GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KADERİ:ŞİMDİ

  • Konbuyu başlatan senarist081
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde senarist081 tarafından oluşturulan GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KADERİ:ŞİMDİ başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 4,878 kez görüntülenmiş, 11 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN KADERİ:ŞİMDİ
Konbuyu başlatan senarist081
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan bıldırcın
S

senarist081

Kullanıcı
30 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Duzce
Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.
Cahit Tarancı


İş yerinde oturmuş, önünüzdeki dosyayı inceliyorsunuz. Bir anda sayfaları çeviren parmaklarınız bir sayfada takılıp kalırken, gözleriniz çevirdiğiniz sayfanın dışında bir yerlere kayıyor, donuklaşıyor, görüntüler netliğini kaybediyor. Ve zihninizin derinliklerinde tam olarak farkında olmadığınız bir anıya gidiyor, bazı görüntüler görüyor, konuşmalar duyuyorsunuz.
Kelimeleri anlamasanız bile bu bir tartışma, bir iç hesaplaşma… Bedeniniz o tanıdık ağırlık, baskı ve soğukluk duygusuyla doluyor yeniden. Ter içinde, bir anda zamandan ve mekândan koptuğunuzu fark ediyorsunuz ve hızla geri geliyorsunuz.
Belki de bu sayfaları okurken defalarca bunu yaşadınız. Tam olarak nereye gittiğinizin farkında değildiniz ve neden oraya gittiğinizi de bilmiyordunuz. Belki de farkındaydınız ama hangi kelime, hangi cümle sizi oraya götürdü, onu bilmiyordunuz.
Bu ve buna benzer tabloları zaman zaman yaşarız. Çevremizde birilerinin söylediği bir söz, gördüğümüz bir şey bizi farkında dahi olmadan, sayısını bilmediğimiz irili ufaklı birçok anıya götürür.
Araba kullanırken, televizyon izlerken, yemek yerken, dişlerinizi fırçalarken, biriyle konuşurken, yürürken, balık tutarken, spor yaparken hatta bir kitap okurken sık sık geçmişe gidersiniz. Oysa, geçmiş öyle güllük gülistanlık bir yer değildir. Geçmiş, aksine fırtınaların koptuğu, başarısızlıkların yaşandığı, ezilmişliklerin, dışlanmaların, küçük düşürülmüşlüğün, hayal kırıklıklarının ve acıların olduğu, çatışmaların geldiği bir yerdir.
"O gün bunu yapmasaydım, şimdi kim bilir nerelerdeydim."
"Kim bilir şimdi her şey ne kadar farklı olurdu."
"Bana bunu nasıl yaptı?"
"Bunu hiç hak etmemiştim."
"Eğer yaşıyor olsaydı…"
Bu cümlelerdeki üzüntüyü, sıkıntıyı fark edin lütfen. Sık sık içine düştüğümüz bu ruh hallerinin hiçbiri şimdiye ait değildir. Bu duyguların hepsi geçmişe aittir. Bu duygu ve düşünceler bizi boğar, esir alır. Hatalarımızı ve uğradığımız haksızlıkları düşünür ve bu düşüncelerin pençesinde kıvranıp dururuz, sanki onlardan hiç kurtulamayacakmışız gibi.

Dünün ve Yarının Kaygısı Bugünü Kaybettirmesin

Bir çift konuşmaya başladığında, söz dönüp dolaşıp geçmişte birbirlerine yaptıkları yanlışlara, birinin söylediği ve diğerinin rahatsız olduğu bir cümleye, karşılanmayan bir beklentiye gelir. Söz konusu olan hep geçmiştir ve geçmişe gidildiğinde ilk akla gelenler olumsuzluklardır. İlk önce geçmişteki felaketleri, acıları anımsarız. Düşmanlık duygularımız, öfkemiz, öç duygularımız da geçmişte barınmaktadır.
Mutsuzluğun temel nedenlerinden biri de; içinde bulunduğumuz anın dışına çıkarak, geçmişe yaptığımız huzursuzluk ve tedirginlik dolu yolculuklardır. Geçmişimizde hep olumsuzluklar mı var? Elbette hayır. Ama insanoğlunun tercihi çoğu zaman olumsuz olana gitmektir.
Elbette yaşadıklarımızdan ders çıkarmalıyız ve bugünün sorunlarını bugün çözmeliyiz. Yarın çözmeye kalkarsak, yarın yaşayacağımız güzellikleri ve mutlulukları da sonsuz ve belirsiz bir geleceğe erteleriz.
Sürekli dönmesini beklediğimiz, ailenin dışarıda yaşayan bireyi gibidir "yarın". Yarını bekleriz ama yarın hiç gelmez. İşlerimizi, eylemlerimizi, önemli kararlarımızı ve birçok şeyi yarına erteleriz. Ya da "Yarın geldiğinde acaba ne olacak?" merakı ve endişesi vardır zihnimizde. Her türlü kaygıyı ve endişeyi yarına yükleriz. Sevgimizi vermek, işimizi yapmak, bir şeyleri paylaşmak için yarını beklemeye başlarız. Yine korkularımız depreşir en acı haliyle. Ve yarın gelmez. Çünkü yeni günün adı yine "bugün"dür. Elimizde var olan tek zaman dilimi aslında "şu an"dır. Bir şey yapacaksanız, elinizdeki büyük fırsatı kullanın ve "bugün", "şimdi", "şu an" yapın ya da "gelmeyecek sonsuz geleceğe" erteleyin.

