Bunları biliyor musun?

  • Konbuyu başlatan ilenay
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Garip Olaylar \/ İlginç Bilgiler kategorisinde ilenay tarafından oluşturulan Bunları biliyor musun? başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 9,055 kez görüntülenmiş, 23 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Garip Olaylar \/ İlginç Bilgiler
Konu Başlığı Bunları biliyor musun?
Konbuyu başlatan ilenay
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan koylu mahir
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
Hayatta öyle ilginç şeyler oluyor ki, bunları bilmek hem eğlenceli hem de dünyayı tanımak adına keyifli. İşte o bilgilerden bazılar. Bunları öğrenmek başka bilgilerin de yolunu açacaktır.



- Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.

- Beethoven beste yapmadan once kafasını soğuk suya sokardı.

- Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.

- ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.

- İngilizce’deki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.

- Kanada, Kızılderili dilinde "buyuk köy" anlamina gelmektedir.

- Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.

- İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağinki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.

- Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.

- Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.

- Dalmaçyalılar gut hastalığına yakalanmayan tek köpek cinsidir.

- Üzüm mikrodalga fırında patlar.

- Denizyıldızlarının beyni yoktur.

- Ördeğin sesi yankı yapmaz.

- Bal bozulmayan tek gıdadır.

- Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.

- Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.

- Birinin yüzünü hatırlamak icin beynin sağ tarafı kullanılır.

- Ressam Pablo Picasso, parasızlık cektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı.

- Ünlü bilim adamı Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı.
 
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
Yağmurda koşarken neden daha fazla ıslanıyoruz?



Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren, insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.
Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun, ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunu/a düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.
`Yağmurda yürüyünüz` diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını, aerodinamik tesirleri hesaba katarak, düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini, yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağım ileri sürerek `ahmak ıslatan` diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.
`Koşunuz!` görüşüne göre ise, yağmurda koşmakla yürümek arasında, vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur
miktarı azalır.
Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağı-yorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğun-da 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.
Şüphesiz bu önermeler yapılırken, rüzgarın yönü, üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok, koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın.
 
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
Banyodan sonra ellerimiz neden buruşur?



Bütün vücudumuz, bir kısmı gözle görülebilen, büyük bir kısmı da ancak dikkatli bakınca fark edilen kıl ve tüylerle kaplıdır. Bu tüy ve kılların dibinde `sebum` adı verilen yağ bezleri vardır. Bunların çıkardığı yağ, su geçirmez keratin bir tabaka oluşturur ve suyun derimizden içeri girmesini önleyerek derimizi yumuşak tutar.
Belki de en çok kullanılan yerler olmaları nedeni ile vücudumuzda sadece parmak uçlarımız ve tabanlarımızda kıl veya tüy yoktur. Dolayısı ile koruyucu keratin tabaka da yoktur. Ayrıca parmaklarımızın uçları ve ayaklarımızın tabanları kalın bir deri tabakası ile kaplanmıştır.
Parmaklarımızın uçları ve tabanlarımız suyun altında belli bir süre kalıp iyice ıslanırsa, osmos denilen daha sulu bir maddenin daha koyu bir maddenin içine girişi sonucunda derimizin altına su girer ve bu su burada kendine yer bulmak ister. Ancak buradaki kalın derimizin genleşerek bu suya ayırabileceği fazla yeri olmadığı için, aynen yazın çok sıcak havalarda yollardaki asfaltlarda olduğu gibi eğilir, bükülür yani büzüşür.

 
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
» Bir kilo limonda,bir kilo çilekten daha fazla şeker olduğunu,

» Timsahların renk körü olduğunu,

» Sadece erkek kanaryaların öttüğünü,

» Yarım kilo bal yapabilmek için arıların iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda olduklarını,

» Tarantulaların iki buçuk yıl hiçbir şey yemeden yaşayabildiklerini,

» Bir kilo limonda,bir kilo çilekten daha fazla şeker olduğunu,

» Timsahların renk körü olduğunu,

» Sadece erkek kanaryaların öttüğünü,

» Yarım kilo bal yapabilmek için arıların iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda olduklarını,

» Tarantulaların iki buçuk yıl hiçbir şey yemeden yaşayabildiklerini,

» Bir kilo limonda,bir kilo çilekten daha fazla şeker olduğunu,

» Timsahların renk körü olduğunu,

» Sadece erkek kanaryaların öttüğünü,

» Yarım kilo bal yapabilmek için arıların iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorunda olduklarını,

» Tarantulaların iki buçuk yıl hiçbir şey yemeden yaşayabildiklerini,




» İncilerin sirkede eridiklerini,

» Havuca rengini veren bir karotenin olduğunu,

» Venüs’ün saat yönünde dönen gezegen olduğunu,

» En fazla asfaltlı yola sahip olan ülkenin Fransa olduğunu,

» Sihirli sözcük olan ‘‘Adrakadabra’’nın ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylendiğini,



