İdeal ve İdealist

  • Konbuyu başlatan korsan
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde korsan tarafından oluşturulan İdeal ve İdealist başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,182 kez görüntülenmiş, 6 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı İdeal ve İdealist
Konbuyu başlatan korsan
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan korsan
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
ÜNİVERSİTELİ GENÇ VE İDEALİST OLMAK

Doç. Dr. Yaşar UYSAL

İnsanın yaşam dönemlerinin her biri kendine özgü koşullara sahip olsa da, gençliğin bunlar içinde en özeli ve en güzeli olduğunu ifade etmek mümkündür. Byron'un “Ey güzel gençlik! Kim sana yeniden dönmek istemez” özdeyişi bunu kısa ve güzel bir şekilde vurgulamaktadır.

Gençliği sadece bir yaşam dönemi olarak algılamak, kuşkusuz ki, eksik bir değerlendirme olacaktır. Kişiliğin oluşması sürecini kapsaması, hayallerin en çoğunun ve en güzellerinin kurulabilmesi ve belki de hepsinden önemlisi aşkların en fırtınalısının yaşandığı deli-kanlılık dönemi olarak gençlik özeldir gerçekten. Bir de, o çağdayken önemi/güzelliği/özelliği fark edilebilse...

Ortalama öğrenim süresinin 3.8 yıl olduğu, bir başka deyişle genel olarak ilkokul dördüncü sınıftan terk bir toplumda üniversite öğrencisi olmak, yani yaklaşık 16 yıl öğrenim görme şansını elde etmiş olmak, herhalde, ayrıcalıklı bir gruba dahil olmaktır. Buna bir de üniversite çağında okullaşma oranının yüzde 10'lar düzeyinde bulunduğu eklenirse bu ayrıcalığın ve şansın büyüklüğü daha da netleşecektir. Ayrıca, hayatımızda hep yeri olacak, hatta yaşam boyu birlikteliğe dönüşebilecek arkadaşlıklar, paylaşımlar, isyanlar, sın-av heyecanları, kopya teşkilatları, belalı hocalar, hep geç kalan harçlıklar, yurtlarda kuyruklar, gökten düşen krediler vs, vs2, vs3 . Bir de, bunlar yaşanırken farkında olunabilse... 

Evet sevgili genç arkadaşlar; hayatınızın en güzel çağındasınız, farkında mısınız? Farkında olun lütfen. Her saniyesini dolu dolu yaşayın, paylaşın ve değerlendirin. Okuyun, sorun, öğrenin, tartışın ve kendinizi hayatı yaşamaya hazırlayın. Çünkü, hayatınızda yaşama yaptığınız en büyük yatırım dönemidir bu. Üstelik daima artan getiri sağlayan bir dönem.

Bu arada şu soruların cevaplarını da bulmaya çalış-in. Ben kimim? Neden varım? Hayatın anlamı nedir? Yaşamın son anına geldiğimde ve dönüp geriye baktığımda neler yapmış olmayı isterim? Ve geride ne bırakmış olmayı isterim?

Doğal olarak bu sorulara farklı yaşam zamanı dilimlerinde farklı cevaplar verilebilir. Ancak, üniversite öğrenimi döneminin yaşam yolculuğunun bilinçli olması gereken bölümüne başlarkenki son durak olduğu kabul edilirse, bu sorulara kendimizce doğru cevapların verilmesinin önemi ortaya çıkacaktır.

Bu sorulara iyi cevaplar verebilmek için bazı önkoşulların sağlanması gerekmektedir. Bu önkoşullardan ilki kendini tanımak, yani uzun ve zorlu iç yolculuğunu olabildiğince objektif bir bakış ile tamamlamaktır. İkincisi her fırsatta okumak, öğrenmek ve bilgi birikimini belirli bir düzeye getirmektir. (Bunun sadece derslere girmekle ve dersi geçmekle mümkün olabileceğini düşünüyorsanız, çok büyük bir yanılgı içindesiniz demektir). Üçüncüsü, iyi bir gözlemci olmak, olayları, insanları, varlıkları, kısacası etrafımızda, ülkemizde, dünyada olup bitenleri fark etmek, değerlendirmektir. Dördüncüsü nedenselliğe dayalı bir açıklama mantığına sahip olabilmektir. Sonuncusu ise yaşamda her zaman ve her boyutta kullanmamız gereken ve bu nedenle de içselleştirilmesi gereken analitik bakış açısıdır...

Bunlar yapılabildiğinde hayatınızı gerçekten yaşamaya, bir şeyler başarmaya ve elde etmeye hazırsınız demektir. Çünkü, artık ne istediğinizi ve bunlara nasıl ulaşabileceğinizi biliyorsunuzdur ve yolunuz açıktır. Kendiniz için başlangıçta her şey tamamdır.

Peki ya başkaları için... Sizi imkanlarını zorlayarak, çok şeyden fedakarlık ederek okutan aileleriniz. Üniversiteye giriş kuyruğunda sıranın kendisine gelmediği, gelemediği ve sizin oturduğunuz sıralarda olmak için her şeylerini verebilecek olan, sizlerin okumasında vergileriyle payı bulunan insanlar. Yoksul ve yoksun insanlar.

