günün yarısından fazlasını nette geçiren, en güzel duygu olan aşkı bile nette yaşamak isteyenlere ben de itiraz ederim, ama bana sağladığı kolaylıkları gözardı ederek, "benim ilişkilerimi kopardı" demem. Çünkü planlı programlı yaşayan kişiler, neye ne kadar zaman ayırması gerektiğini çok iyi ayarlayabilirler.
Bence önce bu konuda tartışmalıyız belki?
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Aslında kaktüs insan olma noktamıza bence teknolojiden çok çalışma hayatının yoğunluğu (çünkü artık ailenin nerdeyse tüm bireyleri çalışıyor) neden oluyor işten yorgun evine gelen biri bütün yorgunluğunu üzerindeyken komşuluk ilişkilerine vakit ayıramıyor bayramlarda akraba ziyaretleriyle dolaşmak yerine zaten sınırlı olan tatil günlerinde kendi haline kalmak yada sadece birlikte olmaktan keyif aldığı kişilerle olmayı tercih ediyor.
Birde insanlar belki hayat şartlarının yoğunluğundan kimse kimseye tahammül edemez hale geldi evet daha bir bencilleştik daha önceliği kendimize verir hale geldiki bazen başkalarının ne hissettiğiyle ilgilenmez umursamaz hale geldik.
Ayrıca insani değerlerinde zamanla gitgide kaybolduğu bi ortama doğru gittiğimiz şu dünyada insanlar diğer insanlar tarafından yara almamak adına belkide dikenlerini çıkararak kendilerine bir nevi kalkan oluşturuyorlar çok insan tanıyorum bende özellikle iş yerimdeki çok sevdiğim yöneticim içinde pamuk gibi bir kalbi olmamasına rağmen bu iyi niyetini göstermek yerine sert bir ifade takınmayı tercih ediyor nedeni daha önce gösterdiği iyi niyetin suistimal edilmesi. Zamanla ama bazı insanlar dikenli yanlarını kime içindeki güzellikleri kime göstereceklerini yaşanmışlıkları sayesinde iyi dengeleyebildikleri sürece bazen bu dikenler iyide olabiliyor.
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
konumuza katıldığınız için teşekkür ederim. yazımda da belirttiğim gibi biraz daha düşünmeliyiz ve zannedersem burda yapılan bu tartışma bu konuyu biraz daha irdelememizi sağlıyor. evet çeşitli nedenlerden dolayı (istismar,yalnız kalma isteği,internet,korku..vs) sebebiyle birden bire yalnızlaşır olduk. acaba doğru bir şey mi hatalı birşey mi.kimimiz bunun yaşamın doğal sonucu olduğunu ifade etti,hatta gereklilik olabileceğini... ben teknolojiye hele internete karşı değilim aksine her konuda faydalanıyorum kendisinden. fakat şunu görüyorum o olduğu zaman insanlarla yüzyüze sohbete ihtiyaç duymuyoruz sanki. adeta bizi kendisiyle arkadaş yapıyor. zaten kaktüs yaşamlarda bu var. kendi kendisiyle idare edip bir başkasını görmezden gelmek hatta düşmanı olmak. öyle insanlar var. sadece teknoloji demiyorum. her türlüsü. muğlada kalıyorum burda ekonomik durum iyi fakat herkes kapuklarına çekilmiş halde. araya mesafe koymuşlar. neden mesafelisiniz diye sorduğumda suistimal ediliyor diyorlar. belki de bu sebeple. neyi ne kadar yapacağımızı bilmiyoruz belki de! dostluklarda aşırıya kaçıyor mahalle baskısına neden oluyoruz. bundan çekiniyorlardır belki de. ve bu daha fazla yalnız yaşamamıza neden oluyor. davranış problemlerimiz var ve bunların düzeltilmesi için yeni ve doğru davranış kalıplarını öğrenmemiz ve öğretmemiz gerekir diye düşünüyorum.
 
U

ummuhan1977

Kullanıcı
26 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Muğla
zaten bu konuyu hazırlayacağım tv programına da eklemeyi düşünüyorum. (muğlada insan olmak diye) :)
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Evet eskiden internet yoktu;çocuklarımızı daha çok mu Kütüphaneye gönderiyorduk; hayır
Okullarda öğretmenler ödev veriyordu,bir çok aile çocuğunu üşenip kütüphaneye götürmediği için evde hangi ansiklopedi varsa bulup,çocuğunun defterine ödevi geçiş yaptırıyordu, bir nevi kopyala/yapıştır.( yalnız bu yazdıklarım herkez için geçerli değil,genel kavram ve yaşadığım,gördüğüm çevreyi baz alarak yorumumu belirtiyorum.)
Evde 1990 yıllarda daha fazla sohbet mi vardı? Hem evet hem hayır.
Örneğin hala bir çok evde misafir gelince Televizyon kapanmaz,çocukların yanında her şey konuşulur,anneleri eşlerinden yana sıkıntılarını anlatır,babalar maç yorumlarını arada araya küfürde ekleyerek yorumlar ve bütün bunları çocuklarda duyar ve bir yerlere bilinçsizce kaydeder.
Sonra o çocuklar büyür,evlenir yuva kurar ve bilgisayar isteyen çocuğuna " bizim zamanımızda bilgisayar mı vardı,bak aslanlar gibi okuduk,mesleğimizi elimize aldık" yorumları yapılır ama yinede çocuğu istediği için alınır :)
Ama aile toplantılarında bilgisayarın gereksizliğinden ve sakıncalarından bahsedilir.
Hazırcı bir toplum muyuz; evet.
Neden?Sadece yakınıyoruz,çocuğun hangi sitede bir bak,ne yapıyor pc ile izle çaktırmadan,rencide etmeden ,hatta Belediyelerin açmış olduğu ücretsiz Bilgisayar Kursuna git öğren,sende yardım et çocuğuna hatta sende var Ülkemizin ve merak ettiğin diğer Ülkelerin,doğanın,görmediğin ama görmek istediğin yeşilliğin,hayvanın,yemek tariflerini bulmanın,görmenin tadını/zevkini çıkart; hatta sende katıl tavla vs.... sevdiğin oyunlara.. :)

Ama tabiki aileni,sorumluluklarını unutma,arada aç kitabını oku,yada sevdiğin TV programını seyret...bunlarında hayatımızda yeri var ama bir çok değerimizi bence teknoloji sayesinde yitirmedik,işimize,kolayımıza öğle geldiği için yitirdik...

Hemen bir örnek vermek istiyorum;
Annem,unutkanlık başlangıcı tanısı koydu kendi kendine ve bende doktora Nörolojiye götürdüm.Doktor bir takım testler yaptı ve dedi ki;
----Bence sizde unutkanlık yok sadece dikkatsizlik var.
Annem hemen "oysaki ben hep bulmaca çözerim,hafızaya iyi geliyor diye"savunmaya geçti.Doktor Hanım da dediki;
evet güzel bir yöntem ama tarih kitapları okuyun,internete girin gezinin,hatta bilgisayarı öğrenmeye çalışın,beyninizi şaşırtın ve hafızanızı zorlayın....vs..
Niye verdim biliyor musununuz bu örneği yakınen yaşadığım için;artık öğrenmek için yenilikleri takip etmenin kolaylığı var.

Çok uzun oldu biliyorum ama kısa yazamadım. :)
 
Üst