AŞKTA başarı için de KENDİNİ GELİŞTİRMEK gerekiyor!

  • Konbuyu başlatan Codex
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Kişisel Gelişim Yazıları kategorisinde Codex tarafından oluşturulan AŞKTA başarı için de KENDİNİ GELİŞTİRMEK gerekiyor! başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 8,358 kez görüntülenmiş, 24 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Kişisel Gelişim Yazıları
Konu Başlığı AŞKTA başarı için de KENDİNİ GELİŞTİRMEK gerekiyor!
Konbuyu başlatan Codex
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Zynep
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com

Uzmanlara göre; biten bir aşkın ardından yeni bir ilişkiye başlamadan önce; gelişmek gerekiyor. Ancak bu sayede ilk hataları tekrarlamamak mümkün oluyor. Mükemmel ilişkinin varlığına inananlar ise yanılıyor; o sadece filmlerde yaşanıyor

Biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişkiyi risk olarak görenlerin sayısı bir hayli fazla. Ama bu endişe, yine de çoğu zaman teselliyi bir başka insanda aramaya engel olamıyor. Peki, böyle bir ilişki ne kadar doğru?

Çağlayan Florence Nightingale Hastanesi Psikiyatri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Tarık Yılmaz ile biten bir ilişkinin ardından, kadın ve erkeğin ne tür bir iç hesaplaşma yapmaları gerektiğini konuştuk.

Doç. Dr. Yılmaz, insanların yeni bir ilişkiye başlamadan önce mutlaka içlerinde özeleştirilerini yapmaları gerektiğini belirtiyor. Psikiyatrist Doç. Dr. Yılmaz''a göre, mutluluğun yolu, ''değişmek'' ve ''gelişmek'' ten geçiyor.

İnsanlar biten bir ilişkinin ardından yeni bir ilişki için endişe duyuyorlar. Bu gibi durumlarda nasıl düşünülmeli?

İnsanlar ya terk ediyorlar ya da terk ediliyorlar. Eğer terk edilirlerse, o partner ile ilgili bir hayal kırıklığı, acı, öfke yaşanıyor. Partnerden yola çıkılarak, ''erkekler böyledir'' ya da ''kadınlar böyledir'' diye genelleme yapılabiliyor. Bu da tabii bir sonraki ilişkiyi olumsuz etkiliyor. Genel olarak, karşı cinsle ilgili bir tür güvensizlik, öfke ya da uzak durma eğilimi olabiliyor. Bir başka yaklaşım ise, yalnızlık korkusu olabiliyor. Bu insanların kendilerine güvenleri azalıyor ya da endişeli, kaygılı olabiliyorlar.

Bu gruptaki risk; çok çabuk, bir şekilde önlerine gelen ilk kişiyle bir ilişkiye başlamak. Kendilerine hiç de uygun olmayan ama ruhlarını okşayacak bir partner tercih edebiliyorlar. Partnerin sevecen, güvenilir, dengeli olması lazım. Ama ayrılan insanlar çok çabuk bir ilişkiye başladıklarında, eski ilişkilerinin kriterlerini baz alıyorlar. Yani eski partner, güvenilmezse, güvenilir olduğunu düşündükleri ilk kişi ile birlikte oluyorlar. Oysa biz bunu önermiyoruz. Bir insan çok güvenilir olabiliyor ama sevecen olamayabiliyor.

İkinci ilişkide ilk ilişkideki hataları tekrarlamamak mümkün mü?

Genellikle ilişkide ortaya çıkan sorunlar, her iki tarafın da çeşitli oranlarda katkılarıyla ortaya çıkıyor. Kişinin o ilişkinin iyi gitmemesine, kötü gidişine kendi katkısını fark etmesi çok önemli. İlişkinin gidişatıyla ilgili sorunlar ortaya çıktığı zaman nasıl çözmeye çalıştıkları, kaçma eğiliminde olup olmadıkları da çok önemli. Kişi eğer bu sorunlara kendi katkısını görmezse, o zaman aynı sorunlu davranışları bir sonraki ilişkiye taşıyor. Genellikle erkeklerdeki sorun, kendilerini partnerlerinin yerine koymuyor, empati kuramıyorlar. Kadın olduğunu çoğunlukla unutup, erkek arkadaşlarıyla kavga eder gibi ediyorlar. Kadının dünyasını duygularını ve bakış açısını kafalarında canlandıramıyorlar.

