İnatlaşmak Çocuğun Kişisel Gelişimini Etkileyebilir

  • Konbuyu başlatan DeryaDer
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Çocuk Psikolojisi kategorisinde DeryaDer tarafından oluşturulan İnatlaşmak Çocuğun Kişisel Gelişimini Etkileyebilir başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 49 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Çocuk Psikolojisi
Konu Başlığı İnatlaşmak Çocuğun Kişisel Gelişimini Etkileyebilir
Konbuyu başlatan DeryaDer
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan DeryaDer
DeryaDer

DeryaDer

Derya Karacan
Moderatör
22 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
28
www.deryakaracan.com
Çocuklar bebeklik döneminden çıktıktan sonra bağımsız bir birey olduklarını kanıtlamaya çalışırlar. Çocukların dünyayı keşfetme merakları onları kimi zaman inatçı, hırçın ve huysuz yapabilir. Bu sebeple anne-babaları ve sosyal çevrelerindeki kişilerle birçok konuda inatlaşmaya başlayabilirler.


Çocuklardaki inatlaşma olağan bir durumdur. Bu dönemde inatlaşma sebebiyle yaşanabilecek her türlü problemin farkında olmak çocukla başa çıkabilmek için oldukça önemlidir. Çocukla uyum ve sevgi dolu sağlıklı bir ilişkinin kurulabilmesi için çocuğun gelişimine mutlak katkı sağlanmalıdır. Çocuğun da bir birey olduğu, ailesinden farklı duygu, düşünce ve isteklere sahip olabileceği unutulmamalıdır.

İNATLAŞMA KİŞİLİK YAPISINA GÖRE DEĞİŞEBİLİR

İnatlaşma, her insanda ortaya çıkabilen bir davranış veya tepki gösterme şeklidir. İnsanlar arasındaki ilişkilerde en sık karşılaşılan sorunların başında inatlaşma gelir. Yapılan bazı araştırmalar inatlaşmanın genetik olabileceğini savunurken, bazı sonuçlar ise inadın sonradan öğrenilebilen bir davranış olduğunu göstermektedir. Çocuklardaki inatlaşma ise her yaş döneminde farklı yoğunluklarda görülebilir. Tabi bu durum çocuğun kişilik yapısına göre de değişkenlik gösterebilir.


EN KRİTİK DÖNEM 2 - 4 YAŞ ARASI

Çocuklarda inatçılığın en yoğun yaşandığı dönem genellikle 2-4 yaş arasıdır. Çocuk, artık bebeklikten çıkıp bağımsız bir birey olduğunu fark ettiğinde, hayatı ve dünyayı keşfetmek için yoğun bir istek duyar. Bu sebeple de anne-babasını ve sosyal çevresindeki insanları zorlayıcı davranışlarda bulunabilir. Bebeklik döneminde anne-babası tarafından kolayca yönetilen ve ebeveynlerinin isteklerini sorun çıkarmadan yerine getiren çocuklar; bir anda asi, huysuz, sinirli, ters ve dayanılmaz bir kişiliğe dönüşebilirler. İnatçı çocuklarda her şeyi reddetme, söz dinlememe, talep karşısında öfke ile cevap verme ve istediği bir şey olmadığında ağlama krizleri geçirme sıklıkla görülür.

İNATÇI ÇOCUKLAR FİZİKSEL ŞİDDETE BAŞVURABİLİR

İnatçı çocuklar ayrıca kendi yaşıtlarına ya da ebeveynlerine karşı ısırma, vurma, çimdikleme ve saç çekme gibi fiziksel şiddet de uygulayabilirler. Böyle bir durum olduğunda çocuğa hemen müdahale edilmelidir. Yaptığı davranışın yanlış olduğu anlatılmalı, çocuk sakinleşene kadar bulunduğu ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Çocuklar yaptıkları yanlış tutumlar karşısında gülerek kendilerini affettirmek isteyebilirler. Bu sebeple anne-babalar çocuğa taviz vermemeli, kızgınlıklarını vücut dilleriyle anlatmalıdırlar. Çocuk kendini doğru ifade etmeyi öğrendiğinde bu tarz olumsuz davranışları da azalacaktır.

