İtiraf Ediyorum! [Katılım Şart!]

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde Codex tarafından oluşturulan İtiraf Ediyorum! [Katılım Şart!] başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,611 kez görüntülenmiş, 12 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı İtiraf Ediyorum! [Katılım Şart!]
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan suheda:)
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Siz de kendi hayatınızda ‘açtığına emin olduğunuz’ anahtarlarınızdan, paylaşır mısınız? Şimdi, burada ; bir - iki tanesini?

Ne kadar farkındalar bilmiyorum, ancak, koçluk yaptığım kişiler bana, benim onlar için açmaya çalıştığım kapılardan çok daha fazlasını açıyor.

Kimin kime katkısı daha fazla, tartışılır :)

Şaka bir yana, hayat bir terazi değil sonuçta. Olsa olsa bir öğrenme süreci olur, ancak buna da ömür yetmiyor. Keşke, öğrendiklerimizi uygulayabileceğimiz bir başka hayatımız daha olsa!

Neyse;

Varsa da o ‘başka hayatı’ beklemeden, sizlerle şimdi paylaşmak istiyorum kendime dediklerimi:


- Sonraları ‘şimdi’ yapsam.

Aklımdan duş almak mı geçti, hemen alsam. Bir arkadaşım mı aklıma geldi, hemen arasam. Dışarı çıkıp biraz yürümek mi istedim, hemen yapsam. Çünkü biliyorum, 10 dakika sonraya ertelersem bunların hiçbirini yapmayacağım. Zaten ertelemeyip hemen yaptığım her şey için “iyi ki” yapmışım demiyor muyum?

- Kötü giden bir ilişkiyi ‘hemen’ sonlandırsam.

Bir şey iyi gitmiyorsa, zaten bunun bir zamandır farkında olduğumu varsayıyorum. Kurtarılma şansı olsaydı veya bunun için benim yeteri kadar isteğim olsaydı veya onun da samimi niyeti olsaydı; zaten bu iş, bugün, bu kadar kötü olmazdı. O zaman eziyet bitsin hemen. Hayat bunları dert etmek için çok kısa. Ama tüm bunlardan önce yüzleşmem gerek kendimle.

- Tutkumu arasam, bulursam da sarılıp sarmalasam.

Hayatımın son 24 saatine kadar bulamayacağımı bilsem bile tutkumu aramaktan vazgeçmemekten bahsediyorum. Çünkü biliyorum, o 24 saat bir ömre bedel olacak. Zaten tutkumu bulamazsam bile, ‘arayış süreci’ bana yeteri kadar beslenme kaynağı. Bulduysam da onu, uğruna her şeyi (ama her şeyi!) feda etmekten çekinmemem gerek.

- İşim hobim olsa. Hobim de tutkum.

İş hayatı ve özel hayat diye bir ayrım yok; hayat tek. İki ayrı kişiyi oynamak yerine, işim tutkum olursa, her sabah uyandığımda “iyi ki nefes alıyorum” diye uyanırım. Para kazanmak için eşek olmak veya başkalarının gözünde başarılı olmak nereye kadar? Bir ömür geçiyor.

- Birilerini çok sevsem ve gizlemesem.

Sevdiklerimle gurur duymak bu. Çicek, böcek, köpek, arkadaş, kardeş, aile veya sevgili… Her neyse. Sevgi içimde sürekli büyüyen bir olgu. Saklayıp daraltacağıma kendimi, haykırırım, hem de her gün. Bir şeyler becermek için planlar yaparken, kaçırdıklarıma değmez bu hayat.

- Tüketmek yerine vermeyi öğrensem.

Sahip olduklarımın bana sahip olmasına izin vermemek; öncelikle bunu iyice anlamalıyım. Zamanla hep daha büyüğünü, daha pırıltılısını istediğimi farkettim. Oysa hep benden daha fazla şeye sahip olan insanlar oldu bu hayatta. Olacak da. Ve diğer insanlara daha fazla vermeye başlamam gerek hemen. Verdiğim şey tutkum olursa da yemem yatarım yanında!

- İçimdeki çocuk hiç büyümese.

Herkes onu büyütmeye ve hatta öldürmeye çalışıyor. İzin vermeyeceğim. Benim özüm o çünkü. Eğlenceli, oyuncu, meraklı, yaratıcı olan ben değilim ki; içimdeki velet. Tutkumu bulup yaşatacak olan da o.

- Değiştiğimin farkındayım, başkalarının da…

Neredeyse her yeni güne bir şeylerim değişerek uyanıyorum. Sadece fiziksel değil, sevdiğim şeyler de, karakterim de… Ufak şeyler belki, farkedilmesi o yüzden zor. O ufaklıklar üst üste binince, değişiyorum işte. Bu çevremdeki kişiler için de böyle. O değişimleri gözlemleyip, anlayabilmem ve hatta -sevdiklerimde-  kabullenip, yönetmeyi öğrenmem gerek. (Sahi, bu durumda beni Tunç yapan ne, bende değişmeyenler mi?)