Erkek sert konuştuğunda, kadına onu sevmediği mesajları gidiyor. Ve bu da kadını çok yaralıyor. Kadın ise, kendi isteklerinin onu ifade etmeden karşılanmasını istiyor. ''Söylendikten sonra kıymeti yok'' anlayışı ilişkileri tehdit eder. Kadın erkekten zihnini okumasını bekliyor ama erkek bunu yapamayabilir, kadının ifade etmesi gerek. İnsanlar, iyi bir ilişkide karşılıklı olarak isteklerini dile getirebilmeli. Bir de partnerlerinin istek ve ihtiyaçlarını yerine getirirken, bunu partnerlerinin istediği tarzda yapmayı başarmalılar.

Sağlıklı bir ilişki nasıldır?

Sağlıklı bir ilişkinin ilk prensibi, bizim düşündüğümüz tarzda sağlıklı bir ilişkinin olmadığını kabul etmekle başlıyor. Sorunsuz ilişkiler sadece filmlerde var. Ortaya çıkan sorunları birlikte başarmaya hazır olmak, bunun için fedakârlık yapmak gerek. Değişimin olmadığı bir ilişki düşünmek mümkün değil. ''Ben böyleyim, buna uyacaksın'' demek aslında bir ilişkiyi yetersiz olmaya mahkum etmekten başka bir şey değildir.

İlişkide dürüstlüğün dozu ne olmalı?

İnsanların yaşamlarında ''mutlak dürüstlük'' zaten yok. Böyle bir dünya yok. Belki şunu ayırmak lazım: Karşısındaki insanı kandırmaya, aldatmaya yönelik olarak, aslında söylenebilecek bir şeyi, kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılayarak, söylememek. Yani kendisine bir avantaj yaratmak... Dürüst olmamak ile aldatmayı birbirinden ayırmamız gerekir. Arkasındaki niyete bakmak gerekir. ''Ona asla güvenemem'' yaklaşımında, nasıl şartlarda, nasıl yalan söylenmiş, test etmek lazım karar vermeden önce. Bir de karşımızdaki insan dürüst olamadıysa, bunda bizim payımız ne, ona da bakmalıyız. Bazı partnerlerin hiç toleransları yoktur.

Sınırların çok dar olduğu bir noktada karşınızdaki insanın dürüst olmamasını, aslında siz planlamış olursunuz. Aldatma ile dürüstlüğü, birbirinden ayırmak gerekiyor. Eğer partnerinizi aldatıyorsanız, ya da o sizi aldatıyorsa, hiç şansınız yok demektir. Kendinizi, karşınızdaki insanı ve ilişkiyi gözden geçirmelisiniz. İyi gitmeyen bir ilişkiden sonra, ''neden iyi gitmedi'' diye de bakmak gerekir. 



Kaynak : Sabah Gazetesi
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Gayet gerçekçi yazmış.
Hani özellikle  sorunsuz ve mükemmel ilişkilerin sadece filmlerde olduğu hususunda yazara katılmamak elde değil.
Ve insanların yaşamlarında mutlak dürüstülüğün olmaması durumunada sonuna kadar katılıyorum.
Zamanında başlayıp biten aşk değilde arkadaşlıklarım olduda bu durumları yaşadım vesselam.
Bu konularda kendimi geliştirebileceğimi sanmıyorum kendi adıma.
Ama bu gerçekçi yazıdan yaralanıcak fazlası ile arkadaşım mevcuttur.
Teşekkürler konu için içime su serpti desem yalan olmaz.
 
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Bu yazıyı buraya aktardıktan sonra hemen başka bir kaynakta okuduğum biraz mizahi (kara mizah) şey gözümün önünde canlandı. Paylaşmadan geçemeyeceğim.

Kızlar erkekleri NEDEN sever?

1. Omuzları ergonomiktir.

2. Ne kadar gereksiz detaylar içerirse içersin, anlattığımız her şeyi dinlerler.

3. İltifat edip güzel ve akıllı hissetmemizi sağlarlar.

4. Peşimizden koşturup özgüvenimizi arttırırlar.

5. Traş olduklarında yanakları yumuşacık olur.

6. Hesabı ödemek için istekli olurlar.

7. Büyüyünce bize bakma hayalleri kurarlar.

8. Çiçek alırlar.

9. Her zaman için teknolojiden bizden daha iyi anlarlar.

10. Bir araya geldiklerinde ilgimizi çekmeyen konulardan konuşup bizi sıksalar bile, teknik servis olarak işimize yararlar.

