iş hayatında mobbing!

  • Konbuyu başlatan GulsahToptas
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde İş Dünyası Yazıları kategorisinde GulsahToptas tarafından oluşturulan iş hayatında mobbing! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 7,921 kez görüntülenmiş, 9 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı İş Dünyası Yazıları
Konu Başlığı iş hayatında mobbing!
Konbuyu başlatan GulsahToptas
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan hayalhane
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Prof. Dr. Leymann, mobbingin bir veya birkaç kişi tarafından, diğer bir kişiye yönelik olarak sistematik bir biçimde düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim yöneltilmesi şeklinde, psikolojik bir terör olduğunu vurguluyor. İşte bu terörü başlatanlara da terörist yerine “Mobber” diyoruz.

İş hayatında sanıldığı kadar masum insanlarla tanışmıyoruz malesef. Elbetteki herkesi bu kategoriye koymak yanlış olur. Aksine bizi destekleyen, bize yardımcı olan aynı zamanda nesli tükenmeye yüz tutmuş hayırsever iş arkadalarımız da çıkabilir, çıkmıştır ve de çıkma ihtimali vardır. Onlar numunelik oldukları için ben direk genele yöneliyorum. 

Asortik bir dille söylersek mobbing, halk dilinde ise “Ulan, şunun ayağını kaydırayım. Bir halt bildiği de yok zaten. Gıcığıma da gidiyor herif” sendromu taşıyan (uzun olduğu için ben mobbing diyeceğim, anlarsınız siz onu ) sevgili (!) iş arkadaşlarımızla nasıl baş edeceğimizi merak ettiğinizi biliyorum. (Evet farkettim, uzun bir cümle oldu  )

İnsanların, ayaklarınızla bu kadar yakından ilgilenip onları kaydırmak için üstün bir çaba gösterdiği iş hayatında ayakta kalabilmek bile aslında inanılmaz bir başarı. Hele ki iş yaşamının kuralları hakkında bilginiz kısıtlı ya da yoksa bu iş kaymayı bilmeden buz pistinde yarışmaya çıkmaktan farksız bir hale gelir (ki aynı zamanda bu, sizin çoktaaan bir madalya hak ettiğiniz anlamına gelir)




Neden İnsanlar Ayaklarınızın Kayması İçin Üstün Çaba Gösterirler?



Bu sorunun aklınıza ilk getirdiği cevabı söyleyim mi?:

“Beni Çekemiyorlar!”

yani;

“Onlardan başarılıyım.”
“Onlardan güzelim/yakışıklıyım”
“Onlardan çalışkanım”
“Onlardan zekiyim”
“Onlardan çok kazanıyorum”

Belki karşıdakinin sizi böyle gördüğünü düşünüyor olabilirsiniz.

Ya da sorun sizin harika olmanızdan çok karşıdaki şahsı muhteremin kendini yetersiz, beceriksiz, sürekli geri planda kalmaktan nefret eden biri olmasıdır. Belki siz, onun, sizi iş hayatındaki kariyer engeli gibi gördüğünü düşünüyor olabilirsiniz.

Tabii ki cevapları çoğaltmak mümkün. Belki sizin gözünüzün üstünde kaşınızın olması onu rahatsız ediyordur. Belki özel sorunları vardır ve uğraşacak birini arıyordur, belki de siz kayışları koparmak üzeresinizdir... (Şaka şaka...  )

Asıl amaçları sizin kendinizi gösterme imkanınızı kısıtlamaktır. Kendinizi kötü, değersiz, hiçbir işe yaramaz ve bunlara benzer aklınıza gelecek ne kadar kötü his varsa iliklerinize kadar bunları hissetmenizi sağlamaktır. Yukarda bahsettiğim gibi, mobberların bir çok amacı olabilir. Sorunları ya sizlerledir ya da kendileriyle... Aynı zamanda sorun ne olursa olsun, sizin kendinizi kötü hissetmeniz karşıdaki insanların enerjisini yükseltir.



Neler Yaparlar?


Aklınıza ne gelirse....

