Bizim mektepte abi bak hele derler! Korsan bi bak hele kardeşim...

  • Konbuyu başlatan Zynep
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Arşiv kategorisinde Zynep tarafından oluşturulan Bizim mektepte abi bak hele derler! Korsan bi bak hele kardeşim... başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 34 kez görüntülenmiş, 1 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Arşiv
Konu Başlığı Bizim mektepte abi bak hele derler! Korsan bi bak hele kardeşim...
Konbuyu başlatan Zynep
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Safari
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Gerçi Mustafa bak bi hele dedim ama, aslında Mustafa kardeşim şahsında hepinizedir buraya yazacaklarım, bende sizdenim, kendimede elbette. :)

Ben kardeşim diyorum, bunu hepiniz için kullanırım, gerçekten böyle hissettiğim için kullanırım. Sizler, yaşlarınız artık çok genç olmasada benim için çok gençsiniz.

Beni az çok tanıyorsunuz. Çekilmez huylarım olduğunu bilirim, Site konusunda detaycıyımdır, huysuzluklar yaparım, bu nedenle Modlar tarafından pek sevilmem.:)
Özgür'ü tanıdığım uzun yıllar oldu artık.
Birlikte çok güzel anılarımız vardır, ve bu anılarımız içinde tek bir kere birbirimizi kırmışlığımız olmadığı gibi, çok mutlu kavuşmuş, ayrılık anında zorlanmışızdır her zaman.
Sanal dünyada 40+, ve henüz 21 yaşında iki insanın kurabileceği en güzel bağı kurmuşuzdur.
Ve her fırsatta dile getirmişimdir, Özgür'ün başarısına, başaracaklarına olan inancımı.
Ben reelde bu kadar detaycı bir insan değilim, pratiğimdir daha çok, ama söz konusu Özgür'ün siteleri olunca, sadece başarıyı amaçladığımdandır bu detaycılığım. İsterim ki herşey mükemmel olsun.

Yaşam hepimize aynı fırsatları sunmaz. Önemli olan, içinde bulunduğumuz koşullarda en ideal yaşam biçimimizi yaratabilmektir ve bunun için mücadele etmektir. Ve bazen şartları zorlamaktır.

İşime başladığım zaman idealisttim. O dönemde Türkiye'de benim mesleğimi yapan çok az kişi vardı ve çok parlak teklifler almaktaydım. Çalıştığım okulun şartları belliydi. Öğrenci sayımız çoktu, çok yoruluyorduk, fazla mesai demek komik kalır, saat 12'lere kadar çalıştığımızı bilirim, üstelik bir lira mesai ücreti almadan.
Ara sıra konulara yorum yaparken babamdan söz ederim.
Bize öğrettiği dürüstlük, insan hakkı yemeden topluma yararlı olmak, ve paylaşmaktı.
Onun bizlere öğretisini, onun ölümünden sonra bir kardeşim kötüye kullandığı için şu anda yaşamımda yok!
Geçenlerde Mustafa, "ben hergün selamlaştığım arkadaşımı banladım siteden" demişti, okuyanlarınız hatırlar. Sevgili Mustafa, sen o banda haklıydın, doğruydun, bende kardeşimi silerken haklıydım.
Önemli olan her ilkelerini koyabilmek ve koruyabilmektir.
Bunun reeli, sanalı olmaz!

12 Eylül döneminde bize yaşatılan haksızlıklar, ara sıra dile getirdiğim gibi, benim için manevi olarak en onarılmaz acıdır. Daha sonrası ise sancı.
Ve bu sancı, bize yapılan işkencelerin yanında "hiç" kalan bir sancı!
Haksız bir yenilgiye uğramak insanı nasıl hınçlı, hırslı yapar belki tahmin edersiniz hiç yaşamadınızsa.
Ve ben hep borçlu hissettim kendimi.

İşimde idealistliğimin en büyük nedenidir bu dönem.
Para kazanmak değil, olanı olması gereken şekilde paylaşmak.
Maaşımı elime verdiklerinde, çocuklarının işitme cihazına yedek parça alamayarak, onların gelişiminin aksadığına üzülen aileleri dururken varsın benim kazağım olmasındı! Ayıp olan bunu dile getirmektir, beni bağışlayın, nedenini açıklayacağım.

