En iyi 20 korku filmi

  • Konbuyu başlatan su perisi
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Sinema kategorisinde su perisi tarafından oluşturulan En iyi 20 korku filmi başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 20,275 kez görüntülenmiş, 10 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Sinema
Konu Başlığı En iyi 20 korku filmi
Konbuyu başlatan su perisi
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan suheda:)
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
En iyi korku filmleri insanı derinden huzursuz eden filmlerdir. Karanlık bir kabus veya kötü bir çocukluk anısı gibi biliçaltınıza yerleşir ve asla aklınızdan çıkmazlar.



Aklınızda bu derece derinden yer edinmiş korku filmleri, sizi kemiklerinize kadar ürpertebilir. Burada seçilen korku filmleri ise zaman sınavını geçmiş ve hatta şarap gibi aradan geçen süre içinde değerlerini daha da arttırmış olan filmler.




Bu filmlerin arasına bazı yeni filmler de eklendi çünkü onların tarihsel önemini belirleyebilmek için henüz çok erken. Yönetmenlik, oyunculuk ve orijinallik açısından incelediğimiz bu filmleri 'ne kadar korkutucu' oldukları anlamında da değerlendirdik.




Şüphesiz başka dillerde -bilhassa Uzak Doğu'da çekilen korku filmlerinin de orijinal bir anlamı vardır ancak bu listedeki filmler İngilizce dilinde yapılmış filmlerden seçildi. Bunu yaparken de TV dizisi olarak çekilen ya da bilimkurgu unsurlarla birlikte çekilen (Sinek ve Alien gibi) korku filmleri değerlendirme dışı bırakıldı.




Filmler yapım yıllarına göre eskiden yeniye doğru sıralanmıştır.

NOSFERATU - 1922 ve VAMPİR NOSFERATU - 1979 F. W. Murnau'nun sessiz film olarak çektiği orijinal filmde ekspresyonist bir ışıklandırma kullanılmıştı. Max Schreck sinema tarihinde en iğrenç ve patetik vampir karakteri olarak yerini aldı. 1979'da Werner Herzog'un yeniden çektiği versiyon ise her bakımdan korku sinemasının hakkını vermekle kalmadı diğer bütün vampir filmlerini açık ara geride bıraktı.

FRANKENSTEIN - 1931. İnsan yapımı bir canavarın anlatıldığı James Whale'in klasik eseri bugün bakıldığında ilk gösterime girdiği zamanlardaki kadar korkunç değil, orası kesin. Ancak hala 'olağanüstü bir trajedi' olarak övgüyü hakediyor. Canavar rolündeki Boris Karloff'un görsel etkisi yıllarca hafızalarımıza kazındı ama çılgın ve manyak rolündeki Colin Clive'ın performansını da asla unutmamak lazım. Filmin en korkunç sahnelerinden biri (kör kızın boğulmasıyla ilgili olan sahne) önce kesildi sonrada 1987'de filme tekrar eklendi.

DRAKULA - 1931. Bela Lugosi hayatının en önemli rolünü oynamıştı. Bu eski ve klasikleşmiş filmin öyle çarpıcı sahneleri vardır ki sanki sessiz film olarak çekildiği zannedilir.

MUMYA - 1932. Karl Freund'un etkileyici ışık kullanımları ve Boris Karloff'un performansı, mumya filmleri arasında bu filmi en ön sıraya çıkarıyor. Daha ziyade macera filmi olarak çekilen 1999 tarihli film, bu orijinal versiyonla karşılaştırıldığında çok çocuksu ve sanattan yoksun kalıyor.

DR.JEKYLL VE MR.HYDE - 1932. Frederic March'ın hem zeki bir doktor hem de onun canavar ruhlu alter-egosunu canlandırırken gösterdiği performans, kazandığı Oscar ödülünü gerçekten hakediyordu. John Barrymore'un çektiği sessiz sinema versiyonu da izlemeye değer.

UCUBELER - 1932. İlk dönemlerdeki korku filmleri ustası Tod Browning bu filmi çekmek için gerçek hayatlarında 'fiziksel çirkinlikleriyle sahneye çıkan' bir grup insanı bir araya getirmişti. Filmde anlatılan öyküde ise bir grup 'ucube'nin (freak) güzel görünüşlü fakat şeytani ruhlu karakterlerden intikam alması anlatılır. Orijinal versiyonun pek çok kısmı Amerika'da sansürlenmiş, İngiltere'de ise tamamen yasaklanmıştı. Stephen King 'Danse Macabre' (1982) adlı kitabında, kendi çocukluğunda izlediği korku filmlerinden nasıl etkilendiğini anlatırken bu filmden özel olarak bahseder.

FRANKENSTEIN'IN GELİNİ - 1935. Boris Karloff'un Frankenstein canavarı, korku filmleri tarihindeki en trajik figürdür. Bu filmde ise canavar, bu sefer de kendisine bir eş yapması için yaratıcısını tehdit eder. Bazı bakımlardan efemine Dr. Pretorious'un canavara zaten bir 'eş' olduğu fikrinden hareketle bu filmin bir takım 'gay' temaları akıllı bir üslupla aktardığı da söylenebilir. Her bakımdan 1931 yapımı Frankenstein filminden daha iyiydi.