Kızlara da "öyle mi?" diye sormadan geçmeyeceğim :)
Çünkü listeye şöyle bir baktığımda on da on (10/10) taşıyorum.
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Kızların erkekleri sevdiği durumu bilmiyorum ne derce gerçek yav
Yukarıda yazanlar için seviyorlarsa bu sevgi değil heheheh Yani sevgi isede kendilerini seviyorlar heralde
Evet evet hatunlar genel anlamda megoloman oluyorlar sanırım.
Şöyle errkeklere hümanist bir bakışla bakan hatun tanımadım.
Belkide benim eksiğim nedim :)
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Cσ∂єx' Alıntı:
Kızlara sordum Mustafa'cım  ::)
İçindekini koy kenara...

:D
İçimde bir şey varda benmi bilmiyorum yav
Benim bilmediğim bir şeyi kızlarmı biliyor ilginç.
Ne koyacaksam kenara artık bu kızlarda ne çok biliyor valla herşeyi biliyorlar. :)
 
K

korsan

Kullanıcı
18 Kas 2007
En iyi cevaplar
0
36
Gaziantep
Aaaaa Hayatta gereksiz detaylar içerisine girmem :)
Bu kızlar beni tanımıyor abi ve inan bana anlattıkları her şeyi dinlemem hatta bazen hiç bir şeyi dinlemem.
Beni ondan sevmiyor kızlar demekki hehehhe.
Bah bunu öğrenmem iyi oldu ha
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Burada paylaşılan yazılara genellikle kendimden ve çok yakın çevremden örnekler vererek yanıt veririm ve bunu şöyle açıklarım; Ne kadar iyi bir gözlemci olsamda, en iyi gözlemlediğim kendim ve yakın çevremdir!

Aşık olduğumda henüz ortaokuldaydım ve üniversite son sınıfa kadar süren artık adına aşk, sevgi, alışkanlık, korunma içgüdüsü... ne derseniz deyin işte, bir beraberlik yaşadım, her genç arkadaşım gibi.
Özgür'ün 10'da 10 olarak kendinde gördüğü vasıfları sanırım 10 olarak uygulayamasada en az 7'sini uygulamak gençler arasında yaygın. :)
Sizlerle herşeyimi çekinmeden paylaştığımı bilirsiniz ya...
İşte o ilk gençlik heyecanından yıllar sonra farklı bir "aşk"la tanıştım.
10da10 "kara mizahı" ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir aşk!
Ve tüm samimiyetimle yazıyorum, sizinde samimiyetinize güvenerek, yaşamımın artık en anlamlı günlerini yaşıyorum.
Kaygısız, bir şeyleri ille "onun istediği" gibi değil, "kendimi ispatlamış" ve "kendisini ispatlamış" bir kişi ile beraber.
Gençlikte, olumsuz görülen her duygudan uzak, daha yalın, daha sade ve daha özenli.

Aşk bence bu yaşta güzel... ;)
Ve ömrü 3 yılla sınırlı değil artık...
Bu kadarda samimi ve netim!
 
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Tekrar konunun özüne dönerek şöyle diyebiliriz o zaman :
İlişkiler bitebilir, edebilir. Yıkılmak diye bir şey olmamalı. Hatta ikinci bir ilişkinin "şanslı yönlerinin" olduğu unutulmamalı. İlişkilerde fedakâr olunmalı. Mutlak dürüstlük diye bir şeyin zaten olmadığı unutulmayarak yine de (hatta en önemlisi) SAYGIYI elden bırakmamalı.

VE...

@Zynep'in açtığı parantez/samimiyet ile de şunu öğreniyorum ki,
Daha çok vaktim var ;)
::)

Yorumlayan arkadaşlara teşekkürler.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Cσ∂єx' Alıntı:
Tekrar konunun özüne dönerek şöyle diyebiliriz o zaman :
İlişkiler bitebilir, edebilir. Yıkılmak diye bir şey olmamalı. Hatta ikinci bir ilişkinin "şanslı yönlerinin" olduğu unutulmamalı. İlişkilerde fedakâr olunmalı. Mutlak dürüstlük diye bir şeyin zaten olmadığı unutulmayarak yine de (hatta en önemlisi) SAYGIYI elden bırakmamalı.
Budur!
Lütfen kusura bakmayın, ben sadece bu yaşımda değil gerçekten, ilk gençliğimdede "aşk acısı" ile ağlayanlara, yıkılanlara kızmışımdır.
Hatta "aşk mı, benden uzak olsun..." "artık asla inanmam"... vs tarzı söylemlere o kadar uzağım ki!
Yazı başlığına sadık kalarak şöyle dersem çok arkadaşım bana kızacak belki ama, yine tüm içtenliğimle;
Sadece "aşk konusunda gelişimini başaramamaış kişilerin" ağlamalarıdır bunlar benim gözümde!
Lütfen kızmayın, bence böyle!
 