Onları hemen düşman hatta kocaman kollarıyla sizi boğazınızdan sıkmış, yüksek kahkahalarla sizi sağa sola sallayan dev gibi bir canavar gibi düşünmenize gerek yok. Durum o kadar vahim değil. (En azından şimdilik ) Aynı zamanda sizin iş hayatınızdaki koca koca engeller olup ve sizi bir nebze daha huzursuz ve mutsuz edebilmek için sahip oldukları enerjilerin büyük bir kısmını keyifle harcayabileceklerini unutmamak lazım...

Mesela size ne yapılması sizi rahatsız eder?

• Sözünüzün sürekli kesilmesi?
• Yaptığınız işin sürekli eleştirilmesi?
• Haksız yere yüzünüze bağırarak (anne annemin deyimiyle höykürerek) konuşulması?
• Özel yaşamınızın –ki onlara neyse- sürekli eleştirilmesi?
• Jest, mimik ve bakışlarla “Seninle konuşmaktan nefret ediyorum, bir an önce konuş ve git!” mesajı verilmesi?
• Arkanızdan olur olmadık şeyler söylenmesi? Dedikodunuzun yapılması?
• Ortam içerisinde siz orda yokmuşsunuz gibi davranılması?
• Kararlarınızın sürekli sorgulanması?
• Saçma sapan şakalarla gülünç duruma düşürülmeniz?
• Alaycı bakış atmaları?

Ya da yapılmaması?

• Dinlenilmemek?
• Ciddiye alınmamak?
• Söylediklerinizin ciddiye alınmaması?
• Kurum içerisindeki faaliyetlerin size haber verilmemesi?
• İşinizle ilgili alınan kararların size bildirilmemesi?

Say say bitmez... Kısaca sizi yok sayıp, kendinizi gösterme ve ifade etme olanaklarınızın kısıtlanması için yapılan her türlü konuşma, her türlü davranış birer ‘mobbing’ örneğidir. Örneklerden de anlaşıldığı gibi mobbing bir ‘duygusal saldırı’dır. Hem kendi kendinize, hem de toplum içinde küçük düşmenizi hedefleyen, çok çirkin bir saldırı...




Osmanlı’da Bile Varmış Yav Bizde Mi Olmasın?!....


Mobbingle ilgili araştırma yaparken Sn. Mehmet BARLAS’ın bir makalesini okudum. 19 Mart 2005 tarihli Sabah Gazetesi’ndeki köşe yazısında Osmanlı Devleti’ndeki mobbingzede sadramımızdan şöyle bahsetmiş:
“Kanuni döneminin çok başarılı ve sürekli terfi eden vezirlerinden Hüsrev Paşa, 1544 yılındaki bir Divan`da, Sadrazam Hadım Süleyman Paşa ile sert biçimde tartışır. Bu tartışmayı o zaman vezir olan Rüstem Paşa, Kanuni`ye abartarak anlatınca, Hadım Süleyman Paşa da, Hüsrev Paşa da görevden alınırlar.Rüstem Paşa sadrazam olur. İstanbul`u terk edip çiftliğine kapanan Hüsrev Paşa ise yemekten içmekten kesilir ve sekiz gün sonra intihar eder.”
(Koskoca sadrazama yapılmış, size mi yapılmayacak?...  )



Ölüme Varan Sonuçlar!...


Hayır, dikkatinizi çekmek için kullanmadım “ölüm” kelimesini...

Bu işler böyle başlar. Önce aşırı stresten alınan ağrı kesiciler, ardından prozac tedavisi. En sonundaysa aşırı baskıya dayanamayan bünyenin sadradam gibi ölümü...

“Yuh Özge, n’aptın?” dediğinizi duyar gibiyim 

Şunu bilmenizi isterim ki mobbing hakkında yaptığım araştırmalarda hem iyi hem de kötü anlamda “Dehşet Verici” sonuçlar gördüm.

Kötü anlamda bahsetmek gerekitse, aşırı stres ve bu strese bağlı fiziksel, zihinsel, bir o kadar da ruhsal rahatsızlıklar, bunların neticesinde iş hayatında verimin düşmesi, istifa, erken emeklilik, anlaşmalı ya da anlaşmasız işten çıkarılması...