- Rahat ol Tunç!

Bu evrende çok ufağım. Ömrüm de çok kısa. Artan nabzım kızdığımı gösteren en iyi sinyalse, o zaman işe yarasın o alarm. Çünkü sinirlenmekle kalıyor ve değiştiremiyorum hiçbir şeyi o kızgınlıkla. Ayrıca kızgınlığıma vurulan hiç bir kız da çıkmadı henüz karşıma :)

- Haklı olmayacağım.

Haklı olmam demek, bir başkasının haksız olmasını gerektiriyor. Oysa kimse köşeye sıkıştırılmaktan, dayak yemekten keyif almıyor. En eleştiriye açık olanların dahi zihninde benden ne öğrendiği değil, yediği dayak kalıyor. Halbuki koyabilsem kendimi onun yerine, hissedebilsem ne hissettiğini; çok daha kazançlı çıkmaz mıyız bu işten? Basit yaşamak gerek bu hayatı, basit…

- Nefesimi kesecek anlar çoğalsa.

Yaşadığımı hissettiğim, iyi ki şu an nefes alıyorum dedirten anlar. Ve onlar hep etrafımda, görüş alanımda. Yeter ki tembellik etmeyip, görmeyi becerebileyim.

- Geride nasıl bir miras bıraksam?

Mal, mülk, para mı? Asla! Bu, olsa olsa, hayatına dokunduklarımın  mutluluklarına, yaşamdan keyif almalarına katkı sağlamış olmak olurdu. Hatta, FMK gibi oyunların dünyada yayılıp, hiçbir zaman bilmeyeceğim kişilerin de yüzlerinin gülümsemesi olurdu. (Kendi adıma ise, hayattayken, “geleceğini biliyordum” diyebileceğim birilerinin olması uğruna doğru adımları atabilmiş olmayı diliyorum.)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar oldu. Eksiğim çok, farkındayım.

Siz de kendi hayatınızda ‘açtığına emin olduğunuz’ anahtarlarınızdan, paylaşır mısınız şimdi burada bir iki tanesini?

 
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
- Kendi hayatımda baş rol oynasam

Bu cümleyi televizyonda bir ünlünün ağzından duyduğumda beynimde kocaman bir soru işareti oluştu. Acaba ben de kendi hayatımda sadece bi figuran mıydım? Belli konularda kabul ediyorum ki başrolü oynayamıyorum. Ben seçilmem seçerim cümlesini kuramıyorum. Genelde seçilen ben oluyorum.

Kendi kararlarımı tabiki kendim veriyorum ama örneğin hiç bir zaman “işte onla arkadaş olmalıyım” diyip bunu hayata geçirmedim. Hep akışına bıraktım olayları ve genelde başkalarının istekleri-ki bunlar kesinlikle benim zararıma olan şeyler değildi- benim hayatımda bir şekilde yer aldı.

Sonunda genelde mutlu olduğumdan bugüne kadar bir şikayetim yoktu bu durumdan. Hayat ne getiriyorsa kabul ediyordum. Fakat artık benim yönlendirme zamanım geldi.

Siz de kendi hayatınızda başrolü oynayın, seçilmekten çok seçmek daha haz verici emin olun..
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Son zamanlarda kendimle yaptığım yüzleşmelerde farkettimki biraz hayatı korkarak birazda üşenerek yaşayan biriyim
Hayat korkağı olduğumdan acı çekmekten korktuğumdan için için garantici bir yapım vardır illa emin olacağım bir şeylerden birilerindenki duvarlarımı indireyim.
Bunlar belki iyi gibi gözüksede acı çekmekten yanılmaktan korktuğumdan çok fazla güzellikleride kaçırdım beraberinde aslında yanılmak bu yüzden acı çekmekte insanın insanlığına çok şeyler katıyormuş
Hayata üşeniyorum çünkü geçen gün yıllar önce yaptığım yapılacaklar listesini buldum şu anda bir yapılacaklar listesi oluştursam eksiği olmaz fazlası olurdu.  Yani isteklerde bir değişiklik olmamışda listeden hiç bir maddede silinmemiş
E peki bunları gerçekleştirmek için bana engel olan ne hiç biriside öyle yapılamayacak istekler değilken. Neden benim yarın yaparım öbürgün yaparım diye diye hayatı ertelemem.
Bazen hayata kızarız bazen etrafımızdakilere beklentilerimize karşılık vermedi diye oysaki sen kendin için bişeyler yapmayı ertelerken başkalarını suçlamak niye bazen en büyük kötülükleri yine kendimiz kendimize yapmıyormuyuz hemde bile bile...
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
- Biraz daha mantıklı, cesur olsam..

Duygusallığım çok önplanda. İnsanları kırmamak adına kendimden verdiğim o kadar çok şey varki! Bir kez de "ben böyle istiyorum" diyerek birine hayır dediğimi, kendi istediğimi yaptığımı, durmak istediğim yerde kaldığımı hatırlamıyorum.
 
