Dürüstlüğün güzellik uykusu

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Serbest Kürsü kategorisinde Harun tarafından oluşturulan Dürüstlüğün güzellik uykusu başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 3,150 kez görüntülenmiş, 9 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Serbest Kürsü
Konu Başlığı Dürüstlüğün güzellik uykusu
Konbuyu başlatan Harun
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan dideM
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
Modern iş dünyasının son akımı 'Bugün yorganın altında uyumak istiyorum.' diyerek işe gelmemek. İşyerinden gelen cevap da 'Keyfine bak, yarın görüşürüz.' oluyor! Selahattin Duman dün konu etti, bizde böyle durumlarda 'Uyumak istiyorum.' yerine, bir akraba -temsilen- öldürülür. İşe gelmemenin başka bahanesi olamazmış gibi... Oysa yabancının yaklaşımı bizimkinden daha iyi sonuç veriyor, o uygulamanın temelinde bir yaşam tarzı, dunyaya bakış ve algılayış yöntemi yatıyor.
Bu sistemle tanışışım, Amerika'da (Texas Üniversitesi) ilk asistanlik aylarına denk gidiyor... Öğrenci geldi, 'Ben sabah uyuyakaldım, imtihanı kaçırdım. İsterseniz şimdi imtihan olabilirim.' dedi.
Haydaaa...
Alışmışız bizim sisteme, 'İmtihanı kaçırırsan kalırsın ikmale kardeşim. Bir de sana özel imtihan mı yapacağız?' diye düşünüyorum. Ama talebe o kadar rahat ki... Profesöre, 'Öğrencinin biri uyuyakalmış imtihanı kaçırmış, ne yapacağız' dedim. 'Bir make-up (telafi sınavı) yapıver, aynı testi verme, konu ver, kompozisyon yazsın' cevabını verdi. Öğrencinin kağıdı 'A' aldı, meğer çalışırken sabahlamış, masa başında uyuyakalmış. Aslında diskoda sabahlasaydı da olurdu ya yine sınava girecekti... 'Uyuyakaldım' demesi cezalandırılmıyor, doğruyu söylüyor, sistem anında bir imkan daha tanıyor. İnsanı dürüstlükten şaşmaya davet etmiyorlar! Meşhur hikayedir, iki öğrenci sınavı kaçırır, hocaya 'Beraber arabayla geliyorduk, lastik patladı, sınava yetişemedik.' derler. Hoca ikisini ayrı ayrı odalarda sınava alır, soru iki kelimedir: 'Hangi lastik?'
Sistemi aldatmadıkça sistem sana hak tanıyor, sistemle oynamaya başlarsan sistem de sana karsı tavır alıyor. Sistemin temelinde dürüstlük var. Başka yerde insanın sadece bedenini değil ruhunu da ciddiye alıyor, öyle davranıyorlar. Bizde canının işe gitmek istememesi gibi bir ruh hali sözkonusu olamıyor. İlle de bedeni bir şey olacak, ya grip olacaksın, veya cok yakının birine fiziki bir şey olacak. Hele ölürse, izin garanti! Adamların mantığı farklı... 'Canım bugün işe gelmek istemedi.' dediğinde 'Bak keyfine.' diye cevap veren işyerinde çalışmak istiyorsun! Adamlar bunun farkında. Denklemi -bizim gibi- ters kurunca, sağlıklı olduğun sürece karşı tarafın seni hayattan bezdirme hakkı doğuyor. Şükrü Kızılot konu etmiş bazı bankalar SSK emeklilerine maaş ödemek için sağ olduklarını ispat eden belgeyi altı ayda bir getirme şartı koymuşlar. Ya öleceksin ya da ızdırapla yaşayacaksın formülü!
İnsanı insan yerine koymak, kişinin hatasını kabullenmesi, hatayı yapana bir şans daha verilmesi, ruha hitap... Bunlar hep kaliteli toplumsal yaşam emareleri. Bizde de yerleşiyor, umut yok degil... Bir ara ne çok vardı 'Satılan mal geri alınmaz.'! Tercümesi 'Kazıkladım gitti!' Şimdi iade sistemi, bizde de yerleşti, 20 yıl önce yoktu... Arkadaşım Altan, Dallas'tan -dayanamadı bir tenis raketi aldı, sonra verdiği paraya acıdı. 'Gel iade edelim.' dedi, beraber gittik. Bir de baktım ki Altan elini bandaja sarmış. İade ederken satıcı kız, 'İade nedeniniz?' diye sorduğunda 'Elimi sakatladım, kullanamıyorum maalesef.' dedi. Tezgahtar kız not etti, raketi geri aldı, parasını Altan'ın sağlam (!) eline saydı. Kıza, 'Arkadaşım 'Eve gidince rengini beğenmedim' deseydi, geri almayacak mıydınız?' diye sordum. Tezgahtar, 'Sadece istatistik için arastırma departmanına verdi diye bu soruyu soruyoruz, bir hafta içinde geri getiren her şartta parasını geri alır.' dedi. Sahte bandaj sahibi ne komik! Sistem sağlıklıysa sahte hastalıklara gerek kalmıyor. Öbür türlü sistem, adamı hasta ediyor!
Esnek çalışma saatleri... 'Kravatsız Cuma'lar... Yorgan günleri... Hepsi daha verimli olunması için! Yoksa aklın başka yerde, gelmişsin ise... Koltukta oturuyorsun ama önündeki bilgisayarda fal bakıyor, kendince intikam alıyorsun... Patronun koyduğu kameraya da çalışır görünüyorsun... 'Yalandan kim ölmüş' ne de olsa bir Türk atasözü!