Kurban –ki bu siz oluyorsunuz- için mobbingin sonu hastalık veya intihar yolu ile ölüm bile olabilir. www.mobbingturkiye.net adresinde bulduğum bir araştırma sonucu beni bir hayli şaşırttı. Hiçbir ekleme-çıkartma yapmadan sizinle paylaşmak istiyorum:


Yazar : Süleyman Hacebil / Üstün Danışmanlık
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
ÇOĞUNLUK İSTİFA EDİYOR

Peki bu vakalar nasıl sonuçlanıyor?Anket sonuçları gösteriyorki; Yüzde 27 çalışan istifa etmiş, yüzde 25 bilmezden gelip işe devam etmiş.Yüzde 18 işten çıkarılmış, yüzde 17 ise bu durumu üst yönetim ya da İK yetkilisine iletmiş, yani kurumsal bir yaklaşıma başvurmuş. Geri kalan küçük bir oran ise, farklı sonuçlara ulaşmış; örneğin üst yönetim ile konuşup değişiklik olmayınca istifa edenler, durumu ilk amirinle paylaşanlar, ya da benzer bir tavırla karşılık verenler var. Human Resources Management’in danışmanı Sinem Genç şöyle diyor:
“Duygusal taciz zamanla çok acı veren bir süreç. Bazen farkında olmadan sarmala giren bu sürecin hem birey hem de kurum için maddi ve manevi kayıpları var.Üzülerek söylüyorum ki; astlarına mobbing uygulayan yöneticilerin çoğu gerek yetkinlik gerekse mesleki deneyim açısından aslında hiç de hak ettikleri yerde değiller.Bu yüzdendir ki etrafımızda bir çok mutsuz, hayatından bezmiş çalışan var. Karşılaştığımız mobbing vakalarını profesyonel olgunluğa erişmiş yöneticilerle daha kolay azaltabiliriz.”

İşyerinde zorbalık nasıl uygulanıyor

Araştırma sonuçlarına göre en çok yaşanan mobbing çeşitleri şöyle:
• % 16 olmayan hatalar çıkarma
• % 9 ters bakış
• % 6 toplantıda aşağılama
• % 14 tecrit etme
• % 6 duygu ve ruh halinde iniş ve çıkışlar
• % 13 kendisinin bile uymadığı saçma katı kurallar koyma
• % 9 başarılı işleri açıkça yok sayma
• % 5 sertçe eleştirme
• Katılımcılarının kendi deneyimlerini aktarma bölümde ise işten ayırma tehdidi ve iftira atma gibi olaylar da gözlemleniyor.


Ve dünyadan mobbing manzaraları:

• İngiltere’de 1996’da Institute of Personnel and Development(IPD) tarafından yapılan araştırmaya göre, her 8 çalışandan biri (3 milyon kişi % 12) son beş yılda işyerinde duygusal zorbalığa maruz kalmış.
• ABD ‘de Gary Namie başkanlığında yapılan araştırmaya göre, her 6 çalışandan biri (% 16) 18 ay boyunca mobbinge maruz kalmış.
• Almanya’daki bir araştırma ise, zorbaca davranışın genellikle üst yönetici (% 38.2) ya da bu üstün diğer çalışanlarla birlikte (% 12.8) uygulandığını ortaya koyuyor.


Şimdi merak ediyorsunuzdur, kötü anlamda dehşete kapıldık da iyi anlamda mobbingin ne getirisi olabilir, diye?

Valla Türkiye’de olduğunuz sürece bu iyi sonuçları ne kadar yakalarsınız bilmiyorum ama ilgimi haddinden fazlasıyla çektiği için yaşanmış birkaç örneği sizinle paylaşıyorum:

 36 yaşındaki Helen Green, İngiltere’deki Deutsche Bank’ta sekreterlik yapıyordu. Biri amiri, dört kadın tarafından dört yıl aşağılandı. Yanına geldiklerinde burunlarını tutuyor, "Burası çok kötü kokuyor, senin yüzünden" diyorlardı. Birkaç kez üstüne ahududu attılar. Sinir krizi geçirip işten ayrılan Green dava açtı. Bankadan 800 bin sterlin tazminat aldı.
 Anneannesi Auschwitz’de öldürülen Tullet&Tokyo Liberty çalışanı Laurent Weinberger aylarca işyerinde anti-semitik konuşmalara muhatap oldu. Hatta Nazi üniforması giymeye zorlandı. Dava açtı. 100 bin sterlin tazminat kazandı.