Çalışmak takdir edilir.
Bende takdir edildim.
Bu beni daha kamçıladı. Kitaplar yazmaya başladım. Artık hizmet içi eğitim programlarında, öğrenci değil eğitmendim. Aile Eğitimi ve Çocuk Gelişimi seminerlerine katıldım konuşmacı olarak, çok sevildim, internet yaşamımıza girince farklı konularda araştırmalar yapıp sunarken, bir yandan engelli okullarına bıraktığım "online yardım mail"inden ailelere hizmet vermeye çalıştım.
Ve bir yandan mutsuz giden evliliğim içinde, mutlu ve tutarlı olması için çabaladığım iki kız çocuğu yetiştiriyordum.
Çok şükür, ara sıra her gencin yaşabileceği tutarsızlıklar dışında, bana hiç sancı yaşatmadılar, onları sizlerle paylaştım çokca, artık tanıyorsunuz diyebilirim.

Ve, düştüğüm bir boşluk sırasında, artık yaşama ara verdiğim dönem diyorum, çünkü gerçekten sizlere anlatamayacağım olumsuz bazı yaşanmışlıklar neticesinde, sanala tutunma sırasında Özgür'le tanıştım.
Sizler onu tanıdığınızda, o başarılı bir bürokrat olma adımını atmıştı, bense üniversite 3.sınıfta tanıdım onu. Bu hikayeyi Başarılı İnsanlar Bölümünde paylaştım.
Çok etkilendim.
Birlikte sanalın cilvelerini yaşadık ama o ara benim yaşamıma giren "can" koyduğum bir diğer insanla, bunlarında üstesinden geldikYanlış aksettirilmeler, bazılarının küçük hırsları nedeniyle karalamaları sonucu Özgür'le kısa bir süre için yollarımız ayrılmış olsada, her ikimizde biliyorduk ki, birbirimize bir "alo" kadar yakındık.
Ve yeniden birleştik.
Zaten ilk üyelerinden biri olduğum KG'den banlı olsam bile takip ediyordum. Ve yeniden döndüm.
KG Özel olarak!
Ben çok ödül aldım, çok samimi itiraf ediyorum, bu ödül bir çoğundan çok daha anlamlıydı.

Paylaşımlarıma zevkle başladım ve o gündür bugündür, amatörcede olsa tüm bilgilerimi gerek konularda, gerek yorumlarda buradaki arkadaşlarımızla paylaşmaya çalıştım, çalışıyorum, çalışmaya devam edeceğim elbette.
Admin sıfatını aldığımı 2 aya yakın bir süre sonra, profil resmimi değiştirmeye girdiğimde tesadüfen öğrendim.
Hep söylerim, burada Yönetici olmak, ileride sizler için bir referanstır, ama artık benim için değil... :) Ben burada kendimi Admin değil, deneyimli bir abla, bir Yönetici olarak görüyorum sadece.

Ve her ne kadar Mustafa, benim "herkese tepeden bakan, aşağılayan, bazılarını küçük gören" bir yapım olduğunu söylesede, ben ve yakın çevrem, yani kızlarım, bu iddiaya gülümsüyoruz sadece. Bir insan için en doğru karar, o insanı reelde tanıdığınız zaman verilebilir sadece çünkü. Yinede bu tarz mesajlarım olmuş ki, kendisi böyle düşünmüş, canı sağolsun demekten başka hiç bir şey gelmez elimden.

Ancak, burada sayfalarca ikimiz didiştik, hiç gerekli değildi, yeniden ve bir kez daha yineliyorum, Site'yle hiç ilgisi olmayan bir konu nedeniyle ters düştük, ve ben kendisine sıkça dile getirdiği şekilde hakaret ettim. Çünkü güvendiğim, sevdiğim ve her sırrımı çekinmeden paylaşıp, hatta akıl sorduğum arkadaşımı biraz silkelemek gerekiyordu, "senin ne haddine?" diyebilirsin elbette Mustafa... Ama bana bu cesareti veren sendin! Beni dinlemedi, ve ben hakaret ettim, kabul ediyorum, ağır konuştum.  Daha öncede benzer durumlar yaşamıştık, ve ben özür dilemiştim, haklı olarak "nereye kadar" dedi ve yollarımız ayrıldı.
Şimdi bunun nadenleri şunlardı, bunlardı gibi bir savunmaya girmeden, sadece sarfettiğim ağır sözcükler için özür diliyorum, bu sözcükleri Mustafa zaten defalarca yazdı didişmelerimiz sırasında.