Y

yağmur sezgi

Kullanıcı
8 Tem 2009
En iyi cevaplar
0
0
insanların kalplerinde daha buyuk bir yere sahip olsam veya yeri doldurulamayacak bir boşluk bırakabilsem.Bazen bunu yapabildiğimi düşünüyorum. Bazı insanların karşısında ise bir pısırık gibi davrandığımı hissediyorum...Ve bu insanlar neden benim bu kadar kasılmama sebep oluyor bilmiyorum. Bunu cözmeliyim....:)
 
A

ASLIHAN1

Kullanıcı
29 Ocak 2009
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Uğrunda mücadele ettiğim şeyi kazansam...Farkedilse ne kadar mücadele ettiğim ve
anlam kazansa mücadelem, uğrunda mücadele ettiğim için...
Tembel olmasam....  :( Yada sevdiğim işi yapsammm sabahlara kadar uykusuz kalsammm  :)
Farketse.....Nolur...
Sonunda keşke demek istemiyorum...Nolur geç kalmasınn...Nolur geç kalmasın  :'(
 
crt

crt

Kullanıcı
11 Eyl 2009
En iyi cevaplar
0
38
İstanbul
Neden susmak zorunda kalıyor asi ruhumu dizginlemeye çalışıyor  düşüncelerimi sansürlemek zorunda kalıyor
Neden özgür olamıyorum?
Neden sevdiklerime verdiğim değerin  sonu hüsranla bitiyor?
Artık  mutluluğun tarifini bile yapamıyorum.
Verilen bunca mücadelenin sonunda yorulmuşum artık zamanla da yarışamıyorum .
İşte itirafımdır vee ben anladım ki kaybediyorum ..
 
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
İtiraf ediyorum ki ; "takip ediliyor olmak" çok güzel.

Bir peri masalı değil elbette. Sihirli bir değneyim de yok. Asa falan da... Hayatı değişsin istiyorum insanların ama her şeyin bir kere değişmesi imkansız. Küçük yol gösterişleri benimkisi. Okuduğum, yazdığım, gördüğüm şeyleri aktararak...

VE öyle güzel geribildirimler alıyorum ki...
Bugün yeni bi'şeyi keşfettim. En az onlar kadar ben de değişiyorum onlarla...
 
crt

crt

Kullanıcı
11 Eyl 2009
En iyi cevaplar
0
38
İstanbul
Evet itiraf ediyorumki duygu ve düşüncelrimi  oldukça uçlarda yaşayan ama kolay geri adım atmayan bir yapıya sahibim.
Fikirlerimi  çevremdekilere kabul ettirmek ,baskıcı olmak ,çirkeflik değildir niyetim.
Ancak ben ne kadar saygılı isem aynı saygıyıda bekleme özgürlüğüm olsun diyor...
Haksızlığı kabulenemiyorum.
Hayalcilikten uzak somut ve net olanla ilgilenirim ama ...
Karar vermişsem eğer, bulunduğum ortamda (istenmesem ,fikirlerim kabul görmese bile) bi'şekilde kendimi kabul ettirmenin yolunu bulurum .
Çünkü en etkili silahım inanmışlığım , fikirlerimdir ve düşünsel anlamda her tür mücadelede varım .
Yasaklara  ,kişilerin savunmasız bırakıp ulu orta deşifre edilmesine karşıyım.
Eğer  bir mucize olsada şu an elime bir asa verseler kimdir bu kadar başarılı ,bu kadar çok sevilen  Özgür(Şahin ) O'nu tanımak isterdim : )
Başarınızın daim olması dileğiyle... 
 
F

Flamingo

Kullanıcı
31 Ağu 2008
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
İtiraf ediyorum ki, şimdiye kadar çevreme hiç duvarlar örmedim... Köprüler kurdum ve insanlara geçiş iznim de vardı...
Ama duvarlar örmememin tek bir karşılığı oldu bana;
Hayal kırıklığı!..

Bu da hep sevdiğim, değer verdiğim insanlardan geldi...

Artık benim de duvarlarım var ve elbette bu duvarların sınırları...
Daha az yara almak için, daha az kırılmak için...
Umarım yararı dokunur bana bu duvarların !
 
crt

crt

Kullanıcı
11 Eyl 2009
En iyi cevaplar
0
38
İstanbul
Bir insan çıkarı için neden değişir  ?
Neden onurunu bu denli ayaklar altına alır ?
sorusunu sormak istemezdim ama gerçeklerden de kaçılmıyor.
İtiraf ediyorumki...
Haksızlıklar karşısında verdiğim mücadelenin yetmediğini ve çaresiz kalışımı artık sadece üzülerek izliyorum  !
 
S

suheda:)

Kullanıcı
31 Tem 2010
En iyi cevaplar
0
0
Kütahya
Zor bir ana düşüldüğünde bile,

Yalan söylememek en büyük erdemdir.
Bu erdemliği yaşayanlardan olma umuduyla...:)
 
Üst