» Eyfel Kulesi’nin tepesine çıkabilmek için 1.792 basamak çıkmak gerektiğini,

» Türkiye’nin kişi başına alkol tüketiminde dünya 3.’sü,sigara tüketiminde ise dünya 4.’sü olduğunu,

» İnsanın kendi dirseğini yalamasının imkansız olduğunu,» İdrarın zifiri karanlıkta parladığını,» İnsanların eğer şiddetli hapşırırlarsa kaburgalarını kırabileceklerini,

» Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını,

» Dünya nüfusunun % 50’sinin hiç telefonla konuşmadığını,

» 1 saat boyunca kulaklıkla bir şey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını % 700 arttırdığını,

» Çakmağın kibritten önce bulunduğunu,



» Parmak izleri gibi dil izlerinin de insana özel olduğunu,

» Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların % 23’ünün makinelerin üzerine oturarak kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlardan kaynaklandığını,

» Hindistan’da sokakta tuvaletini yapmanın yasal olduğunu,

» Çinde yere tükürmenin serbest; ama balgam üzerine basmanın yasak olduğunu,

» Rusya’da erkek erkeğe dudaktan öpüşmenin sevgi ve saygı ifade ettiğini,
Biliyor musunuz?...












 
M

M

Kullanıcı
31 Tem 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Üzüm mikrodalga fırında patlar

Çok tuhaaff nasıl oluyor öyle acaba ???
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Konuların tek başlık altında toplanmasının daha anlamlı olacağı görüşüyle tarafımdan birleştirilmiştir. Teşekkürler.
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Yağmur konusu için;

:)
Tüm koşullara göre değişir bu tabiiki! Ama bana yürümek pek mantıklı gelmedi. Üstelik
düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini
sanırım bu da geliş açısı dik olmayan yağmur damlalarından bahsediyor. Böyle ise, koşarken karşıdan gelen damlalar olur evet ama yürürken de zaman kaybından dolayı sayılar yine eşitlenebilir ve hatta artabilir.

Teşekkürler paylaşımın için ilenay.
 
M

master

Kullanıcı
18 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
bunlar denenmiş mi,
nerden biliyosunuz ??
???
 
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
master' Alıntı:
bunlar denenmiş mi,
nerden biliyosunuz ??
???
aslında ben de bunları alıntı aldım fakat gerçekten de çok güvenilir bir site tavsiye ederim
www.bilgicik.com
 
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
M' Alıntı:
Üzüm mikrodalga fırında patlar

Çok tuhaaff nasıl oluyor öyle acaba ???
Öncelikle benim de aklıma ilk gelen şey suyun buharlaşması oldu. Eğer düşündüğümüz gibi ise k muhtemelen öyledir bunun neden normal fınılarda olamdığını şöyle açıklayabilirim. Mikrodalga fırınlarda üretilen dalgalar su molekülleri tarafından soğrulabilirdir. yani herhangi bir yemeği vs siz mikrodalga fırına koyduğunuzda aslında eti, keki değil bunların içerisindeki su moleküllerini çok yüksek frekansta titreştirip bu su moleküllerinin ısınmasını sağlarsınız. Ardından ısınan su molekülleri kendi erkelerini diğer moleküller ile paylaşırlar. Tabi bu çok kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği için üzümü patlatıyor olabilir. Normal fırınlarımızda ise biz direncin üzerinden elektrik geçirir onu ısıtır ve o şekilde yemekelerimizi ısıtır veya pişiririz. Yani temelde farklılık var.
 
M

master

Kullanıcı
18 Şub 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
okyanusun dibi baya derun heralde enteresan. :)
 
I

ilenay

Kullanıcı
28 May 2008
En iyi cevaplar
0
0
master' Alıntı:
okyanusun dibi baya derun heralde enteresan. :)
Zaten büyük okyanusun ortalama derinliği 4000 metreymiş(4 km)  fakat bazen okyanuslarda çukurlar olurmuş.Aleut Çukuru (7822 m), Kuruli Çukuru (10.542 m) Japon Çukuru (10.230 m), Marianne Çukuru (11.022 m), Filipinler Çukuru ise Büyük Okyanustaki ölçülebilen en derin çukurmuş. :eek:
 
A

adonisHorus

Kullanıcı
5 Eki 2008
En iyi cevaplar
0
0
Ankara
Walt disney de güzel bir örnk Saçma çizimler demişler sonrası :D gördügünüz gibi ..
 
T

tugba 44

Kullanıcı
26 Ağu 2008
En iyi cevaplar
0
16
Bir yılan 3 yıl uyuyabilir


aman aman uyusunda hic uyanmasin  :D
 
M

MEDİHA1

Kullanıcı
10 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Kayseri
Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.  ne acı değil mi?
bu arada ilenay maşşallah ya her lafa bi cvbın var tebrikler... ben de sorayım gut hastalığı nedir?
 
Üst