 Güvenlik şirketi Schroder’in analisti İngiliz Julie Bower, mahkemeye başvurdu. Patronunun "Kanserdi, hep sorun çıkardı, şimdi de hamile" dediğini, bu nedenle işten ayrıldığını söyledi. 1.4 milyon sterlin tazminat kazandı.

Tabi biz, hemen memleketimizin gerçeklerine dönelim 




Mobbingin Aşamaları


Leymann mobbing sürecinde, beş aşama belirlemiştir:

1.Aşama: Hafiften bir anlaşmazlık durumu söz konusudur. Kritik bir olayla, bir anlaşmazlıkla, karakterize edilir.Henüz mobbing değildir fakat mobbing davranışına dönüşebilir.

2.Aşama: Saldırgan eylemlerin başladığı aşamadır. Saldırgan eylemler ve psikolojik saldırılar, mobbing dinamiklerinin harekete geçtiğini gösterir.

3.Aşama: İşin yönetim kısmının devreye girdiği aşamadır. Yönetim, ikinci aşamada doğrudan yer almamışsa da, durumu yanlış yargılayarak bu negatif döngüde işin içine girer.

4.Aşama: Zor veya akıl hastası olarak damgalanma aşamasıdır. Bu aşama önemlidir.Çünkü, kurbanlar zor insan veya akıl hastası olarak damgalanırlar. Geçimsiz, kendi içinde problemler olan, takıntılı, inatçı ve aklınıza gelebilecek her türlü olumsuz sıfatın yakanıza yapıştığı bir dönemdir.Yönetime yanlış iletilen bilgiler de bu negatif döngüyü hızlandırır.Genelde işten kovulma veya zorunlu istifa ile son bulur bu aşama.

5.Aşama: Bu aşamaya geçebildiyseniz önce azminizden dolayı tebrik ederim. Ne var ki siz gitmeseniz bile bu aşamada işinize son verilir. Bu olayın sarsıntısı, travma sonrası stres bozukluğunu tetikler.Kovulmadan sonra, duygusal gerilim ve onu izleyen psikosomatik hastalıklar devam eder, hatta yoğunlaşır. Sonrası artık sizin dayanma gücünüze kalmış...




Mobbingin Dereceleri


1.Derece Mobbing: Direnme evresidir. Erken aşamalarda kaçabilir veya ya aynı iş yerinde ya da farklı bir yerde tamamen rehabilite edilirsiniz.

İşlevselliğinizi sürdürseniz bile, şu semptomlar görülebilir: Ağlama,zaman zaman uyku bozuklukları, alınganlık,konsantrasyon bozukluğu.

2.Derece Mobbing: Direnemezsiniz. Kaçamaz, geçici veya uzun süreli zihinsel ve/veya fiziksel rahatsızlıklar çeker ve iş gücüne geri dönmekte zorlanırsınız.

Uzun süre boyunca sık sık mobbinge maruz kalanlarda, şu gibi semptomlar görülebilir.Yüksek tansiyon, kalıcı uyku bozuklukları, mide bağırsak sorunları, konsantrasyon bozuklukları, aşırı kilo alma veya verme, depresyon, alkol ya da ilaç alışkanlığı, iş yerinden kaçma(sık sık geç kalmak, gitmemek veya sıklaşan hastalık izinleri) alışılmadık korkular(görünür hiçbir neden yokken uçma araba sürme veya yalnız kalma korkusu oluşması.)

3.Derece Mobbing: İş gücüne geri dönemezsiniz. Fiziksel ve ruhsal zarar görme, rehabilitasyonla bile, düzeltilebilecek durumda değildir. (haydi geçmiş olsun...)




Seçme Şansımız Var mı?


Ne münasebet! Elbette ki yok! 

Eğer ki bayansanız “Bırak işi gücü... Eskiden kadınlar çalışıyormuymuş kardeşim. Otur evinde, bak çocuğuna. Ne milletin lafını sözünü işiteceksin üç beş kuruş için...” deme ihtimaliniz kısmen yanlış ve aynı kısmenlik oranında zor da olsa vardır. Yani iyi kötü bir seçme hakkınız vardır. (Tabi evdeki eş ve çocukların baskısını göz ardı etmeyelim)

Peki ya beyler??? Gerçi bayanlarla kıyaslandığında – üzgünüm aynı zamanda biraz dürüst olmam gerekiyor kızlar- etliye sütlüye pek karışmayan, sabah masasının başına geçtiğinde aklında sadece iş olan ve akşam olay yerini terk edene kadar aynı istikrarla devam etme potansiyeline sahip oldukları için, iş hayatında daha az yıpranan ama yine de, herşeye rağmen yıpranan iş arkadaşlarımız? (Yav ben genelde bu kadar uzun cümle kurmam ama...)