Sizlere uzun uzun yaşamımın bazı kısımlarını anlattım hiç üşenmeden, benim saklım gizlim pek olmaz, başarılarımla övünseydim ve bunlardan bir pay çıkarmak isteseydim kendime, şimdi çok daha farklı bir konumda olurdum. Ama pek çok kimsenin bilmediği, gerçekten başarı sayılabilecek pek çok çalışmada imzam olduğunu sizlere itiraf ediyorum çok çok içtenlikle.

"Tribünlere oynamakla" suçlandım dalga geçilerek yazılan bir mesajla.

Şimdi soruyorum, kimler var bu tribünlerde ve biz bir maçtamıyız?
Bir taraf kazanacak, bir taraf kayıp mı edecek?
Bir "üstünlük yarışı" içindemiyiz?

Sevgili Mustafa ve canım kardeşlerim;
Ben 45 yaşı geride bıraktım, bu Sitede insanları ayırmadan bir şeyler vermeye çalışıyorum. Bazen çok yoruluyorum. Ama yılmıyorum, çünkü bu sitenin bir ideali var, bir amacı var ve ben de siz genç arkadaşlarımla beraber bu amaca gönüllü hizmet veren bir neferim sadece.
Ne kimseden üstünüm, nede kimsenin altındayım.
Yeni öğrendiğim şeyler karşısında hayrete düşüyorum, seviniyorum, heyecanlanıyorum.:)
Bu heyecanımı kaybetmediğim için sizler bana "hala çok gençsin bizim gözümüzde" diyorsunuz ama... ben sabahları bel ağrısı ile kalkıyorum, kemiklerimin sızladığı oluyor, kalbim arada tekliyor, bunlar yaşımın verdiği olağan şikayetler elbette, ama sizlerle olduğumca mutluyum.
Ve ne küçüklüğümde, ne gençliğimde ve ne şu yaşımda hiç bir zaman izleyiciye oynamadım, bu söz bana gerçekten çok ağır geldi.

Son olarak, çok geveze olduğumu biliyorum, ve hatta belki hiç ilginizi çekmeyecek, "amannn bize ne ki bunlardan" diyeceğiniz bu mesajı yazı yazmayı artık kendime borç bildim. Çünkü, hatalarım olsa da, ben asla taraftara oynamayacak zamanlarımı yaşıyorum artık.
Bu söz üzerine ben bir günümü hastanede bakımda geçirdim.
Çünkü hakettiğim sözleri duymak ağır gelmez ama haketmediğim bir sözün ağırlığı kalbimi tekletti.
Ve buna yanıt vermezsem kendime borçlu kalırdım.

Sevgili Mustafa, her ne kadar aksini iddia etsende, ben seninle Site konularında ters düştüğümüz konuları gerçekten anımsamıyorum. Sen de kabul edersin ki, yollarımızın ayrıldığı ana kadar, Sitemiz için biz seninle birlikte hareket ediyorduk. Ve benim sana danıştığım çok olmuştur, tüm bu dayanışma için bir kez daha teşekkür ederim.
Ve senden ricam, bundan sonrası içinde profeyonel davranarak, burada birbirimizin yazdıklarını, sorduklarını görmezden gelerek değil, birbirimize danışarak paylaşımlarda bulunmamızdır.
Artık bu kısır çekişme bitsin.
Üstte, senden sarfettiğim sözler için özür diledim, bilirim bazen özür yapılanın, söylenenin yanında çok anlamsızdır. Ancak benimde çok kırılmışlıklarım olmuştur ama seninde şu düşünceni bilirim, en azından Site için benim çalışmalarımı takdir edersin.
Bir gün, şartlar değişir, sana nedenleri yüzyüze anlatma şansım olursa... (asma suratını ve "Marks korusun" deme) kimbilir karanlıkta kalan çok nokta aydınlanır.

Hepinizi çok seviyorum, okuyan varsa sabrı için teşekkür ederim.
Ve şunuda bilmenizi isterim, sanalı, Forum'u bir kenara koyduğunuzda, başınıza gelen her olumlu ya da olumsuzluğu paylaşmak istediğinizde sizlere bir telefon mesafesindeyim. Benim için yolların uzaklığının anlamı yok çünkü.

Özel not: Mustafa, bu özel not içimden geldi, şeker yeğenine ve dünya tatlısı annene sevgilerimi iletirsen çok sevinirim kardeşim.


 
Safari

Safari

Kullanıcı
7 Haz 2007
En iyi cevaplar
0
36
İstanbul
Güzel dileklerin için kendi adıma teşekkür ederim
 
Üst