Hayatın tuzaklarına düşmeyin

  • Konbuyu başlatan Codex
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde Codex tarafından oluşturulan Hayatın tuzaklarına düşmeyin başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,104 kez görüntülenmiş, 4 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı Hayatın tuzaklarına düşmeyin
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan özlem1980
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Geçtiğimiz haftalarda sizlere özellikle çocukluk döneminde yaşanan travmaların ya da başka türlü ifade edecek olursak; fiziksel, duygusal ya da cinsel istismarların yetişkin yaşamına uzanan etkilerinden söz etmiştim.

Travmayı da kişinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit eden olaylar olarak tanımlamıştık. Örnek verecek olursak; bir köpeğin ısırması, kaza, fiziksel şiddet, sevdiğimiz bir kişinin ölümü, terk, ihmal, onaylanmama ve dışlanmayı sayabiliriz.

Araştırmalar travmatik yaşantıların bir kısmının bir süre sonra olumsuz etkilerinin ortadan kalktığını, yani zihnin kendi kendini tamir ettiğini, ancak azımsanmayacak bir kısmının ise kişinin yaşamında belirgin bir güçlüğe ya da psikopatolojiye neden olduğunu gösteriyor.

Bu arada yazıları okuyan pek çok danışanım ve okuyucum, yaşadıkları güçlüklerin ve sorunların hayatlarında yaşadıkları travmalarla ilgili olup olmadığını sordu. Aslında travmayı yukarıdaki gibi tanımladığımızda, yaşadığımız pek çok sorunun travmayla yakın ilgisi olduğunu söyleyebiliriz.

Şöyle bir soru sorabiliriz: Travmatik olayları ya da durumları etkilerine göre ayırmak anlamlı mıdır? Evet anlamlıdır. Beni bir köpek ısırdığında veya asansörde kapalı kaldığımda, yani travma tek bir olayla sınırlı kaldığında aşılması çok daha kolay oluyor. Örneğin; Marmara depreminde yaptığımız çalışmada, ortalama seans sayısı 5.2 idi. Yani, terapisini üstlendiğimiz insanların travmaları çok “ağır” olduğu halde, normal yaşama dönebilmeleri için yalnızca birkaç seans yetmişti. Bunu travmanın tek bir olayla sınırlı olmasına ve doğal bir olay sonucu oluşmasına borçluydular.

Travmatik süreç zamana yayılmışsa, yani tekrar etmişse ve travma bir insanın diğer bir insana yaptığı ile ilgili ise aşılması da, terapisi de ciddi biçimde zorlaşıyor. Travmatik yaşantının şiddeti travmatik olayın büyüklüğü ile orantılı olmayabiliyor. Yani ağır bir travma yaşamam için büyük bir olay olması da gerekmiyor. Küçük olayların zamana yayılması yetebiliyor.

Peki bu küçük ve zamana yayılan olayların adı var mı? Evet, bunları bir çeşit sınıflandırmamız mümkün. Yukarıda bunlardan birkaçını saymıştık: Terk, ihmal, onaylanmama ve dışlanma. Eğer kişi, yaşından bağımsız olarak bu travmatik süreçlere maruz kalmışsa, sorun büyük ihtimalle ağır yaşanıyor demektir. Bu arada garantili travma “jeneratörü” olarak her zaman şiddetin ve cinsel istismarın başı çektiğini eklememiz gerekir.

Şimdi gelelim okuyucunun ve danışanın sorusuna: Bugünkü şikâyetlerime bakarak, bunların geçmiş travmalarla ilgili olup olmadığını anlayabilir miyim? Evet hemen kesin yargılara varmadan ve tercihan travmayla uğraşan bir profesyonele danışarak, yani tedbirli hareket ederek, aşağıda sıraladığımız danışan şikayetlerinin en azından bir kaçına siz de sahipseniz ve bunlar günlük yaşamı ve ilişkileri sıkıntılı hale getiriyorsa, bu şikayetlerin geçmiş travmalarla bir bağı olduğunu düşünebiliriz.

Şikayetler
• Kimse beni sevmiyor
• Zayıfım / şişmanım / kısayım vs.
• Yetersizim
• Hiçbir işi doğru yapamıyorum
• Yanlış yapmaktan çok korkuyorum
• Herşey düzenli olsun istiyorum
• İstediğimi alamazsam deliye dönüyorum
• Çabuk pes ediyorum
• Sonunda hep yalnız kalıyorum
• Yakınlarımı kaybedeceğim diye kendimi kahrediyorum
• Kimseye güvenemiyorum
• İnsanları durmadan kırıyorum
• İnsanlar durmadan beni kırıyor
• Kimse beni anlamıyor
• Her şey yabancı gibi
• Sanki boşluktayım
• Eleştirilmeye gelemiyorum
• Çok eleştiriyorum
• Gidip gidip aynı yere tosluyorum

Bu listenin aslında çok daha uzun olduğunu ve yerimizin darlığı nedeniyle ve bir fikir vermesi amacıyla kısa tutulduğunu söylemek isterim.