Netice itibariyle beylerde ‘çalışmamayı seçme hakkı’ gibi bir seçenek pek görünmüyor. (Gerçi üniverteyi bitirdikten sonra iş arıyorum ayağına bir süre evden geçiminizi sağlayabilirsiniz. Dikkat! Bir süre sonra aile fertleri durumdan işkillieniyor. Bilginize...)



Anti Mobbercılar Olarak Neler Yapabilirsiniz?


o Sözler...Herkese herşeyinizi anlatmayın derim. Güzel bir söz vardır. Laf ağızdan çıkana kadar efendisisinizdir ama bir kere çıktı mı artık o sizin efendinizdir. Ağzınızdan çıkar her söz siz olumlu ya da olumsuz döner. Benden söylemesi gene de siz bilirsiniz...

o Tepkiler... Duygusal tepkilere dikkat! Çünkü sizin sinirli, üzgün görünmeniz karşıdaki insanın hedefine ulaştığının açık bir göstergesidir ki bunu hiç istemezsiniz. Eleştiri aldığınızda –biliyorum söylemesi kolay yapması zor ama en etkili yol olarak- soğukkanlılığınızı korumaya çalışın. “Sen ne gıcık adamsın yav” cümlesine “yok yaa sen kendine bak önce...” diye bağırmak yerine, sakin bir tavırla “Neden böyle düşündüğünü merak ettim?” “Seni bu tarz düşünmeye iten şey ne?” gibi sorular sormanız daha etkili olacaktır.

o İletişim... Kelimler, sözler, jest ve mimikler, duruş, bakışlar.... İletişiminiz ne kadar güçlü olursa o kadar az iletişim kazası yaşarsınız. Zaten mobbelarımız yeterince hataya odaklanacağı için en azından biz iletişim sürecinde daha az kazaya sebebiyet vermek için etkili iletişim kurmalıyız.

o Tavşan olmayın... Her zaman her şeye söyleyecek bir sözümün vardır. Üstünüze vazife olmayan şeylere tavşan gibi atlamazsanız daha az pot kırmış olursunuz...

o Bazen Sadece Seyirci Olun... Evet, bazen olayların içine girmek yerine dışardan seyirci olarak bakın. Kim neden dolayı, neler yapıyor? Birbirlerine nasıl davranıyorlar? Neden sizin üstünüze üstünüze geliyorlar? Gözlemciyken bu soruların cevaplarını bulma imkanınız doğacaktır.

o İşinizi Yapın... Çünkü insanlar sizi en çok bu konuda vurabilirler. Elinizden geleni yaptığınızdan emin olun. İnsanların sizi iş dışı şeylerle meşgulken görmesi onlar için iyi bir konuşma fırsatıdır.

o Gülümseyin... Nasıl yani demeyin. İnsanlar sizi hakkınızda suratınıza karşı ileri geri eleştirilerde bulunurken hafif bir tebessümle “Peki” ya da “saygı duyarım” gibi sözler söylediğinizde ve bu konuyu anında kapattığınızda hedeflerine ulaşamadıklarını görürler. Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Tebessüm edin, diyorum, sürekli sağa sola sırıtın ya da kahkahalarla gülün demiyorum. Çünkü ilkinde “Seni dinliyorum, dediklerine saygı duyuyorum ama gerçekten katılmıyorum” mesajı vermiş olursunuz.

o Herkes Her Doğruyu Bilmek Zorunda Değil... Özellikle kendileri hakkındaki doğruları. Çünkü zaten kabul etmeyeceklerdir. İş arkadaşınıza gidip “Bu yaptığın doğru değil. Aynı iş yerinde imaknaları daha rahat olan bir bölümde çalışıyor olmam seni rahatsız ediyor ve bu yüzden sürekli bana iş yüklemeye çalışıyorsun” Vallaha isterseniz söyleyin ama karşıdakinin de çıkıp “Doğru haklısın” demesini beklemeyin.