H

hatice şengül

Kullanıcı
12 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
iyice okudum yazıyı minik bir detay gözüme çarptı olmayan bir cümle

biten bir ilişkinin ardından başlayacak ilişkiyi ilk etapta test eden yıkılıp yıkılmayacağının göstergesi bencee

yeni kişide eski kişinin iyi taraflarını aramak ve bulamadığında verecği tepkiler.Eskinin iyi kriterlerini aratacak kişiyle baştan bitik bir ilişki olur ki bu kıyas yapan kişi için geçerli

bu kıyası yapmamak gerekir
 
H

hatice şengül

Kullanıcı
12 Eyl 2008
En iyi cevaplar
0
0
Mersin
Ama ayrılan insanlar çok çabuk bir ilişkiye başladıklarında, eski ilişkilerinin kriterlerini baz alıyorlar. Yani eski partner, güvenilmezse, güvenilir olduğunu düşündükleri ilk kişi ile birlikte oluyorlar. Oysa biz bunu önermiyoruz. Bir insan çok güvenilir olabiliyor ama sevecen olamayabiliyor.

İkinci ilişkide ilk ilişkideki hataları tekrarlamamak mümkün mü?


Kaynak : Sabah Gazetesi
buradaki eski kötüyse öteki iyidir şeklinde benim dediğim eskisi iyi ama yenisinde eskiden sevdiğini bulamamadan kaynaklanan problem umarım açık olmuştur
 
D

DonJuan

Kullanıcı
12 Ağu 2008
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Evet yazılanlarla da vurgulandığı gibi , Saygı olan bir ilişki de elbet herşey güzeliyle , heyecanıyla beeraber gelir .
biz de hata yapmadık mı , bizde yeni bişeylere başlarken korkmadık mı ,
tabi ki de korktuk .

ama insanı sevmenin değerini her zerresiyle bildik ama .
saygımızı bozmadan ...


güzel bi paylaşımdı , çok teşekkür ederim .
 
M

manas

Kullanıcı
6 Haz 2008
En iyi cevaplar
0
0
Aşkta başarı enteresan bir başlık olmuş, başarılı ve başarısız aşk neye göre ayrılabilir ki. Mutlu yada mutsuz aşklar belki de. İlişkilerde başarılı olunabilir de aşkta başarı kavramı yok bence, o başka bir şey.
Alakasız oldu belki arkadaşların yorumlarıyla ama aklıma takıldı.
 
Z

Zynep

Kullanıcı
17 May 2006
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
manas' Alıntı:
Aşkta başarı enteresan bir başlık olmuş, başarılı ve başarısız aşk neye göre ayrılabilir ki. Mutlu yada mutsuz aşklar belki de. İlişkilerde başarılı olunabilir de aşkta başarı kavramı yok bence, o başka bir şey.
Alakasız oldu belki arkadaşların yorumlarıyla ama aklıma takıldı.
Estağfurullah, çoğumuz ilgili başlıklar altında "konu konuyu açar" olarak görüşlerimizi dile getiriyoruz manas.
Konu başlığı "Aşkta Başarı" değil tam olarak zaten, başarılı olabilmek için bu konuda kendini geliştirebilmek.
Kendini geliştirmek sonsuz bir süreç değil mi?
Aşk nedir?
Neden bu kadar olağanüstü bir duygu olarak tanımlıyoruz ve neden olağan bir durum olarak görmek yerine, bu kadar erişilmez yapıyoruz aşkı? Bence önce bunu sorgulamak gerekir?
Çok eski zamanlardan günümüze kadar bu konu üzerinde yapılan yorumlara sadık kalıyoruz ama üretmiyoruz bence.
Mutsuz sonun "aşk" olduğunu kabul etmişiz.
Ve bu mutsuzluğu yaşamaktan korktuğumuz için bazılarımız topyekün inkar etmişler aşkı.
Oysa, eğer bu kadar yoğun ilgi toplayan bir konu olduğuna göre, hatta inanmadığını söyleyenlerin bile kayıtsız kalamadığı bir konu olduğuna göre, "aşk" denilen duygu vardır.
Ama öğretilmez, ve aslında sevmek, nefret etmek gibi duygularda öğretilmez.
Bunlar içgüdüsel ya da nedenlere bağlı olarak gelişen duygulardır.
Nasıl ki sevgimizi korumak için çaba sarfediyoruz, o halde aşkı korumak içinde kendimizi geliştirebiliriz bence.
Bir duyguyu tanımlayamamak demek, tanımlarda farklılığa düşmek demek o duygunun olmadığı anlamına gelmez sonuçta.
Ve sevgi tarifide kişiden kişiye değişmez mi? Ya da benim nefret ettiğim bir kişiden, nefret nedenlerim, sizin için çok basit nedenler olabilir.
Demek ki, sadece aşk için değil, pek çok duygu için "göreceli" kavramını kullanabiliriz.
Aşk'ı kendisine göre tarif eden herkes, kendisini bu duyguyu canlı tutmak adına eğitebilir, geliştirebilir.
Çünkü aşk üzerine yapılan tarifler ne olursa olsun, çoğunun içinde "heyecan" sözcüğü geçmektedir.
O halde bu heyecanı canlı tutabilmek, kişinin elinde değil midir?
 
