--->Gülün adı<---(Umberto Eco)

  • Konbuyu başlatan su perisi
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kitap Önerileri kategorisinde su perisi tarafından oluşturulan --->Gülün adı<---(Umberto Eco) başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,854 kez görüntülenmiş, 3 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kitap Önerileri
Konu Başlığı --->Gülün adı<---(Umberto Eco)
Konbuyu başlatan su perisi
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan doğu-incim
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0

GÜLÜN ADI (ciltli)




Umberto Eco’nun 1980’de yayınlanan dev romanı Gülün Adı, artık çağdaş klasikler arasındaki yerini almış bulunuyor. Çok katmanlı bir yapıt olan romanda, 1327’de İtalya’daki bir manastırda geçen bir cinayet soruşturması anlatılıyor. Ama günümüz edebiyatına bambaşka bir soluk getiren, yepyeni bir türün kapılarını açan Gülün Adı, hem ortaçağ Hıristiyan dünyasını derinliğine irdeleyen bir tarihsel roman; hem de büyük bir ustalıkla kurulmuş, soluk soluğa okunan bir polisiye öykü. 1986’da başrolünü Sean Connery’nin üstlendiği film, çok daha geniş bir okur kitlesini romana yöneltmişti. O günden bu yana dünyanın belli başlı tüm dillerine çevrilen Gülün Adı’nı, Şadan Karadeniz’in benzersiz çevirisinden okurken, kendinizi 14. yüzyıl Avrupa’sının dinsel entrikalarının ortasında bulacak, gizemli bir öykünün labirentlerinde din ve bilimin çatışmasını izleyeceksiniz.





Kitap içindeki bir bölümden alıntıdır..


İbn-Hazm'ın sayfaları beni çok etkiledi; aşkı, sağaltımı kendi içinde
olan, başkaldıran bir hastalık olarak niteliyordu; çünkü bu hastalığa
yakalanan insan sağaltılmayı dilemez; (Tanrı bilir, doğru!) O sabah her
gördüğüm şeyin beni niçin böylesine coşkulandırdığını, aşkın, Ancira'lı
Basilio'nun da söylediği gibi, insanın içine niçin gözlerinden girdiğini ve
-şaşmaz bir gösterge- böyle bir hastalığa yakalanan kimsenin niçin aşırı bir
sevinç gösterdiğini, aynı zamanda niçin (o sabah benim yaptığım gibi) kendi
kendine olmak istediğini ve yalnızlığı yeğ tuttuğğunu, çevresindeki öteki
olayların büyük bir tedirginlik ve insanın dilini bağlayan bir şaşkınlığa yol
açtığını anladım... İçtenlikli bir sevdanın, sevdiğini görmesi engellendiği
zaman sararıp solduğunu, sonunda yatağa düştüğünü, bazan hastalığın beyne
egemen olduğunu, bu duruma gelen kimsenin aklını yitirip abuk sabuk şeyler
söylediğini okuyunca korkuya kapıldım (henüz o aşamaya gelmediğim açıktı;
çünkü kitaplığı keşfettiğimiz sırada zihnim oldukça uyanıktı). Ama hastalığın
kötüye gittiği zaman ölüme yol açabileceğini kaygıyla okudum ve kendi kendime,
kızın bana verdiği sevincin, ruhun sağlığına gereken ilgiyi göstermeksizin,
bedenin yüce bir biçimde kurban edilmesine değip değmeyeceğini sordum.

(...)

Daha sonra, Ermiş Hildegard'ın bazı sözlerinden o gün duyduğum ve
kızın yokluğundan kaynaklanan tatlı acı duygusuna yorduğum hüznün, cennetteki
o uyumlu ve kusursuz durumundan ayrılan bir insanın duyduğu duyguya tehlikeli
bir biçimde benzediğini, bu "nigra et amara" karasevdanın, yılan ıslığından ve
Şeytan'ın esininden doğduğunu öğrendim. Bu görüşe onun gibi bilgili olan
kafirler de katılıyordu çünkü Ebu Bekir Muhammed ibn Zekeriyya er-Razi'ye
yorulan satırlar ilişti gözüme: Er-Razi, Liber continens'de sevi hüznünü,
kurbanını tıpkı bir kurt gibi davranmaya iten kurt hastalığıyla bir tutuyordu.
Tanımı boğazımı sıktı: Sevdalıların önce dış görünüşleri değişime uğruyordu;
görme yetileri azalıyor, gözleri çukurlaşıyor, gözyaşları tükeniyor, dilleri
yavaş yavaş kuruyor ve üstünde kabarcıklar beliriyor, tüm gövdeleri kurumuş,
sürekli susuzluk çekiyorlardı; o zaman bütün günlerini yüzükoyun yatarak
geçiriyorlar, yüzlerinde ve kaval kemiklerinde köpek ısırığına benzer izler
beliriyor, sonunda geceleri tıpkı kurtlar gibi mezarlıklarda dolaşıyorlardı.
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Yazarın okudugum ilk romanı...Bazı bölümleri sıkıyor gibi olsada,bir anda sayfalar sular gibi akımıyorda degil..
Kilise yönetimi ile ilgili bölümler sıksada,cinayeti araştırma şekli Grangeyi anımsatıyor...
Diger kitaplarınıda okuyacagım..Tavsiye edeceginiz bir kitap varsa,bu yazar ile ilgili hemen araştırıp kitaplıgımda yerini aldırayım... :)
 
D

doğu-incim

Kullanıcı
13 Ocak 2009
En iyi cevaplar
0
0
bu kitabı çok merak ediyorum ilk gördüğüm yerde alcam ve bunu okucam mutlaka en kısa zamanda
 
Üst