o Sınırlarınızı Belirleyin... İnsanların sizin hakkınızda sabit fikirler oluşturmasına yetecek kadar net olsun sınırlarınız. Bu hem iş konusunda hem de beşeri ilişkilerde inasanların size yaklaşım tarzını belirleyecektir.

o Kimse Babanızın oğlu Değil... Konuşun, sohbet edin, beraber çaya gidin ama en özellerinizi sıra sıra dizmeyin. Hangi lafın, ne zaman döneceğini siz bile tahmin edemezsiniz...

o Öznesiz Cümleler Kurun... Aramızda geçen bir konuşmayı bir arkadaşınıza anlatırsınız. “Özge, şöyle dedi” “Özge, böyle söyledi” diye... Sonra o cümle bana öyle bir gelir ki, aklınız hayaliniz şaşar. Ayaküstü yapılan küçük bir istişare neredeyse bir savaşın başlangıç düdüğü olur.

o Teslim Bayrağını Çekmeye Hevesli Gibi Davranmayın... Sizi ruhen çökertmeye çalışan mobberlar, sizden daha zeki, daha analitik düşünen, daha plancı insanlar değiller. Evet, biraz içten pazarlıklılar. Kabul. Yüzünüze gülüp, içerlinden sanki hata bulma dedektörü gibi bir bir hatalarınızı arayıp, bulup, belleklerine kazıyacaklardır. Ama sizden benden üstün insanlar değiller. Bu yüzden, bunu sürekli kendinize hatırlatıp, onların uzaydan gelen, donanımlı canlılar olmadığını kendinize hatırlatmalısınız. Sizin hemen su koyuvermeniz yersiz, haksız ve bir o kadar da karşı tarafı mutlu eden bir davranış olacaktır.




Aman haaa!...


İş hayatında mobbing artık son derece doğal karşılanmaya başlandı. Herşeye rağmen siz yine de “Düşene bir de sen vur. Düşmemişse önce düşür sonra vur” zihniyetiyle iş hayatına saçma sapan ötesi kurallar getiren ve bu kuralları tekelinde uygulayan büyük çoğunluğun içine girmeyin.

Evet iş hayatının birtakım kuralları var. Ve bu kurallar, başka insanları ezmeden, kendi kalitemizi düşürmeden de uygulanabilir. Kimseyi kırmadan, yükselmek için kimsenin omuzuna basmadan, kimsenin arkasından kuyusunu kazmadan...

Psikoloji baskılarınızın az olduğu bir gün geçirmeniz dileğiyle... :)




Özge BAYRAM
 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Mobbing Türleri
n    Kendini göstermeyi iletişim oluşumunu etkilemek (yönetici tarafından sözün kesilmesi, azarlanma, sürekli eleştiri...)
n    Sosyal ilişkilere saldırılar (çevredeki insanların mağdur ile konuşmaması, orada yokmuş gibi davranılması)
n    İtibara yönelik saldırılar (Arkadan kötü konuşma, asılsız söylentilerin ortada dolaşması, mağduru gülünç durumlara düşürme...)
n    Kişinin yaşam standardına ve mesleki durumuna saldırılar (Verilen işlerin geri alınması, sürekli işin değiştirilmesi, anlamsız işlerin verilmesi...)
n    Kişinin sağlığına yönelik doğrudan saldırılar (Fiziksel olarak ağır işlerin verilmesi, fiziksel şiddet tehditleri, fiziksel zarar, doğrudan cinsel taciz...)

Mobbingin Nedenleri

*  Sınırlı kaynaklar (bütçe, terfi olanakları),
* Faaliyetlerin farklılığı (iç müşteriyi dikkate almama, iç müşteri memnuniyetsizliği),
*    İletişim problemleri (bilgi akışındaki gecikmeler, filtrelemeler, yanlış anlamalar, açık olmayan mesajlar vb…)
*  Algılama farklılıkları (amaç farklılıkları, değer yargısı farklılıkları ve zaman algısındaki farklılıklar),
*  Yönetim alanı ile ilgili belirsizlik (iş ve görev tanımları ile ilgili belirsizlikler),
*    Personel seçim sistemi,
* Performans değerlendirme sistemi,
*  Bireyler arası acımasız rekabet,
*  Kapalı kapı politikaları,
*  Psikolojik kontratların ihlali,
*  Yetersiz liderlik,
*  Küçülme / el değiştirme
*    Yönetimin mükemmellik arayışı
*    Etik değerlerin kaybolması
* İş yerindeki monotonluk