Genç olmak, idealist olmak demektir be genç arkadaşım. Kendin kadar başkaları için de hayal kurmaktır, istemektir, çalışmaktır.

Türkiye'de genç olmak da zordur. Ancak, üniversiteli genç olmak daha da zordur. Atamızın gençliğe hitabesini bugünlerde bir kez daha okuyun. Anlayacaksınız, aydın gençler olarak işinizin ne kadar zor olduğunu ve ne kadar büyük sorumluluk taşıdığınızı.

Son söz: Uğrunda ölecek bir şeyi olmayanın uğrunda yaşayacağı bir şey de yoktur.
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Uğrunda ölünücek o denli ''Şey'' kalmamasına rağmen.
İyi konu, her şartta idealist olmak gerekir,ve idea'nın geçerliliği ve gerçekliliği tartışma yaratmamalı.
Ay, ay, ay neydi o günler yav,ne ideallerimiz vardı,birer, birer harcandı.

Neyse...
İdealleriniz kaybolmasın arkadaşlar.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
İdealist bir kişi, ideal bir yazı.
Ya gerçekler?
Dün bir taksiye bindim, genç bir şöför arkadaş tanıdım. Neşeli, konuşkan tam deyimiyle ateş gibi canlı, pırıl pırıl bir delikanlı. 21 yaşındaymış, ve aslında şöför babasıymış ve kendisi Sakarya'da Kamu Yönetimi Bölümü son sınıf öğrencisiymiş.
Malum bizim Forum'da ve üstelik bizim evde 2 üniversite öğrencisi kızım olduğu için, üniversitenin eğitim ve öğretim olarak bireye katkıları sürekli gündemde olan bir konu.
Bu genç üniversiteli, herkesin sorunundan sözetti önce, bitirince iş olanaklarının belirsizliğinden yani.
"Üniversite araştırmacılığı aşılamalı öncelikle" dedim, eğitim kısmını sorgulamak için.
"Son sınıftayım ve onlarca Hoca tanıdım, ama sadece 1 Hocamı saygı ve sevgiyle anımsayacağım, Boğaziçi mezunu bir Profesör kendisi ve bizleri beynimizi kullanmaya, araştırmadan konulara katılmamaya, boş konuşmamaya yönlendirebilen tek insan kendisi." dedi ve devam etti; "Ben sadece bir Devlet Dairesi'nde bir koltuk kapma savaşı içindeki milyonlarca kişiden biriyim. Ve bunuda bana dayatılan ezberci ve hatta nerdeyse "yaz okuluna bırakayım, okula ve bana gelir olsun" mantığıyla sınıfta bırakan hocalarla neyi ne kadar öğrenebilir ve neler hayal edebilirim ki?"
Evet, idealleriniz kaybolmasın elbette ama bu idealler içinde biraz eğitim sistemine başkaldırabilme, öğrenme haklarınızı elde etme isyanı başlatabilmekte olsun derim ben.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Son cümle biraz anarşist bir yaklaşım olduysa affola ama gerçekten birilerinin bir fitil ateşlemesi zamanı gelmedi mi hala?
Eğitim sisteminden şikayet etmeyen kimse yok ama bunun değiştirilmesi için çaba gösterende kimse yok.
Bizler bir şeyi protesto etmek için deriz ki, "hadi bir gün hiç birimiz et almayalım, bakın nasıl değişirler... vs vs". Ama ertesi gün et almayacağımız için bir gün öncesinden kilolarla eti doldururuz evimize!
Hadi bir hafta okulu boykot etsin tüm öğrenciler?
Tatil yaparlar değil mi? :)
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
İdeallerimiz, sözde idealistler tarafından sömürülüyor.
Sömürge olmak kötü, başkalarının ideallerini savunur hale geliyorsun.
Bir zaman sonra, yaptığın yanlışın farkına varıncada, fikren bağımsızlık için çabala dur.

Baştan aşağı tuhaf bir durum.


 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Kalmadı bence artık idealistlik filan.
Bir şeyleri protesto etmek için ses çıkaranlarda kalmadı. Bu insanların sözü dinlenmez olduğundan beri, bir yılgınlık başladı hepsinde.
İdealistlikte faili meçhul olmayana kurban gitti işte.  :-X
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Ne bilim yazıda aydın gençlerden bahsedilmiş.
20 milyona yakın genç olduğunu düşünürsek. Hala neden karanlığa doğru ilerliyoruz diye sormak lazım.
Bence sadece gençlere değil insanların tamamına İdeal sahibi olmaları ve bu idealleri savunmaları sağlanmadı.
Daima suni savunmacıklarımız oldu bizim. Arada ışık açıp kapadık. Kendimizi bir yerlere bağladık. Tencere tava çaldık. Oturduk kalktık. Aç kaldık. Vs vs vs hiç birinin arkasında bir ideal yoktu. Ve hiç birinin arkasındada idealist yoktu. İyi anlamda yoktu tabii.

İnsanlara beyinlerinde yer edecek ve her anlamda savunulabilecek idealler barınmasına izin vermişiz gibi olmuş.

Bitirdik. Geçmiş ola.. Belki daha sonra..

Malum idealistlerden bize kalan  simsiyah bir teselli ötesi yok.
Konuyu ben açmışım kendime teşekkür edeyim bari.
Teşekkürler..



 
Üst