Adana kozasını örüyor

  • Konbuyu başlatan su perisi
  • Başlangıç tarihi

Konu hakkında bilgilendirme

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Sinema kategorisinde su perisi tarafından oluşturulan Adana kozasını örüyor başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 1,452 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Sinema
Konu Başlığı Adana kozasını örüyor
Konbuyu başlatan su perisi
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan su perisi
S

su perisi

Kullanıcı
4 Ocak 2007
En iyi cevaplar
0
0

Bir festival düşünün ki, bu sene 40'ıncı yılını kutladı ama aslında 16'ncı kez düzenlendi. Evet, Adana Altın Koza Film Festivali 40 yıl önce başladığı yolculuğuna, kimi 'yol kazaları'yla defalarca sekteye uğramış da olsa, devam ediyor. 



Müstehzi bir edayla "Bu ülkede demokrasi kaç kez tırpanlandı, kültürel bir etkinlik varsın topallasın, çok mu!" diyenler olabilir. Ne yazık ki, ülkemizin o başımızdan hiç eksik olmayan 'olağanüstü' koşullarının bizi getirdiği nokta bu.

Dört yıl önce kentin belediye başkanı Aytaç Durak'ın isabetli bir kararla festivali yeniden canlandırma projesi kısa sürede epeyce aşama kaydetti. Ve Altın Koza dört yılda yeniden ülkemizin kalburüstü festivallerinden birine dönüştü. Tabii bunda başka kentlerdeki film festivallerinin kan kaybının (misal, belediyeden destek alamayan Ankara Film Festivali) payı da yok değil. Bu seneki festival, ana yarışma jürisinin eleştirmenler jürisinden azade film izlemek istediğine dair absürt bir taleple başladı. Bu talep SİYAD üyesi eleştirmenler arasında bir feverandan ziyade şaşkınlıkla karşılandı. Doğrusu o ya, SİYAD üyeleri bu karara omuz silkip festivale kaldıkları yerden devam ettiler.

Bu satırlar yazılırken yarışmanın sonuçları henüz açıklanmamıştı. Ama kulislerde adları daha fazla telaffuz edilen kimi filmler de yok değildi. Örneğin İstanbul Film Festivali'nde de en iyi film seçilmiş "Köprüdekiler"in Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki jüriden bir taltif koparabileceği yönünde görüşler vardı. Yine Pelin Esmer'in "11'e 10 Kala"sı ve Atalay Taşdiken'in "Mommo"su da isimleri öne çıkan filmler arasındaydı.

Adana'nın nemli bir sıcaktan kavrulduğu şu günlerde, festival için kendisini klimalı salonlara atan izleyicilerin havalandırmanın kimi sinemalarda yeterince çalışmadığından dem vurmaları veya bazı film ekiplerinin de sinemalardaki gösterim koşullarından şikâyet etmeleri festivalin küçük çapaklarından. Önümüzdeki yıla hazırlanırken, salonlarla konuşulup bu çapakların temizlenmesi festivalin itibarı açısından önemli.

Organizatörler bu sene çocuklara özel bir alan açmış. Festivalin 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü'ne denk gelmesiyle, fırsat bu fırsat, sokakta yaşayan veya çalışmak zorunda kalan çocuklara yönelik bir etkinlik düzenlenmiş. Yine Okullar Sinemada başlığı altında ilköğretim ve lise öğrencilerine yönelik özel gösterimler de hayli salon doldurdu. Yalnız kimi küçük öğrencilerin, Tayfun Pirselimoğlu'nun "Pus"u gibi, insan ruhunda aşırı kasvet ve travmatik etkiler bırakabilecek, bazı hiç olmadık filmlerde ne aradığı organizasyonun hanesine yazılan eksilerdendi. Çocuklar mevzubahis olunca, dikkatin azamiye çıkması da kaçınılmaz takdir edersiniz ki. Nihayet, gündüzleri bici bici ve soğuk şalgamla serinleyen, akşam yemeklerinde kebaplardan kebap beğenen konuklar için Altın Koza Film Festivali, sadece damaksal değil, sinemasal lezzetler açısından da bir hayli iştah kabartıcıydı. Adana halkı da bu lezzetten ziyadesiyle nasiplenmesini bildi doğrusu.

Zaman- BURÇİN S. YALÇIN

 
Üst