Mobbingi Örgütsel Açıdan Önleme Yolları
*  Mobbing ile ilgili işyerinde farkındalık yaratmak, mağdur ve zorbanın her zaman farkedileceğini hissettirmek
*  İş ve görev tanımlarındaki belirsizliklerin giderilmesi
*  İşe alım süreçlerinde adayların kişilik özelliklerine ve psikolojik yapısına da önem verilmesi
*  Şikayet ve performans değerlendirme sisteminin sağlıklı çalıştırılması
*  Çalışan destek programının oluşturulması
*  Çalışanların birbirleri ile daha derinlemesine tanışmalarını sağlayacak faaliyetlerin planlanması
*  Paylaşılan kurumsal vizyon, misyon ve değerlerin oluşturulması
*  Örgüt ikliminin ılımanlaştırılması ve insancıllaştırılması
*  Açık yönetim politikalarının oluşturulması
*  Çalışan – işveren arasındaki psikolojik kontratların anlaşılması ve bunlara özen gösterilmesi
*    Kişiler ya da birimler arasındaki herhangi bir çatışma ya da anlaşmazlık durumlarına örgütsel duyarlılık gösterilmesi
*  İş yerinde eğlenceli ve keyifli ortam yaratılması (Fun@Work)
* Örgütün toplumsal imajının yükseltilmesi (itibar yönetimi)
*  Örgüt içi bilişsel çarpıtmalara duyarlılık gösterilmesi
*  Düzenli olarak iç müşteri memnuniyetinin kontrol edilmesi.


not alıntı
 
S

seca

Kullanıcı
1 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
0
mersin
bir veya birkaç kişi tarafından, diğer bir kişiye yönelik olarak sistematik bir biçimde düşmanca ve ahlak dışı bir iletişim yöneltilmesi şeklinde, psikolojik bir terör olduğunu vurguluyor
gülşah inanmicaksın ama biz iş hukuku  son dersimizde gördük bu kavramların yaptırımlarını...

çok detaylı konular gerçekten ya...bu Mobbing Türleri cok uğrastırmıstı bizi...

emeğine sağlık canımcım :)


 
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
Seca şuan bir çok iş yerinde mobbing uygulanmakta ve çok can sıkıcı bir konu.

Faydalı olduysa bu bilgi sana ne mutlu bana  ;)
 
S

seca

Kullanıcı
1 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
0
mersin
ya sorma  şubatın başından beri görüyoruz bu dersi ve hocadan kaynaklı ben hiç sevmiyorum....

işte finallerimizde hep bunların yaptırımlarından sorumluyuz biz :)
 
M

mermaid

Kullanıcı
15 Eki 2007
En iyi cevaplar
0
0
Bursa
Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkelerde çok yaygınlaşan mobbing, iş yerinde ruhsal taciz veya iş yerinde psikolojik terör olarak tanımlanıyor.



Mobbing, duygusal bir saldırıdır. Hedefi ise, bir iş yerindeki kişi veya kişiler üzerinde sistematik baskı yaratarak ahlâk dışı yaklaşımla iş performansını ve dayanma gücünü yok edip, işten ayrılmaya zorlamaktır.



Gelişmiş ülkelerde cinsel tacizin de önüne geçen mobbing çoğunlukla üst düzey yönetim kademesinde çalışanlar tarafından uygulanmaktadır. Araştırmacılar, mobbing mağdurlarının bazılarının otuzlu yaşlarda, bazılarının ise lisans üstü eğitiminin olduğunu vurgulamaktadırlar.



Mobbing, örgütler içinde bulaşıcı bir hastalık gibidir. İyileştirici önlemler alınmazsa örgütün bütün yaşamsal oganlarına yayılır. Çalışan personelde, işletmeye ve çalışma arkadaşlarına olan güven ve saygı azalır, motivasyon düşer, çalışma ortamı ve çalışanlar ile örgüt arasında uyumsuzluk başlar, iş verimliliği düşer.