ÇOCUKLA İNATLAŞMAK KİŞİSEL GELİŞİMİNİ ETKİLEYEBİLİR

Çocuklar her konuda ailesiyle inatlaşma içerisine girebilir. Hatta inatlaştıkları konu hakkında birçok kez fikir değiştirdikleri de görülebilir. Böyle bir durumda anne ve baba çocuğun tam olarak ne istediğini anlamakta zorluk çekebilir. Ebeveynler çocuk karşısında sakin ve sabırlı olmalıdır. Çocukla inatlaşma savaş haline dönüştürülürse kötü sonuçlar doğurabilir. Çocuğa baskıyla ve açıklama yapılmadan konan her türlü yasak, ileriki dönemlerde çocukta özgüven eksikliğine, korkaklığa, kendini doğru ifade edememeye ve zorlayıcı tutumlara karşı direnmemeye yol açabilir.

ÇOCUĞUNUZUN DA BİR BİREY OLDUĞUNU UNUTMAYIN

Çocuklardaki inatlaşma olağan bir durumdur. Bu dönemde inatlaşma sebebiyle yaşanabilecek her türlü problemin farkında olmak çocukla başa çıkabilmek için oldukça önemlidir. Aileler özellikle yaşanan her inatlaşmadan bir yarar çıkartmalı, çocuk ile kurulan ilişkinin yıpranmaması için yapıcı davranmalıdır. Çocukla uyum ve sevgi dolu sağlıklı bir ilişkinin kurulabilmesi için çocuğun gelişimine mutlak katkı sağlanmalıdır. Çocuğun da bir birey olduğu, ailesinden farklı duygu, düşünce ve isteklere sahip olabileceği unutulmamalıdır. Çocuğa koyulan sınır ve kurallarda aşırıya kaçılmamalı ya da çocuk gereğinden fazla özgür bırakılmamalıdır. Ayrıca çocukla mümkün olduğunca zaman geçirmeye özen gösterilmelidir. Önemli olan çocukla geçirilen süre değil, zamanın verimli ve kaliteli kullanılmasıdır.

DUYARLI VE TEDBİRLİ OLUN

Çocuklardaki inatçılık ve huysuz davranışlarla baş edebilmenin kesin kuralları yoktur. Bu durum ancak anne-babanın duyarlı ve tedbirli yaklaşımıyla çözülebilir. Çocuğa karşı her zaman kararlı ve tutarlı olunmalıdır. Çocukla her konuda inatlaşmak yerine ona geri dönüş yapılmayacak kurallar koyulmalıdır. Örneğin; çocuk kıyafetleri yerine pijamalarıyla dışarı çıkmak istiyorsa, onunla sakince konuşarak uyması gereken kural hatırlatılabilir ve bu şekilde dışarıya çıkılamayacağı anlatılabilir. Çocuklar istedikleri herhangi bir şey yapılmadığında anne-babalarına olan sevgileri azalmaz. Aksine çocuğun yaptığı her inatlaşmaya karşı duygusal yaklaşarak affetmek, ona yarardan çok zarar verecektir.

İNATLAŞMAYA DEVAM EDİYORSA

Çocuk alınan her önleme rağmen anne-babayla inatlaşmaya devam ediyorsa, dikkati başka bir yöne çekilmelidir. Çocuğun sevdiği bir oyun, aktivite ya da yiyecek böyle bir durumda fayda sağlayabilir. Tabi çocuğa sunulan seçeneklerde aşırıya kaçılmamalıdır. Çocuğa az sayıda öneri sunmak onun kararlarına saygı duyduğunuzu düşünmesini sağlar. Böylece çocuk kendisiyle ilgili karar verebildiğini ve yapacağı seçime öncelik tanındığını düşünerek inatlaşmaktan vazgeçebilir.

Çocuğa koyulan kuralların devamlılığı sağlanamıyorsa, kurallar belirlenirken suçluluk duygusu yaşanıyorsa, eşler arasında tutarsızlık ve farklı yaklaşımlar varsa, çocuk öfke krizlerine giriyor ve kendine zarar veriyorsa hemen bir uzmandan yardım alınmalıdır.

Kaynak: www.centralhospital.com
 
Üst