Kaynak: www.gencgelisim.com
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Teşekkürler senarist.
Çoğu insanın müzdarip olduğu bir konudan bahsetmişsin (ben de!!)  :(
Çoğumuz böyle yaşıyor ve şu anki güzellikleri kaçırıyoruz. Dünü özleyip, yarını bekleyerek bugünü mahvediyoruz. Yani ben de öyle oldum bu son zamanlarda..

Bir kere daha hatırlattın tembelliğimi
saol  ;)
 
C

campenella

Kullanıcı
5 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Sürekli dönmesini beklediğimiz, ailenin dışarıda yaşayan bireyi gibidir "yarın". Yarını bekleriz ama yarın hiç gelmez.


yarın,gelir...önemli olan geldiğini farkedebilmekte...
 
H

hosap65

Kullanıcı
28 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
VAN
Belkide tüm insanların maruz kaldığı bir olumsuzluk durumuna değinmişsin.
gerçekten de hepimiz bu durumdan şikayetçiyiz. ama şikayetle sorunun çözülemeyeceğini de biliyoruz. hep geçmişin olumsuzluklarını sorgulayarak bu günümüzü de harap ediyoruz. Ama onlar geçmişte kaldı. "BİZ BU GÜNE BAKALIM."
TEŞEKKÜRLER
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Sadece geçmişle ilgilensek iyi bir de geleceği de kafamıza takıyoruz. Bugüne kafada yer kalmıyorki!
 
K

Kristal

Kullanıcı
28 Ağu 2007
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
''Şimdiki aklım olsa'' diye başlayan cümleler,keşkeler yitirilen zamanın ardından hayıflanmak kişisel gelişimin ifadesidir bence.Evet bir çok fırsat kaçmıştır,kayıplar yaşanmıştır,hayaller ertelenmiştir yada hiç fırsat yaratılamamıştır.Bütün bu olumsuzlukların içinde ''An''ın önemi anlaşılmıştır.Benim çok beğendiğim bir söz vardı''bir insan yedi yaşında düşündüğünü yetmişyedi yaşında da düşünebiliyorsa o insan hiç yaşamamış demektir'' :)
 
K

kamuran

Kullanıcı
24 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Geçmiş için üzülüp gelecek için kaygılanmaktansa, şu an içinde ne yapabileceğimizle ilgilenmek bizi olumlu sonuçlara götürecektir.
Paylaşımınıza teşekkürler :)
 
O

orel

Kullanıcı
14 Eyl 2006
En iyi cevaplar
0
0
En onemli an suandir.. dun sadece bir hatira , yarinda bugunun eseri...
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Klişeleşmiş sözler vardır; "geçmişteki hatalardan dersler çıkarmak" gibi...
Her insan hata yapar, ve insanı olgunlaştıran en önemli unsurlardan birisi yaptığı hatalar değil midir?
Bir hata yaparız, örneğin korktuğumuz için bir yalan söyleriz, gerçeğin ille ortaya çıkacağı gerçeğini unutarak, ve bu yalanın faturasını ödeyen biz oluruz aslında. Güvenmememiz gereken insanlara güveniriz bazen, ve ilk yediğimiz dost kazığı, hatamız olarak hanemize işlenir. Ancak bunlar hep ders olur, ve daha doğru düşünmeye daha tutarlı davranmaya başlarız. Yani olgunlaşırız.
Elbette olgunlaşamayan kişiler de vardır, halk arasında "ay çocuk gibi hala" deyişi boşuna değildir:)

Kişisel yanıtım bu yazıya; Belki de yaşamımda  ertelememeyi çoktan öğrendiğim için, geçmişi düşünmüyorum çok fazla. Düşündüğümde ise acı, sıkıntılı tablolar karşıma çıkıyor ama, huzur ve mutluluk tabloları daha çoğunlukta. Yaptığım hataları bile, bana yaşamı öğreten olgular olarak kabul edip, gülümseyebiliyorum.
"Şu an"ın bile on dakika sonra geçmişim olacağının farkında olarak yaşıyorum, ve değerlendirmek istiyorum.
Bugüne kadar nasıl hatalar yaptıysam, bundan sonra da yapacağımın bilincindeyim her zaman. Ama bir önceki hatam kadar büyük olnmayacağının da bilincindeyim artık. Çünkü her gece günün muhasebesini yaparak başımı yastığa koyuyorum. Kendimi başka bir insan gibi düşünüyorum, ve bu da daha objektif bakmamı  sağlıyor.
Ve kısaca ben ertelemeleri sevmediğim için, mutluyum:)
 
L

laleselen

Kullanıcı
2 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
istanbul
Geçmişte yaptığımız hatalar gelecekte alacağımız doğru kararların aynasıdır.Hata yapmadan doğruyu bulamayız tabi en önemlisi gelecekte ki hatalarımızı minumuma çekmektir.
 
R

roze

Kullanıcı
31 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Kayseri
Ve yarın gelmez. Çünkü yeni günün adı yine "bugün"dür. Bu cümle gerçekten de çoook etkileyici. Yazı da çoook güzeldi. Paylaşımın için tşkler ;)

"Şu an"ın bile on dakika sonra geçmişim olacağının farkında olarak yaşıyorum, ve değerlendirmek istiyorum. Çoook güzel, anlamlı bir cümle. Böyle bir düşünceye sahip olduğunuz için ne mutlu size :)
 
B

bıldırcın

Kullanıcı
4 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
ankara
Teşekkürler senarist güzel bir yazıydı :)
 
Üst