Literatürde bunlara “Hayatın Tuzakları” deniyor. Böyle bir tuzağa yakalanıp yakalanmadığınızı üç kritere bakarak anlayabilirsiniz. Hayat Tuzakları:
• Yaşam boyu varlıklarını sürdürürler
• Zarar verirler
• Rahatsız da olsak varlıklarını sürdürürler

Yazan : Emre Konuk
Kaynak : www.isteinsan.com.tr
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Travmatik olayları ya da durumları etkilerine göre ayırmak anlamlı mıdır? Evet anlamlıdır. Beni bir köpek ısırdığında veya asansörde kapalı kaldığımda, yani travma tek bir olayla sınırlı kaldığında aşılması çok daha kolay oluyor.
Çok doğru asansörde kapalı kaldım ve bir zaman asansöre fobim oluştu ama zamanla aştım.Ancak babamın ölümünü uzun zaman kabullenemedim ve onsuz yaşama alışmak çok zor oldu.

Bugünkü şikâyetlerime bakarak, bunların geçmiş travmalarla ilgili olup olmadığını anlayabilir miyim
Ergenlik dönemini aştıktan ve kişisel gelişim kitapları okumaya başladıktan bir zaman sonra fiziksel şikayetlerim kendiliğinden yokoldu,kendini kabullenmek güzel bişey

Literatürde bunlara “Hayatın Tuzakları” deniyor. Böyle bir tuzağa yakalanıp yakalanmadığınızı üç kritere bakarak anlayabilirsiniz. Hayat Tuzakları:
• Yaşam boyu varlıklarını sürdürürler
• Zarar verirler
• Rahatsız da olsak varlıklarını sürdürürler
Katılıyorum minimum düzeyde tutabilmek en güzeli,ne mutlu başarabilene ;)

Paylaşım için teşekkürler...
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Örneğin; Marmara depreminde yaptığımız çalışmada, ortalama seans sayısı 5.2 idi. Yani, terapisini üstlendiğimiz insanların travmaları çok “ağır” olduğu halde, normal yaşama dönebilmeleri için yalnızca birkaç seans yetmişti. Bunu travmanın tek bir olayla sınırlı olmasına ve doğal bir olay sonucu oluşmasına borçluydular.
Travmatik süreç zamana yayılmışsa, yani tekrar etmişse ve travma bir insanın diğer bir insana yaptığı ile ilgili ise aşılması da, terapisi de ciddi biçimde zorlaşıyor.
Evet ya, bu yazıyı okuyunca farkettim. Travmanın bir olayla oluşması ile başka bir insan tarafından oluşturulması, travmayı geçiren kişi açısından önemli oluyor.

Ayrıca "Şikayetler" olarak yazılanlar her insanda olabilir. Ya da ben travmada mıyımki bi kaçı var bende. O da doğaldır yav,  her insanın içinde itiraf edemediği bu tip olumsuzluklar vardır zaten:)
 
S

spiritualsigns

Kullanıcı
20 Şub 2009
En iyi cevaplar
0
0
İzmir
Engramlarımızı bünyeden atmak oldukça zordur... ve herkeste mutlaka vardır..
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Önceki iş yerimdeki işverenimin hastalık derecesindeki mükemmelliyetçiliğinden kaynaklı kendimi aşırı beceriksiz vede yetersiz hissetmiştim ve ciddi ciddi özgüven sorunu yaşıyordum tabi bu duygunun onun kişiliğinden kaynaklı olduğununu bir sonraki iş yerimde farkettim ancak  bunun kişiliğime olumsuz etkisi kadar sonraki iş yerimde olumlu etkilerinide görmedim desem yalan olur.
Ruhuma o kadar işlemiştiki en iyisini yapmaya çalışmak son işyerimde çabuk sivrilmemede neden oldu :)
Annemin kaybından sonra hala devam eden bir durum sevdiklerimi kaybetme korkusudurki bir dönem gece kalkar kontrol bile ederdim uzun süredir yapmasamda bu kaybetme korkusundan kaynaklı aşırı töleranslıyımdır aileme karşı.
Yaşadığımız tramvaların ruh sağlığımıza olumsuz etkileri kadar bazen az birazda olsa faydalarınıda görebiliyoruz sanırım.
 
Üst