D

dideM

Kullanıcı
5 Eyl 2007
En iyi cevaplar
0
0
İstanbul
Budur!
Lütfen kusura bakmayın, ben sadece bu yaşımda değil gerçekten, ilk gençliğimdede "aşk acısı" ile ağlayanlara, yıkılanlara kızmışımdır.
Hatta "aşk mı, benden uzak olsun..." "artık asla inanmam"... vs tarzı söylemlere o kadar uzağım ki!
Yazı başlığına sadık kalarak şöyle dersem çok arkadaşım bana kızacak belki ama, yine tüm içtenliğimle;
Sadece "aşk konusunda gelişimini başaramamaış kişilerin" ağlamalarıdır bunlar benim gözümde!
Lütfen kızmayın, bence böyle!
Ben de bu şekilde düşünüyorum Zynep!
 
E

efsane_18

Kullanıcı
12 Ara 2007
En iyi cevaplar
0
0
Giresun
Cσ∂єx' Alıntı:
Bu yazıyı buraya aktardıktan sonra hemen başka bir kaynakta okuduğum biraz mizahi (kara mizah) şey gözümün önünde canlandı. Paylaşmadan geçemeyeceğim.

Kızlar erkekleri NEDEN sever?

1. Omuzları ergonomiktir.öleee

2. Ne kadar gereksiz detaylar içerirse içersin, anlattığımız her şeyi dinlerler.ben hiç raslamadım yawf

3. İltifat edip güzel ve akıllı hissetmemizi sağlarlar.sımarmak yakısıo bize

4. Peşimizden koşturup özgüvenimizi arttırırlar. bu benım işim haketen cok güzel oluo yaaw

5. Traş olduklarında yanakları yumuşacık olur. bak ozaman cok tatlıs oluolar gelde sevme

6. Hesabı ödemek için istekli olurlar.ehhh geneleksel olarak heralde Türkieye bu hala böle galiba

7. Büyüyünce bize bakma hayalleri kurarlar.eskıdendı bu simdi bi cogu zengin hatun peşinde büyüyünce degişio hayaller

8. Çiçek alırlar.dogalarında var jest yapmak

9. Her zaman için teknolojiden bizden daha iyi anlarlar.buna katılmıyorum ben daha iyi anlarım hehehe hıhh

10. Bir araya geldiklerinde ilgimizi çekmeyen konulardan konuşup bizi sıksalar bile, teknik servis olarak işimize yararlar.buna katılıyorum

Kızlara da "öyle mi?" diye sormadan geçmeyeceğim :)
Çünkü listeye şöyle bir baktığımda on da on (10/10) taşıyorum.
gercekten insanların en buyuk hatası biten ilişkinin araksından hemen baska bi ilişkiye başlamak.. daha ayrılıgı kabullenmeden aklında bitirmeden nasıl dogru adım atarkı insan.. hazmetmelşi insan ayrılıgı..
 
N

nazarelif

Kullanıcı
22 Nis 2008
En iyi cevaplar
0
0
Kastamonu
arkadaşlar aşkın tanımı yok. kriterleride ...
o başınıza geldiğinde akılda kalmıyor mantık da
olduğu gibi yaşıyorsun. sonunu düşünmeden
acı çekmenin sebebinide kendinden fazla onu düşünmeye bağlıyorum ben. uzun zaman sonra yeniden aşık olan bir insan olarak
 
Codex

Codex

Özgür Şahin
Site Kurucusu
14 May 2006
En iyi cevaplar
0
48
Çanakkale
www.kendinigelistir.com
Başlığı okuyup da yorum yapan arkadaşların yorumları yoğurdun kaymağı gibi kalıyor ne yazik ki... Ne kadar AŞK denilse de "ilişkiler" ve "ilişki yönetimi" üzerine yazılmış bir yazı...

Herkesi bu alışkanlığa davet ediyorum.
Daha sağlıklı şeyler karalamak adına...

Teşekkürler.
 
Üst