******** - 1941. Bu filmdeki ******** Larry Talbot rolüyle Lon Chaney Jr. ölümsüzlüğe ulaştı ama yardımcı rollerdeki Claude Rains ve Evelyn Ankers de mükemmel performans göstermişlerdi. Jack Pierce'in yaptığı makyaj ise gerçekten muhteşemdi.

KÖTÜ TOHUM - 1956. Kendi annesinin canice cinayetler işleme eğiliminin 9 yaşındaki masum görünümlü kızına da geçmesinden korkan bir annenin öyküsü. Patty McCormick korku filmleri tarihinin en ürkütücü performanslarından birini gösterdi.

SAPIK - 1960. Anthony Perkins ve Janet Leigh'in başrollerde oynadığı Alfred Hitchcock'un bu şok edici başyapıtı korku sinemasında bir devrim yaptı. İlk defa bu filmle birlikte 'insan psikolojisi' korku filminin odak noktasına yerleşmiş oluyordu. Bernard Herrmann'ın performansı filmde hissettiğimiz korkuyu daha da derinleştirdi. Anthony Perkins ise Norman Bates rolünde üç defa daha kamera karşısına geçti ama ilk filmdeki başarısını asla yakalayamadı.

KUŞLAR - 1963. Klostrofobi temasını da içeren 'saldıran kuşlar' teması, Hitchcock'un en iyi çalışması değildir. Gene de akılda kalıcı dehşet sahneleriyle bu film takdir edilmeyi hakediyor. Çiftlik evinde kısılıp kalan insanlar fikri, daha sonra 'Yaşayan Ölülerin Gecesi' filmini etkilemiştir.

ROSEMARY'NİN BEBEĞİ - 1968. Roman Polanski'nin bu filminde şeytani özelliklere sahip bir çocuğun doğumu hem karanlık hem de komik bir öykü çerçevesinde anlatılırken arka planda feminist bir mesaj da izleyicilere iletilir. Mia Farrow ve John Cassavetes'in performansları da takdiri hakediyor.

YAŞAYAN ÖLÜLERİN GECESİ - 1968. George Romero'nun bu müthiş zombi filminde adeta otantik bir belgesel film izliyormuş hissine kapılırız. Daha sonraları bu film pek çok zombi filmine ilham verdi ve hatta 1990'da tekrar çekildi. Zombi kızın kendi babasını parçaladığı sahne, sinema tarihindeki en korkunç sekanslardan biridir.

ŞEYTAN - 1973. William Friedkin'in bu müthiş filmde şeytan tarafından ele geçirilen küçük kızın (Linda Blair) öyküsünü son derece inandırıcı makyaj ve korkunç görüntü efektleri eşliğinde izleriz. 2000'de piyasaya çıkarılan 'geliştirilmiş' özellikli versiyonda bazı korkunç sahneler de eklenmişti ama filmin konteksti içinde bu eklemelerin ne kadar işe yaradıkları tartışılır.

JAWS - 1975. Pek çok genç ve çocuk bu filmi izlerken sinemada gözlerini kapatmaktan kendini alamadı. Bu filmin gösterildiği yıllarda pek çok insan korkudan denize giremedi. Peter Benchley'in romanından uyarlanan ve yönetmenliğini Steven Spielberg'ün yaptığı bu filmin başrollerini Roy Scheider, Robert Shaw ve Richard Dreyfuss paylaşmış, film üç Oscar ödülü almıştı.

CARRIE -  1976. Stephen King'in romanından çok şık biçimde uyarlanıp Brian De Palma tarafından yönetilen bu filmdeki mezuniyet balosu sahnesi o kadar klasik oldu ki sonradan defalarca taklit edildi.

ELM SOKAĞI KABUSU - 1984. Robert Englund'ın canlandırdığı Freddie cinayete kurban gitmiş bir katil olup, kendisini öldürenlerin çocuklarına -gördükleri rüyalarda- saldırmaktadır. Düşük bütçeyle çekilen bu filmin şaşırtıcı başarısı sekiz gereksiz devam filminin ve bir TV dizisinin çekilmesine yol açtı.

KUZULARIN SESSİZLİĞİ - 1991. Jonathan Demme'nin popüler filminde sergilenen yamyam bir seri katilin kendine has cazibesi çok büyük etki yarattı. Anthony Hopkins'in canlandırmasıyla Hannibal Lecter karakteri sinema tarihindeki en önemli kötü adamlardan biri oldu.

YEDİ - 1995.
David Fincher'in bu filmi diğer pek çok korku filminden daha korkunçtur çünkü seyircinin hayalgücüne çok şey bırakıyor. Morgan Freeman ve  Brad Pitt detektif rolünde gerçekten mükemmel.

BLAIR CADISI - 1999. Oldukça emprovize bir tarzda -sanki bir belgesel filmmiş gibi- çekilen bu film 90'ların en gerçekçi ve akılda kalıcı korku filmi oldu.

