Gelecekte başarı için artık öngörü yetmiyor, "UZGÖRÜ" lü olmalısınız!...

  • Konbuyu başlatan GulsahToptas
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kim, Neyi, Nasıl Başardı? kategorisinde GulsahToptas tarafından oluşturulan Gelecekte başarı için artık öngörü yetmiyor, \"UZGÖRÜ\" lü olmalısınız!... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,236 kez görüntülenmiş, 3 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kim, Neyi, Nasıl Başardı?
Konu Başlığı Gelecekte başarı için artık öngörü yetmiyor, \"UZGÖRÜ\" lü olmalısınız!...
Konbuyu başlatan GulsahToptas
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan kackarlar08
G

GulsahToptas

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
gulsaht.blogcu.com
İnsanı diğer canlılardan ayıran üstünlüğü; duygularını da kullanarak "düşünebilmesi". Geleceği düşünmek, merak etmek, önlem almak insanın ortaya çıkışıyla beraber var olan bir durum. Aslında, her kurumsal ve bireysel kararımızı geleceği düşünerek, farklı seçenekler arasında tercihler kullanarak yapıyoruz. Yakın denebilecek zamanlara kadar daha çok, temel bilimler ve teknoloji alanında çalışanlar, geleceği tahmin etmekle ilgili çalışmalar yapıyor, sosyal bilimlerse kısa dönemli tahminlere yöneliyorlardı. Geleceği tahmin etme çalışmaları 1930’larda başlayıp, 1960’larda gelişerek arttı. Araştırmacıların kullandıkları en yaygın yöntemler; Delfi Anketi (Delphi Survey), Senaryo Planlama (Scenario Planning), Karşılıklı Etki Analizi (Cross Impact Analysis) ve Bilgisayar Destekli Simülasyon olarak dikkat çekti. Bu yöntemlerden, Soğuk Savaş dönemi ve sonrasında başta Amerika olmak üzere, gelişmiş ülkelerle büyük firmalar, özellikle savunma sanayinde, daha çok teknolojik ilerleme ve strateji geliştirme gibi konularda yararlandılar. Geleceği tahmin- "forecasting"- yaklaşımında, yukarıda belirtilen yöntemlerden birini kullanarak en yüksek olasılığı belirlemek ağırlık kazanıyor ve aslında bugün hızla ağırlık ve önem kazanan "uzgörü-foresight" yaklaşım ve çalışmalarının ilk temellerini oluşturuyor.

Özellikle 1973 petrol krizinin tahmin edilememesinden sonra, bu şekilde yapılan gelecek tahminlerinin geçerliliği ve güvenilirliği sorgulanmaya, iş ve yaşam koşulları, toplumsal yapılar karmaşıklaştıkça karar verme sürecinde etkili olan faktörlerin değişmesi gerektiği tartışılmaya başlandı. Sadece, eğilimler-trendler-, itici güçler-driver-, ekonomik göstereler-economic inidicators- gibi belirleyicileri kullanan basit tahmin yöntemleri bu dönemden sonra tamamen ortadan kalkmadı, ancak temel varsayımları önemli değişikliklere uğradı. Zamanda süreklilik ve lineerlik kavramının olmadığı, süreksizliğin de olduğu varsayımının kabulüyle tahminler geleceğin, tamamen geçmişin bir uzantısı olmadığı düşünülerek ve çok deterministik olmayan bir biçimde yapılmaya başlandı.

1980'lerde gelecek odaklı politika ve strateji oluşturmada, gelişmeleri tahmin edip pozisyon almayı öngören "reaktif" yaklaşımın yerini, "proaktif" olmak aldı. Gelecek için farklı seçenekler olduğunu kabul eden, geleceği değiştirmeye, onu kontrol etmeye dayalı bir bakış açısı benimsenmeye başlandı. Bu dönemlerden sonra, evrensel, ulusal, bölgesel, sektörel ve hatta kişisel gelişmeleri tahmin etmenin sadece teknolojik Ar-Ge çalışmalarıyla mümkün olmadığı, sosyal, psikolojik, ekonomik ve politik boyutların da bütün bir sistemi etkilediği, bu faktörlerin de göz önüne alınması gereği fark edildi. Ekosistem, interdependency-birbirine bağlımlılık- kavram ve yaklaşımları yaygınlaştı. Bilim ve teknoloji alanında dahi pazar odaklı, sosyal ve demografik eğilimleri göz önüne alan geniş bir bakış açısı ağırlık kazandı.
Artık geleceği tahmin etmek, sadece uzman veya bilim insanlarının değil, bütün paydaşların katıldığı, uzlaştığı bir gelecek vizyonu oluşturma süreci olarak algılanıyor. "Geleceği Yönetmek", hatta "Değişimin Önüne Geçmek" gibi yaklaşımlar ağırlık kazanıyor. İşte bu gelişmeler bizi  'Uzak görüş', 'Uzman görüş' ve 'Uzlaşmacı görüş' anlamlarına dokunan "Uzgörü" yle buluşturuyor.  Uzgörülü olmak, yaratıcı, problem çözücü, esnek, katılımcı ve organize bir yaklaşımla uzun dönemli gelecekle bağlantı kurmayı, geleceği yönetmeyi ve yaratmayı amaçlıyor. Gelecekte başarı için artık öngörü yetmiyor, "UZGÖRÜ" lü olmalısınız! Forecast yerini, foresight’a bırakıyor…
not: Ufuk Tarhan 'dan alıntıdır.
 
Ö

ölüdeniz

Kullanıcı
2 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
uzay boşluğu
Bu makaleyi daha önce de okumuştum yine büyük bir keyifle okudum teşekkürler Gülşah
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Ya ne bilim insanlar bir çok şeyi özellikle iş hayatında bir bakışta nasıl anlarlar bilmiyorum.
Yani şartlar konum durum her an değişebilir yani bir bakışta anladıgınız şey anladıgınız anda da değişebilir.

Yani öngörü bence daha saglıklı değilim hem bu hız ne için onuda anlamış değilim.
Gittikçe insanların makina gibi olması isteniliyor gibime gelio özellikle iş hayatında öngörü bence iyidir abi uzgörü hırstan başka bişe değil.

Aşırı hırsta hayatın her alanında iş aile okul gibi insanı hata yapmaya zorlar diye düşünüyorum.Bu yorumumu bu konunun ön görüsü olarak alabilirsiniz.
Teşekkür ederim.

 
Üst