HAYATA TERSTEN BAŞLAMAK

  • Konbuyu başlatan Kristal
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde Kristal tarafından oluşturulan HAYATA TERSTEN BAŞLAMAK başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 8,896 kez görüntülenmiş, 35 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı HAYATA TERSTEN BAŞLAMAK
Konbuyu başlatan Kristal
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan TopraKanA
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin

Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir..
Süphesiz ki yasami tersten yasamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.
Nasil mi?
Cami’de uyaniyorsunuz. Bir tahta sandik içersinde, herkes karsinizda saf durmus, iyiliginize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmis vaziyette.
Tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli olarak.Herkes etrafinizda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazir.Arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Dogar dogmaz devlet size maas bagliyor, aylik veya üç ayda bir maasinizi aliyorsunuz. Ne güzel, hazir maas, hazir ev….

Altmisli yaslara kadar hersey garanti, huzur içinde yasiyorsunuz.
Sagliginiz gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor,kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalismak istiyorsunuz ve ise ilk basladiginiz gün sizehosgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altin kol saati veriyor patronunuz..
Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak ise basliyorsunuz.
Herkes karsinizda elpençe divan…

Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de basliyor. Gittikçe zayifliyor forma giriyorsunuz.
Diger hormonal aktiviteler artiyor, fevkalade…..

Aman ne güzel günler basliyor…
Derken birgün patron size artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada Babaniz ortaya çikmis, “fazla çalistin” diyor “artik eve dön, isi birak, okumaya basla,
harçiligin benden olsun…”
Keyfe bakar misiniz?

Okudugunuz dersler gittikçe kolaylasiyor. Ekmek elden, su gölden bir dönem basliyor. Partiler, Diskotekler,Kizlarin sayisi artiyor.
Derken Anne ve Babaniz sizi götürüp getirmeye basliyor, araba kullanma derdi de yok artik….

Günün birinde sizi okuldan da aliyorlar, “evde otur, keyfine bak, oyuncaklarinla oyna” diyorlar…Mamaniz agziniza veriliyor, zaman zaman altinizi bile temizliyorlar, hatta bu durum aliskanlik
yaratiyor ve hiç tuvalet kullanmamaya basliyorsunuz.
Derken Anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska bir keyifli dönem basliyor.
Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazir.
Bir gün karanlik ilik ve sicak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için agzinizi açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,sicacik, yumusacik, gürültü ve patirtisiz bir ortamda yasiyorsunuz.

Kuculuyor, kuculuyor, ufacik bir hücre halini aliyorsunuz.

ve günün birinde müthis bir olayla hayatiniz bitiyor….

Tersine yaşamalıydık…
Ölüm, harika bir ödül ….
Hayat tersine yaşanmalıydı bence önce ölümü savuşturmalıydık
Başımızdan yirmi yılımızı huzurevinde geçirip çok gençleştiğimiz için atılmalıydık altın bir saatimiz olduktan sonra işe başlamalıydık kırk yıl çalışmalıydık, ta ki emekliliğin tadını çıkarabilecek denli gençleştiğimiz güne kadar üniversiteye gitmeliydik sonra, liseye hazır hale gelene dek parti yapmalıydık iyice ufalmalıydık, oyun oynayıp sorumlulukları unutmalıydık küçük bir kız ya da bir erkek bebek olunca annemize dönmeli son dokuz ayımızı yüzerek geçirmeli ve sevgi dolu bir bakışta son bulmalıydık…

Can YÜCEL…

 
G

greta

Kullanıcı
9 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
güzelmiş :)
Can Yücel işte..
adam radikal dogmuş.
yada tersmi dogmuş demeliyim ;)
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir... Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu. Nasıl mı? Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içerisinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun, ve ağırbaşlı olarak. Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatl ar, çocuklar torunlar hepsi hazır. Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz. Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev... Altmışlı yaslara kadar garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz.. ve genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübelibir insan olarak ise başlıyorsunuz. Herkes karsınızda el pençe diva n... Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz. Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade.....aman ne güzel günler başlıyor... derken bir gün patron size artık üniversiteye gitsen daha iy i olur diyor. Bu arada babanız ortaya çıkmış, 'fazla çalıştın' diyor 'artık eve dön, işi bırak, okumaya basla, harçlığın benden olsun...' Keyfe bakar mısınız? Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor. Partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor. Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlı yor, araba kullanma derdi de yok artık.... Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, 'evde otur, keyfine bak, oyuncaklarınla oyna' diyorlar. Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvaletkullanmamaya başlıyorsunuz. Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor. Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır. Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz. Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz. Veeeeee.... En güzeli deeee...... Günün birinde müthiş keyifli b ir geceyle hayatiniz bitiyor... -- Can YÜCEL
 
S

serhatt

Kullanıcı
2 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
Her insanın başına gelecek olan özgelik anlarıdır..Tskkrler
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
teşekkürler, ancak bu konuyu ben açmıştım daha önce :)
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
Kristal' Alıntı:
teşekkürler, ancak bu konuyu ben açmıştım daha önce :)
ya baktım okadar bulamadım ama neyse artık kusura bakmaya özür dilerim :-[
 
EmSaL

EmSaL

Kullanıcı
9 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Çok güzeldi...Teşekkürler...

Baştan da olsa sondan da olsa sonu ölüm değilmi nede olsa....
 
Safari

Safari

Kullanıcı
7 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
Can Yücel'in daha önce okuduğum eserlerinden biri..
ßana bu yazı "Anı Yaşama"yı bugün'ün değerini daha iyi anlamımızı çağrıştırıyor..
Bir daha şuan şu dakika şu saniyeye tekrar gelemeyeceğimizii..
 
E

esranur

Kullanıcı
19 Mar 2007
En iyi cevaplar
0
0
cok güseldi,keşkee öle olsa.. :)
 
B

bıldırcın

Kullanıcı
4 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
ankara
çok güzel...
okurken derin bir ah çekip keşkee diyor insan,
Teşekkürler :)
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
bende teşekkrüe ederim arkadaşlar
 
R

re-Member

Kullanıcı
16 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
:D  hayata tersten başlamak...değişik bi bakış açısı .. :-\

______teşekkürler mybest_
 
A

ayben

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Can YÜCEL yorumu işte söylenecek söz yok, yok oluşta var oluşta hepsi O'nda gizli.
Neyse teşekkürler mybest  ;)
 
C

CaspeR

Kullanıcı
27 Ara 2006
En iyi cevaplar
0
0
Paylaşımın için teşekkürler..
 
M

mybest__

Kullanıcı
16 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
0
bende teşekkür ederim arkadaşlar sağolun yorumlarınız icin
 
Üst