 
M

Murky

Kullanıcı
19 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
Antalya
Birçok korku filmi izledim ama birtek Dabbeyi izlerken korktum. Türk filmi olduğundanmıdır ne :)
 
Ö

özlem1980

Kullanıcı
25 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
korku filmlerine bayılırım listedekilerin çoğunu izledim ama izlemediklerimde var ayrıca izlediklerimin çoğu beni hiçç korkutmadı  :( (mesela yedi, kuzuların sessizliği filmleri beni korkutmadı ama etkileyici filmlerdi)
izlemediklerime bakayım birde madem okadar iyiler  bakalım korkutacaklarmı teşekkürler peri
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Murky' Alıntı:
Birçok korku filmi izledim ama birtek Dabbeyi izlerken korktum. Türk filmi olduğundanmıdır ne :)
Dabbe de kendi kültürümüzüden bir şeyler bulduğumuz için olsa gerek,ayrıca beni pek etkilemedi,"Büyü" den etkilendiğim kadar hiç bir türk filminden etkilenmedim..

özlem1980' Alıntı:
korku filmlerine bayılırım listedekilerin çoğunu izledim ama izlemediklerimde var ayrıca izlediklerimin çoğu beni hiçç korkutmadı  :( (mesela yedi, kuzuların sessizliği filmleri beni korkutmadı ama etkileyici filmlerdi)
izlemediklerime bakayım birde madem okadar iyiler  bakalım korkutacaklarmı teşekkürler peri
Listeye bende şöyle bir göz attım da sana hak vermemek elde değil özlem.."En iyi korku filmi " değil de,"En iyi gerilim filmi" diye şeçilmiş olsa sözüm olmayacak...
Listede beğendiğim gerilimi en yüksek film ne diye bakacak olursam,"Kötü tohum" diyebilirim...Ayrıca belirtmek isterim,bu güne kadar en çok etkilendiğim film "Halka" dır...Japon filmlerini pek sevmesem de, filmin aynı adlı adından senaryo uyarlaması  Ehren Kruger imzası taşıyor olması dolayısılıyla beğendiğimi ve uzun süre etkisinde kaldığımı belirtmedende geçemeyeceğim..
 
M

MEDİHA1

Kullanıcı
10 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Kayseri
Şeytan'ı izlemeyi düşünüyordum. o şeytan çarpmasına çok benziyormuş diye izlemedim. İzlenecek Türk korku filmi denince Musallat aklıma geliyor. Evde tek başıma izledim. Filmin son 5 dksına kadar hiç korkmadım ama son 5dkda tüm olay ayan beyan çıkınca sonucundan korktum. değişik bi yapım başka korku filmleri taklit etmemiş. korkmak isteyenlere öneririm :)
 
G

gokturk

Kullanıcı
12 May 2009
En iyi cevaplar
0
0
www.fussilet.com
Dün akşam ATV'de Garez-2 vardı sonuna kadar seyretmeyi düşünüyordum ama eşimin yüzünden yarıda kaldı.Favori filmlerimin başında gelir..
 
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0
Türk korku filmleri beni korkutmuyor güldürüyor  ;D
Garezdeki basit benzetmeler gibi :)
 
U

ukalaman

Kullanıcı
1 Haz 2010
En iyi cevaplar
0
0
Zonduldak
dabbe ve büyüdür beni de korkutan.güldüren de dabbe 2 dir.keşke gitmeseydim :)
 
Y

yağmur sezgi

Kullanıcı
8 Tem 2009
En iyi cevaplar
0
0
ben korku filmlerinden nefret ederim.. çünkü gözlerimi kapatmaktan ellerim halden hale girer.. ;D ya aslında taktik elini yüzünle kapatıp sonrada parmaklarının arasında kalan boşluklardan izlemek :D tabi bu boşluklarının küçük olması tercihimdir.. valla korkma oranını yadsınamıcak derecede düşürüyor..denenmeye değer..nese.. korku filmlerinden bu denli nefret etmeme rağmen son zamanlarda içimde korku filmi izleme hevesi peydah oldu..)) en son şeytanın kızını izledim.. beğendim çok güzeldi..acizane tavsiyemdir..​
 
S

suheda:)

Kullanıcı
31 Tem 2010
En iyi cevaplar
0
0
Kütahya
Murky' Alıntı:
Birçok korku filmi izledim ama birtek Dabbeyi izlerken korktum. Türk filmi olduğundanmıdır ne :)
KORKTUN MU?GÜLE GÜLE İZLEDİM NERDEYSE HİÇ KORKUNÇ DEĞİL Kİ.GERÇİ KORKU GÖRECELİ KAVRAM OLABİLİR..
 
S

suheda:)

Kullanıcı
31 Tem 2010
En iyi cevaplar
0
0
Kütahya
EN ÇOK SEVDİĞİM VE AÇIKÇASI BİR O KADAR KORKTUĞUM FİLM:HALKA VE HALKA 2
 
Üst