Mobbing durumunda pasif saldırganla başa çıkmak aktif saldırgana göre daha zordur. Çünkü pasif saldırganlar kötü davranışlarını örtmek için uygun ortamlarda anlayışlı ve samimi davranışlar sergilerler. Saldırgan, kişiye yönelik cinsiyet, yaş, din, uyruk, özürlü olmak gibi herhangi bir nedene dayalı belirli bir ayırımcılıktan çok, kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla kasıtlı hareketler sergiler.



Mobbing yapılan kişi, her sabah güne iş stresi ile başlar ve işe gitmek istemez. İçinde bulunduğu çaresiz durum kişinin sağlığını ciddi anlamda tehdit eder. Mağdurları en fazla etkileyen mobbing’in sıklığı, tekrarı ve süresidir. Herkesin dayanma süresi farklı olduğu için vereceği zararın etkisi de kişiye göre değişmektedir.



Yapılan araştırmalar, mobbing’e maruz kalan kişilerin çalışma hayatlarında zeka, dürüstlük, yaratıcılık, başarı gibi bir çok olumlu özellik gösteren duygusal zekası yüksek kişiler olduklarını ortaya koymuştur.



Özellikle yaratıcı insanların ürettikleri yeni fikirlerin diğerlerini rahatsız etmesi ve daha yüksek mevkilerde çalışan kişiler için tehdit oluşturdukları nedeni ile seçilmiş kişilerdir. Bu kişiler işini seven, yaptıkları işle bütünleşen, örgütün hedeflerine ve saygınlığına inanan çalışanlardır.



Mobbing davranışlarından bazıları;



-Yaptığınız işin sürekli eleştirilir,

-Üstünüz ,meslektaşlarınız ,birlikte çalıştığınız kişiler kendinizi gösterme olanaklarınızı kısıtlar,

-Özel yaşantınız sürekli eleştirilir,

-Çevrenizdeki insanlar sizinle konuşmazlar ve başkalarına ulaşmanız engellenir,

-Dini ve siyasi görüşünüzle alay edilir,

-Asılsız söylentiler ve hakkınızda kötü konuşmalar yapılır,

-Sizi gülünç düşürmek için her türlü hareketleriniz taklit edilir,

-Cinsel imalarda veya doğrudan cinsel tacizde bulunulur,

-Size verilen işler geri alınır kendinize yeni bir iş bile yaratamazsınız,

-İşiniz sürekli değiştirilir, itibarınızı düşürecek şekilde niteliklerinizin dışındaki işler verilir,

-Fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız,

-Fiziksel şiddet tehditleri yapılır,






Örgüt bu davranışları görmezden geldiği yada göz yumduğu, kışkırttığı için mağdur kendini çaresiz hisseder ve mobbing gerçekleşir. Mobbing örgütün seçtiği hiyerarşik yapı ve örgüt kültürüne göre yatay veya dikey olabilir. Hiyerarşi fazla ise, mobbing dikey, daha az ise yatay olur.



Mobbing, her iş yerinde ve her türlü kuruluşta olabilir. Herhangi biri mobbing kurbanı olabilir veya bazı insanlar da belirli özelliklerinden dolayı seçilebilirler.



Mobbing’e maruz kalanlar, yaşadıklarının tanımlanmış bir iş yeri sendromu olduğunu, uğradıkları tacizin kendi suçları olmadığını anlamalılar ve bu yönde mücadeleye devam  etmeliler. Aynı zamanda psikolojik yardım almak, onları yaşadıkları sendrom karşısında verecekleri mücadelede daha bilinçli ve güçlü kılacaktır.



Avrupalı uzmanlar, mobbing sendromuna yakalanan bir kişinin topluma maliyetinin yıllık gelirinden fazla olduğunu belirtiyorlar. Acı olan , gelişmekte olan ülkelerde çok sayıda çalışanın benzer durumda olması ve bunun ciddi anlamda psikosomatik rahatsızlıklara neden olabileceğinin bilinmemesidir.

 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Konular benzer olduğu için tarafımdan birleştirilmiştir.
 
H

hayalhane

Kullanıcı
3 Ara 2008
En iyi cevaplar
0
36
paylaşım için teşekkürler :)
 
Üst