Fark Etmeyi Yaşamaktır Görmek

  • Konbuyu başlatan senarist081
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde senarist081 tarafından oluşturulan Fark Etmeyi Yaşamaktır Görmek başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 2,007 kez görüntülenmiş, 4 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Fark Etmeyi Yaşamaktır Görmek
Konbuyu başlatan senarist081
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan lilaslmn
S

senarist081

Kullanıcı
30 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
Duzce
Ne geç kalmışızdır ne de erken gelmişizdir. Vakitlice yaşamaktayız günün en dem saatini… Sıraya konmuş birden fazla işsel hisler… Demem o ki; geç geç nereye bu varış? Koca bir duvar belirince arkamızda, ahlayıp kabul etmek kaderin parçası mı?

İnce sızı düşüyor bu sefer doğrulan bedene, öyle dert edinmek değil bu sefer ki! Asıl olan ve bilineni göze sokmak, düşündürmek ya da saklı benlikteki kişiyi, elinin orta kısmına kondurmak… İki çift söz dilimde, tebessümüm ve kapı eşiğinin ilerisine ilk adımla başlıyorum. Derler ya hani “ yüzsüz” hiç fark etmez! Bir bildiğim varsa, yok sayılamaz! Teker teker düşüyor içimin iletileri, susuz bedenler gibi önümdeki varlık… İç seslerini duyar gibi kulaklarım, yok yok bitmedi kapatılamaz açtığım yara… Sonunda susan diline bir seda oturuyor. Ama beklenen bu değil ki!

Kişiyi anlamak, dinlemek ve yardımcı olmaya çalışmak değil onu rahatlatan; evet gelişme olarak çok şey ifade etsede, kendi sorununu aşamadıkça, siz iki köyün köprüsü olmuşsunuz fark etmez bilirsiniz. Ya o beden? Çelişkiler içinde varlığındaki duygu buketini nasıl sunsa kabul olunur sorusunda? Oysa çok şey değil istediğimiz; bizim gibi bir kalptir aşındırdığımız. Asıl kişi olma sıfatı yüklediğimiz kişilerdeki özellik sebeplerimizde saklıdır sevgilerimiz…

Çok geçmez aradan, üç gün can çekersiniz. Pencerenin orta göbeğinde belirir varlığınız, sonra acımsı bir tattır dilinizi burkan… Sersem ve uykusuz iki gece, elinizdeki fincandan sızar buğusu çıkmış kahve tortularınız. Seher kucaklar yine sizi, koşturan insan görüntüsünde kendi varlığınızı düşünmek ürkütücüdür. Yine sabahın onunda çalan kapı zili! İğrenç ve mide bunaltıcı ter kokusu eşliğinde soru cevap ilişkisi…

Gel gelelim bir kendimiz vardı bir zamanlar, hikâyesi bitmiş kız rolü verilmişti elimizdeki kaleme… Düşünebildiğin kadardır yazmak; bazen yaşadığın kadardır düşünmek! İki heceli kelimeler, sayı çubuğu kadar rakamlar yüklenir benliğe, bitmez yaşının en olgun hali! Tükenmek isteyen iç, sonundaki birikintiyle tazeler en olmadık yerde kendini… Yani çok çok zaman gerekli değil gecikmiş olduğunu anlamaya, sadece fark etmeyi yaşamaktır görmek…

 
morkiz

morkiz

Kullanıcı
10 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
cümleler o kadar alışık olmadığım şekilde ve biraz uzun cümleler gelmiş ki bana,biraz anlamakta güçlük çektim  :) ama anladıktan sonra gerçekten çok hoşuma gitti güzel yazmış kim yazdıysa artık  :)
 
Ö

ölüdeniz

Kullanıcı
2 Ocak 2008
En iyi cevaplar
0
0
uzay boşluğu
Fark edilmek değil sorun olan, fark ettirendir farkedilmeyi sebepli kılan! Teşekkürler Tarık
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Düşünebildiğin kadardır yazmak; bazen yaşadığın kadardır düşünmek!

Konunun özü bumudur..Budur.. :) teşekkürler senarist..
 
L

lilaslmn

Kullanıcı
22 Mar 2008
En iyi cevaplar
0
0
aydın
Düşünebildiğin kadardır yazmak; bazen yaşadığın kadardır düşünmek!
  bazen gördüklerin kadardır hayat,bazen sundukların kadar anlamlıdır nefes alıp verişin..susma kalbim dediğin kadar heyecan vericidir özgürlük,hazmedemediğin yaşamların bir bedelidir ömür.. :-\
         
 
Üst