Yazar : Murat Birsel
----------


Ya biz de böyle birşey olsa ( bu sözü pek kullanmam) hemen olacak şeyi söyleyeyim. İyi niyeti suistimal. Adama tamam istediğin zaman gelmeyebilirsin desen bir daha uğramaz :). Aslında herşey insanın kafasında bitiyor. Yazacak çok şey var ama vaktim yok şu an  :)

 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bizde canının işe gitmek istememesi gibi bir ruh hali sözkonusu olamıyor. İlle de bedeni bir şey olacak, ya grip olacaksın, veya cok yakının birine fiziki bir şey olacak. Hele ölürse, izin garanti!
Evet olamıyor! Çünkü olursa her hafta bir gün bir kişi kendine izin verir bizde, cuma günleri paylaşılamaz mesela. Kavga çıkar:))
Adamlarda güven var, suitimal yok. Bizde güven yok, suistimal var maalesef.
 
H

Harun

Kullanıcı
29 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
leftinthedark.wordpress.com
dideM' Alıntı:
Bizde canının işe gitmek istememesi gibi bir ruh hali sözkonusu olamıyor. İlle de bedeni bir şey olacak, ya grip olacaksın, veya cok yakının birine fiziki bir şey olacak. Hele ölürse, izin garanti!
Evet olamıyor! Çünkü olursa her hafta bir gün bir kişi kendine izin verir bizde, cuma günleri paylaşılamaz mesela. Kavga çıkar:))
Adamlarda güven var, suitimal yok. Bizde güven yok, suistimal var maalesef.
;D

Ya hayır asıl olan şey düşünce .Mesela ben işim bitmediği sürece mesai bitse bile işi bırakıp gitmiyorum. Bazen sabahlara kadar çalıştığımız oldu ama bir işim varsa da izin almam gerekiyorsa da sorun çıkmıyor. Şuraya gidecem diyorum tamam diyolar. Onlar bana güveniyor bende onlara. Herşey karşılıklı. Ama birimizden biri yanlış yaparsa işte o zaman güven biter iki tarafta kaybeder.  :)

 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Bizde de öyle çünkü ben de çoğu zaman kendimden taviz vererek çalışıyorum. Ne bileyim şehir dışında bir yere gidiyorsun, bi daha gelme imkanın yok. En çabuk bitirmeye çalışıyorsun, bazen akşam 10 da çıktığımız oluyor. Ama izin almak istediğimde de hiç problem olmuyor. Yine de alışkanlıktan mıdır bilmiyorum ama uyumak için hiç izin almadım daha:)
 
E

efsane_18

Kullanıcı
12 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
Giresun
Bende yaptııım :)))) Bu izni uykum vardı uyudum kendı kendıme izin verdim. Gec kaldım ıcın benı aradılar kapıda kaldık nerdesın dıye gittim bi daha işe:)))
 
E

ebruliyn

Kullanıcı
29 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Sistemi aldatmadıkça sistem sana hak tanıyor, sistemle oynamaya başlarsan sistem de sana karsı tavır alıyor. Sistemin temelinde dürüstlük var. Başka yerde insanın sadece bedenini değil ruhunu da ciddiye alıyor, öyle davranıyorlar.
İnsanı insan yerine koymak, kişinin hatasını kabullenmesi, hatayı yapana bir şans daha verilmesi, ruha hitap...
Aradaki farka bak,konu güzeldi,teşekkürler
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
maxMESA' Alıntı:
:). Aslında herşey insanın kafasında bitiyor. Yazacak çok şey var ama vaktim yok şu an  :)
O insan kafasının içerisinde bir beyin taşıyorsa tabi :d

Adiliği, insanları rencideyi, hakareti dürüstlükle eş anlamda tutanlar var.
Bah ben ne kadar dürüstüm, sen! şusun, sen busun. Bah yüzüne söylüyorum :d
Bölelerine denk geldimde yav yazmadan edemedim.
Kusura bakmayın yani, zamanında birisi bana sana dürüst olayımı dedi ol dedim, sen aşşagğılık birisin dedi :d
Aklıma geldikçe tebessüm ederim bu dürüstlükmü ?Yada benzeri durum, neden diye sordugumdada bana öyle geldi gibi saçma bir yorum getirdi.

Neyse...
Konu dışında yazdım özür dilerim ama "dürüstlük"e inancım kalmadı, bir çok insandan, bir çok hayvan daha dürüst.
Çok sert gelebilir size bu yorum ama, malefes öyle.
Teşekkür ederim tahammülünüz için.
 
Üst